gurbetçilerin oy hakkı

tsikitishvili tsikitishvili
yüzde 5 gibi ciddi bir yüzdeye sahip bu vatandaşların turkiye de yaşamayıp turkiye nin yönetimine etki etmeleri olayıdır. yani barajın yarısı tek başına bunlarda.

fransa ve almanya dan akp ye yüzde 60 oy çıkıyor. sadece turkiye de değil tüm ülkelerde var tabi de baraj denen saçmalık ve insanımızın duble yola karşı olan zaafı bizim durumu biraz daha farklı kiliyor.

daha fazla bilgi için yaz google a : absentee ballot
plutonun askerleriyiz plutonun askerleriyiz
dünyanın en saçma uygulamalarından biridir. hangi partiye oy veriyor olursa olsun türkiye'de yaşamayan bir kimsenin oy kullanma hakkı olduğunu düşünmüyorum. çünkü kendisine giren çıkan bir şey yok.

madem vatan vatan diye yanıp tutuşuyorlar o zaman çıksınlar gelsinler buraya. ama doğduğun yer değil doyduğun yer memleketindir kafasında oldukları için (ki bu gayet insancıl) oraları bırakıp gelmek istemiyorlar. geldikleri zaman da zaten ömürlerinin sonlarında oluyorlar.

bu oy kullanma durumunun bir düzene bağlanması lazım. örneğin en az 5 yıldır yurtdışında yaşayanların oy hakkı olmamalı. ülkeye kesin dönüş yaptıktan sonra bu hakkı geri alabilmeli. biz başka şehirde oy kullanamazken adamlar başka ülkeden gelip veya ona bile tenezzül etmeyip bulundukları yerlerde oylarını kullanabiliyorlar.

bu noktada en büyük haksızlık türkiyede yaşayanlara yapılıyor. bütün cefasını, her türlü pisliğini burada yaşayanlar çekerken buradakileri yönetecek olan kimselerin kaderini yurt dışı oylarının etki etmesi aşırı derecede saçma.

"ama onların da haklarını koruyor..." gibi söylemler gerçeklikten uzak söylemlerdir. lütfen oralara hiç girmeyelim. zira onların haklarını bulundukları devleti, bizim devletimizden çok ama çok daha iyi koruyor.

sonuç itibariyle yurt dışında yaşayan vatandaşların oy kullanma haklarına düzenleme getirilmeli. particilikten de ötedir bu düşüncelerim.

bu da zamanında atılmış güzel bir tweetti:
dudu hatın dudu hatın
hep var olan bir haktı. bazı cahil kesim de zannediyor ki 2009 yılında gurbetçiler oy kullanmaya başladılar. eskiden konsolosluklar da oy sandıkları kurulmuyordu. oy kullanacak olan türkiye ye geliyor, nerede kütüğü, evi varsa orada oy kullanıyordu. o yüzden de gurbetçinin oyundan kimsenin haberi olmuyordu.

daha önce sorun olmayan şey neden şimdi olay oluyor? bu huysuz gençlik niye tepiniyor? çünkü bu kitle zamnediyor ki, gurbetçilerin hepsi oy kullanıyor, hepsi sağ partiye oy veriyor, hepsi çifte vatandaş. türk halkı seçmeyi bilmiyor, temiz siyasi figür çıkaramıyor ve suçlu olarak gurbetçiler görülüyor. gurbetçinin oyunun hiç bir etkisi yok.

oy kullanacak kadar partizan insanlar oyunu her şekilde kullanır.
strobist strobist
ülkeden haberi olmayan insanların ülkenin kaderini etkilemesi saçmalığıdır.. ayrıca yurtdışından ülkeye getirilen çuvalların tutulduğu depoların güvenliğini de şeffaflığını da fazlasıyla sorgulamak lazım..
acarabi acarabi
olmamalıdır.
oy kullanabilmeleri için seçim tarihinden en az 6 ay önce ülkede ikamet şartı getirilmelidir.
notos: 6 aylık süre ortalama verilmiştir değiştirilebilir.
delipedro delipedro
çift pasaportlular ne güzel, git oraya gel buraya, oh, mis. gelsin parasını burada dokuz on liraya bozdursun. sonra da ülkemiz şöyle böyle. asıl sensin şöyle böyle olan da haberin yok.
ila ila
neden olmayacakmış ki. adam yurtdışına gitmişse buradaki hayatını sonlandırmis mi oluyor. ev alıyor, iş kuruyor, geliyor gidiyor, bilmem ne işte. hem ben nerde olursam olayım ülkemin selametini isterim. çünkü dönüp dolaşıp geleceğim yer memleketimdir yine. aidiyet, vatan, bayrak, baba ocağı gibi kavramları unutmuş yoz tiplerin bunları anlamasını beklemek safdillik oluyor farkındayım ama..yetti gerçekten bu azgınlıkları. artık bu ülke o eskideki karanlık ülke değil. çatlasalar da patlasalar da istedikleri olmayacak.
kimolmakistersenosun kimolmakistersenosun
gurbetçiler aynı zamanda türkiye cumhuriyeti vatandaşı oldukları sürece isterlerse doğumdan ölüme kadar türkiye'ye ayak basmasınlar, "oy verme hakkına sahiptirler." bu hak her vatandaşın tabi hakkıdır ve "bazı arkadaşlarımız" istemiyor diye bu haktan kimse mahrum edilemez.
"türkiye'de yaşamıyorlar ama türkiye'nin kaderine karar veriyorlar" gibi popülist sözlerin hiç bir anlamı yoktur zira ona bakarsak 70 yıldır bu topraklarda yaşadığı halde tüm yaşam deneyimi köy kahvesinde okey oynamak ya da cihangir barlarında lak lak etmek olan insanlar da oy kullanıyorlar ve türkiye'nin kaderine karar veriyorlar!
işin özü şudur kanaatimce: gurbetçiler, 1960'lardan itibaren türkiye'de az da olsa "umudu" yaşatan insanlardır. yurtdışında, vatan toprağından uzak, çok zor şartlarda çalışıp kazandıklarının önemli kısmını türkiye'ye gönderirler, yatırırlar. herkes savaş var, korona var, o var bu var diyerek türkiye'den uzak dururken onlar her tatil fırsatında her türlü vasıtayla bu topraklara gelip esnafın yüzünü güldürürler.
yaşadıkları ülkelerde türkiye'nin haklarını, türkiye'de yaşayanlardan çok daha fazla korurlar. türkiye'yi binlerce kilometre uzakta olsa bile kalplerinde yaşarlar.
tertemiz insanlardır, naiftirler, güzeldirler, yardımseverdirler.
gurbetçilerin bu topraklara faydası saymakla bitmez ama karşılığında böyle başlıklar açılarak rencide edilirler. almancı denilerek, euro/dolar kazanıyorlar denilerek, anlamaz bunlar denilerek her fırsatta kazıklanırlar.
eş dost akrabaları tarafından bile sürekli "maddi olarak sömürülürler" ama onlar yine de türkiye'den ve türklükten vazgeçmezler.
sonra da siyasi tercihleri sebebiyle "ötekileştirilirler." oy vermeleri bile garip karşılanır!
yazıktır! yaklaşık 50 milyon seçmen doğru karar veriyor da bir kaç yüz bin ya da bir kaç milyon gurbetçi mi gözünüze batıyor? bu kadar mı koptunuz gerçeklerden?