gürsel tekin

kaltwinter kaltwinter
chp istanbul il başkanı ve yakın gelecekte chp genel başkanı olması muhtemel isimdir.

özellikle yerel seçimler sürecinde yürüttüğü çalışma tarzıyla, 1994 yerel seçimleri öncesinde refah partisi'ne istanbul'u kazandıran sokak çalışmalarını hatırlatmış, chp örgütünün üzerindeki ölü toprağı silkelemeyi başarmıştır. hatırlatmak gerekir, gürsel tekin öncesinde görev yapan eski il başkanı şinasi öktem döneminde chp örgütü adeta "uyku" haline geçmiş, örgüt kapılarına kilitler vurulmuş, bırakın çalışma yapmayı üye alımları bile durdurulmuştu.

gürsel tekin'le birlikte uzun yıllar aradan sonra chp, sokaklara indi. 1989'dan beri ilk kez chp, istanbul'un varoşlarını hatırladı. uzun yıllardan sonra ilk kez chp, halkın gündemiyle kendi gündemini kesiştirebilmeyi başardı. üstelik, kılıçdaroğlu'nun adaylığı gecikmeli olarak açıklanmasına ve kısa bir propaganda dönemi olmasına rağmen chp, istanbul'da %36'yı gördü ve daha da önemlisi 1994'den bu tarafa istanbul'u elinde tutan refah-fazilet-akp çizgisi, 29 mart'la birlikte ilk kez geri çekilmek zorunda kaldı, chp akp'yi iç bölgelerde tutmayı başardı. nitekim 2014'teki hedef, içerde kalan ilçeleri elde etmek.

kabul etmek gerekir, chp'de baykal tek adamdır ve defalarca düzenlenen kurultaylar da göstermiştir ki, baykal'ı kurultaylar yoluyla devirmek çok güçtür. baykal, etrafındaki politbürosuyla (sevigen, sav, çay, özyürek) partinin iplerini tepeden tırnağa elinde tutuyor ve baykal dışında yeni bir liderliğin gelişimi de, ancak baykal'ın oluruyla mümkün. tekin'in en büyük avantajı, baykal'ın desteğini almış olması, hatırlatmak gerekir, 29 mart sonrasında önder sav'ın tekin'e karşı kimi olumsuz beyanları olmuştu, ayrıca baykal'a yakın isimlerin gürsel tekin'e mesafeli oldukları da biliniyor. nitekim tekin'in parti içerisinde bu kadar kuvvetli bir şekilde tutunabilmesinin ardında, baykal'ın desteği bulunuyor.

gürsel tekin'in chp genel başkanı olmasına, salt chp'nin oylarını yükseltecek, chp'yi iktidara yaklaştıracak bir adım olarak bakmamak gerekir. tekin'in genel başkanlığı demek, devletin kurucu partisi olan ve seçkinci geleneğin içerisinden konuşan chp'nin, tarihinde ilk kez tabandan/örgütten gelen bir ismin liderliğinde yönetilmesi sözkonusu olacak. 1970'lerde ecevit vesilesiyle sıkça bahsi edilen, "devlet partisinden halk partisine" söylemi, nihayet tekin gibi bir tabandan gelen "aktör"de tezahür edebilecek, dolayısılya chp kitleselleşebilecek, kitleselleşebildiği ölçüde toplumla olan mesafesini kapatabilecek ve bunu becerebildiği ölçüde de sol olacak, soldan konuşmaya ve söylem üretmeye başlayacak.

gürsel tekin'in son dönemlerde farklı gazetelerde verdiği röportajlara bakmanın faydalı olacağını sanıyorum. 301, kürt meselesi, ergenekon, ab, demokratikleşme...gibi meselelerde mevcut chp çizgisinden farklı bir noktada durmakla birlikte, bunları şimdilik geri planda tutmaya yönelik politik bir tavrı var. baykal da bunun farkında ve tekin'i, tam da bu politik tavrı nedeniyle destekliyor. tekin'in fark yaratabileceğine dair bir inanç da, buradan kaynaklanıyor.

ezcümle, yakın gelecekte türk siyasetinde yer edinmesi kuvvetle muhtemel parlak bir isimdir. umarız, genel başkanının hatalarına düşmeden solu kronik hastalıklarından sıyırabilecek bir iradeyi sergileyebilir.
bu başlıktaki 123 giriyi daha gör