güse

1 /
güse güse
buraya yazdıklarıyla asla bir çıkar elde etme amacı gütmediğini beyan etme gereği duyan yazar.
siyasetle ilgilenmiyorum, şu an bir siyasi partiye dahil olma planım yok zira hiçbiri beni tam olarak ifade etmiyor, mesleğim var, param var, yazmak doğuştan yeteneğim olan bir alan ve anlamak isteyenlere anlatmak istediğim şeyler var. tanınmamak için de sözlüğü seçtim hepsi bu.

zira normalde de evimde bütün gün kitap okuyan biriyim. çünkü almanyada yaptığım iş başvurularına geri dönmediler, iş ve işçi bulma kurumuna gittim. almanya'da doktor asistanı bile doktor asistanlığı eğitimi alırken, benim mühendis olarak türkiye'de eğitim aldığım için bu işi burada yapamayacağımı söyledi görevli. garsonluk yapan bir mühendisle tanışmıştım, bu nedenle hangi iş diye sordum. bilemiyorum ama mühendislik değil dedi. alman mühendislerine çok saygı duyuyorum. yanlış anlaşılma olmasın. belli bir süre tecrübem olan alanda işi ve alman yönetmeliklerini, uygulama esaslarını öğrenene kadar para almadan çalışabileceğimi de belirttim ama olmaz dedi bu kişi. çünkü türkiye'de eğitim almıştım.ben de para ihtiyacı duymadığım için boş verdim. böylece okuyacak ve düşünecek çok vaktim oldu. hiç pişman değilim. bütün ülke adına düşündüm. siz kariyer yaparken ben sizler için de düşündüm.

türk ve müslüman olmakla gurur duyuyorum. bu konuda ciddi bir algı operasyonu olduğunu anladım. türk insanın ne kadar zeki ve yetenekli olduğunu da bizzat deneyimledim. ben bir zekiysem bu yazıyı okuyanlar bin zeki. bunu sizleri övmek amacıyla yazmadığıma yemin ederim. gerçeğin ta kendisi bu.

ünlü olmak gibi bir isteğim de yok.hayatım boyunca da olmadı, içsel olarak bile hiç istemedim. elimi kolumu sallayarak istiklal caddesinden tünele yürüme zevkimi hiçbir şeye değişmem.

biraz tanınayım da firmalar bana bedava ürün yollasın şeklinde bir gaflete asla düşmeyeceğimi de belirtmek isterim. emek olmadan elde edilen şeyler insana fayda sağlamaz, aksine zarar verir. ( şahsi fikrim)

bir gün kitaplar yazarak bu şekilde ünlü olma planım da yok. zira yazılması gereken tüm kitapların yazılmış olduğuna eminim. mesela kurtlarla koşan kadınlar kitabı, yazmış olmayı isteyeceğim bir kitaptı, o da yazıldı ve benim için konu kapandı. ( beni bu zahmetten kurtardığın için teşekkürler clarissa pinkola estes)

söyleyeceklerim bu kadar. hayırlı cumalar.
güse güse
fuat avni hesabı gibi bir hesap olmadığını ispat etmek için kendisiyle bizzat tanışmak isteyenlerle tanışabilecek yazar.

bir zoom görüşmesi ayarlarsanız katılırım.

herhangi bir siyasi partinin, grubun, cemaatin üyesi değilim. hayatım boyunca hiç olmadım.

sadece çok okuyan bir insanım. buna da şahit olacak bir sürü insan var. hayatım boyunca böyleydi bu. ailemde iktidar partisini destekleyen ve iyi konumlarda insanlar olduğu gibi muhalif ve yine iyi konumlarda olan insanlar da var.

türkiye cumhuriyeti devletinin okullarında her türk çocuğu gibi iyi eğitim almış, okumayı çok seven, ülkesini seven, dinini de seven bir insanım. her görüşten insana empati yapabiliyorum. hepsi bu.

biraz garip geldiğimin farkındayım zira toplum birbirine o kadar düşman oldu ki benim gibiler çok çok azaldı. kısa süre öncesine kadar ben de çok muhaliftim ancak bazı yaşanmışlıklar herkese empatiyle bakabilme özelliği verdi.

tek bir insan olduğumu moderasyonun kullandığım ip üzerinden anlayabildiğini düşünüyorum.
ve bu şekilde grupsun şeklinde mesajlar gönderenlere hakikaten şaşırıyorum. hayli sıkıcı bir hal aldı zira.

tamamen iyi niyetle yapılan paylaşımlardan bile rahatsız oluyorsunuz. halinize bakın. algı bunlar diyorum inanmıyorsunuz. buyrun inanın. paylaşım yapmaktan vazgeçme noktasına gelmek üzereyim.

arkadaşlar ben bu kişi olabiliyorsam siz de olabilirsiniz. zaten olabildiğiniz noktada aydınlanırız. çok şey değişir. empati yapacaksınız hepsi bu.

sevgiler
güse güse
yazdıklarıyla kişisel hiçbir çıkar gütmediğini defaatle söylemesine rağmen, şüphe ile yaklaşılan yazar.

sanki sözlüğe yazan herkes almanya'ya gidecek ve o gidemiyor da engel olmaya çalışıyor.

sevgili dostlar ben almanya'da yaşıyorum ve benim hayat standartımda olan türk de tanımadım. neyin kafasını yaşıyoruz?

gerçeklerin aslında çok farklı olduğunu, türklerin zeki olduğunu, islamın hoşgörü ve insanlık dini olduğunu yazıyorum. herkese empati gösterirken, kendi başıma gelmiş sorunları yazıyorum.

gerçekten amacım ne olabilir?

algı işte bu.

