güneşin oğlu

1 /
syndir guds syndir guds
haluk bilginer ve özgü namal'ın başrollerini paylaştığı, senartistliği ve yönetmenliği onur ünlü tarafından yapılan ve yönetmen tarafından fantastik mavra olarak tanımlanan, 7 kasım'da izleyici ile buluşacak olan film.

film; bütün hayatını bir mucize bekleyerek geçiren fikri şemsigil'in güneş'in oğlu olduğunu öğrenmesinden sonra başından geçen komik ve eğlenceli olayları anlatıyor.
filmin çekimleri ise 15 günde tamamlanmıştır.

hugedomains.com - gunesinoglu.com is for sale (gunesinoglu) create a blog, promote your business, or build a site for your personal use. your web address is memorable and uniquely your own. hugedomains
ness ness
onur ünlü ismini duyunca "polis" gibi mükemmel bir film beklentisiyle gittim fakat "polis" kadar iz bırakmadı. bırakmadı belki ama film kendini sevdirmeyi beceriyor, sadece bir sahne esnasında "off bu ne ya?" diye hoşnutsuz kaldığım oldu ancak bu filmin tamamını sevmemek için bir neden değil. kibir ve bencillik üzerine -anlayana- çok hoş laflar eden, insanın kendisine pay çıkarması gereken derslerin verildiği bir film olmuş, onur ünlü film yapsın biz izleyelim. arada da gülelim eğlenelim. son olarak; "fikriyi öldür hamiyeti öldürmesinler"
kumdan kız kumdan kız
türk sineması açısından düşünüldüğünde farklı bir kurgu ve güzel mesajlara sahip, ama fazla özenilmemiş film. kamera çekimleri ve ses geçişleri çok da oturmamış sanki. ama yine de izlenmeli, iyi ya da kötü. farklı bir deneme.
tark tark
adı üstünde "fantastik mavra". bi "polis" değil belki ama kıyaslanmazsa kendi içinde kalırsa oldukça güzel bi film eğlenceli. onur ünlü yapmış haluk bilginer oynamış daha ne olsun. polise göndermeleri, haluk bilgier'in çıldırmaları ve şiir sahnesi (bkz: konuşma) oldukça güzeldi. kime göre? bana göre tabi...

filmin sonundaki "metin demirhan bu film senin olsun" yazısı da oldukça hoştu. bi daha olsa bi daha izlerim (ki izledim) o derece...
maviiz maviiz
haluk bilginer oynuyorsa izlenir dediğim fakat hayal kırıklığına uğradığım, ilk yarıda sinema salonundan kendimi attığım filmdir.
morcivert morcivert
bugün itibariyle dvd'sini izlediğim ve sinemada oynadığı zamanlarda gidemedğim için hayıflandığım film. çıkarılan sonuçlar:

1. onur ünlü mühim bir adamdır, attığı her adım takip edilmelidir.
2. komik film izlemek istiyorsanız yerli komedi filmine gitmeyin, zira fantatik mavra olarak tanımlanan bu filmde 10 dakika boyunca kesintisiz güldüğümü hatırlıyorum.
3. felsefeyi filmin içinde hissetmek için ağır bir avrupa filmi izlemek zorunda değiliz.
4. şiirli-film güzel bir halt.
(hamiyet'i öldürmesinler-uçurtmayı vurmasınlar göndermesini görmedik sanmasın)
kaygısız kaygısız
göndermelerle yüklü, karakterlere sürekli boylarından büyük laflar ettiren, özgü namal'a yeniden aşık eden garip bir film. sinemada kurgunun sağlamlığını ve bir o kadar da karmaşıklığını sevenler için izlenesi bir yapım. ama "yok birader ben haluk bilginer'i, özgü namal'ı yanyana bulmuşum, filmin posterinde de gülen yüzler görmüşüm, komedi edasıyla izlemek istiyorum" diyorsanız, pek aradığınızı bulamayacaksınız..

keşke filmin senaryosu, bir senarist grubu tarafından yazılsaydı, zira onur ünlü'nün yalın çabaları kurgudaki açıkları örtmeye yetmemiş. filmi izlerken "bir dakka ya, bu böyle olmamalıydı, hata var" gibisinden hüsrana uğrayabiliyorsunuz. ama o kadar da mükemmeliyetçi olmayalım değil mi, zevk almakta fayda var. ben bu filmi anladım diye kibirlenenlerin de filmi yeniden izlemelerini tavsiye ederim. zira anladım diye kibirlendiklerinde paradoksun içine düşüveriyorlar..

(bkz: kendimden biliyorum)
1 /