üstün yeteneklisiniz, siz zekisiniz, değerli bir milletsiniz diyen bir insana almanya'yı savunan türkler.

inşallah almanya'yı çok sevenler almanya'ya gelir, ben ülkeme dönerim.

alman vatandaşlığı hakkını aldığımı fakat geçmeyeceğimi türk kalacağımı da defalarca kez yazdım.

bu alman hayranları için can verilecek bir durum.

türk olduğum için gurur duyuyorum.

söyleyeceklerim bu kadar.
5
güse güse
lord voldemortun algı oyunları yüzünden kesinlikle altında bir şey olduğu, grup ya da kötü niyetli biri olduğu düşünülen yazar.

dostlar bana yabancı değil, hayat boyu nefret edildi benden. her konuda bilgi sahibi olmam, iyi bir insan olmam, yaratılışım… insanlar sürekli nefret kustu. sizin kusmanız benim için fark yaratmıyor.

bir insan hem inançlı hem de atatürkçü olabilir ve aynı zamanda çok modern, iyi eğitimli, dünyayı gezmiş görmüş biri olabilir. herkes böyle olabilir. avrupalılar çok dindar ama modernler. onlardan neden rahatsız olmuyorsunuz?

ama voldemort bunu istemiyor. kendi kültürünüzü oluşturan dinden, dilden, toplumsal değerlerden kopun ve ona köle olun istiyor.

buraya gerçekten iyi niyetle yazıyor ve çıkar gütmüyorum, gütmeyeceğim.

bu zihniyet hypatia'yı öldürüp, etlerini kemiklerinden kazıdı yetmedi yaktı. bu dünya böyle çünkü insanlar böyle. insanlar başlarına gelen her şeyin kendileri yüzünden geldiğini, cenneti ve cehennemi kendi yaptıklarıyla deneyimlemekte olduklarını ne zaman anlayacaklar acaba?

herkesi sevmeniz, bir olmanız, hoş görmeniz gerekiyor. anlatmaya çalıştığım bu. yoksa düzelmeyecek, daha da kötü olacak. şimdiye kadar hep savaştınız, nefret kustunuz. ne olur bir kez benim dediğimi deneseniz?

"benim yetiştiğim yıllarda halkın tümünü birbirine bağlayan bir ortak alan vardı. bu alanın içine hz.muhammed de giriyordu mustafa kemal de. peygamber manevi dünyanın sultanıydı, mustafa kemal ise bir "vatan kurtarıcı". bu konular tartışılmazdı bile. kimse birbirini dindar, dinsiz diye ayırmıyordu."

rüzgarlar hep gençtir, zülfü livaneli
1
polia polia
sürekli bir algı manipülasyonu yapan yazar.
yazıyor, çiziyor sürekli içerik üretiyor da tutmayınca siliyo sonra tekrar yazıyo, tekrar yazıyo, girilerinde boş bkz giri noları veriyor mevcut olmayan girilerinin falan.
haaa bir de favlarını sonra geri alıyor. ( burda bana eskilerden bi yazarı hatırlattı)

başta instela'yı yeniden kalkındırmak amaçlı bir proje sanmıştık kendisini ama değilmiş gibi gözüküyo.

amacını da çözemedik hala kim olduğunu çözemediğimiz gibi...

arada kendi başlığına, kendisine mesajlar atılmış da kendisi merak edilmiş gibi sorular sorulmuş gibi yazdığı hayali ürünler yok mu hele benim favorilerim doğrusu.

yazadur güse, güsel güsel sen emi; bu instela seninle beraber yine itü sözlük zamanındaki kalitesini yakalayacaktır eminim lol
10
hayaletin garip huyları hayaletin garip huyları
hayat işte, herkes bir şekilde tırlatıyor.

ben deliliğe karşı bir insan değilim, aksine saygı duyarım. yalnız insan böyle bir nimete kavuşmuşken aynı fasit dairenin içinde dönüp durmamalı bence. özgürleşmedikten sonra deliliğin bir getirisi yok.

bizlere paralel evrenden seslenen yazar. üfler bisküvileri besler, üfler bisküvileri sağlık verir, üfler bisküvileri üfler...
9
güse güse
moderasyona bir mesaj iletmek isteyen yazar.

sevgili moderatörler,

mail adresimdeki ad ve soyad doğrudur.

soyadım, soyadı kanunu öncesi sonunda -zade eki ile ailemiz için kullanılan lakapmış. büyükbabam doğal olarak bunu soyadı olarak kullanmış fakat harf inkılabına uygun olsun ve türkçe olsun diye -zade'yi atmış.

büyük büyük atalarım osmanlı zamanında, yani sıradan halkın eğitim alamadığı zamanlarda eğitim alabilmiş, okuma yazma bildikleri için de yaşadıkları yerde insanların kadılara ya da başka idari kurumlara yazmak istedikleri şeyleri yazdıklarından, bir eski zaman geleneği olarak, ailemiz böyle anılmış.

benim babam osmanlıca da bilir ve benden çok daha iyi yazar. ailede yukarı gittikçe yazma yeteneği cevhere dönüşür.

ben kalem tuttum tutalı yazıyorum. öyle ki 2 yaşındayken kalemi kapıp hep aynı duvarı çizmeye başladım, annemler de ses etmedi. o duvar çizimlerimle dolardı, boyanıp temizlenirdi, yine dolardı.

bu benim allah vergisi ve genetik bir yeteneğim.

herkesin böyle bir yeteneği var. sizde olan da bende yok.

lütfen onu bulun. ve o neyse, onu insanlık için kullanın. efsane olun. ben de sizinle gurur duyayım.

sevgiler.
1 /