guy debord

petersellers petersellers
yaşamını medyatik uygarlığın ötesinde, herkesten uzakta en önemli şahsiyetlerinden ve kahinlerinden biridir. gösteriye katılmayı redddeden bir radikal entellektüeldir.gösteri toplumu adlı kitabı yıkıcı olduğu kadar tarihe de direnebilmiş bir eserdir.70' lerde yayımlandığında 'aşırı' tezleri nedeniyle 'şok' yaratmış,80' lerde ise hayatın doğruladığı bir metin olarak kabul görülmüştür.egemenliğini tüm dünyada çoktan kurmuş ve gündelik dile geçirmiş olan gösteri toplumunu ilk kez tanımlayan ve adlandıran debord, kapitalist iktisadın ve meta dolaşımının uzantısı olarak nitelendirdiği gösteri egemenliğinin, sözümona sosyalist ülkelerde de var olduğunu; dünyanın yeniden tek bir pazar haline geleceğini ve bürokratik iktidarların da amerikan tipi gösterinin hakimiyeti altına gireceğini söylemiştir. gösteri toplumu' nda tek kelimeyi bile değiştirme gereğini duymadan yıllar sonra kaleme aldığı gösteri toplumu üzerine yorumlar' da mafya, terörizm, polis devleti gibi olguların nasıl gösterinin bir parçası haline geldiklerini sergiler.
intihar ederek dünyadan ayrılmış, sitüasyonist hareketin kurucularındandır.
(bkz:gösteri toplumu )
(bkz:sitüasyonistler )
reflex reflex
guy debord, "gösteri toplumu" adlı yapıtında, meta fetişizminin toplumu tahakküm altına aldığını ve insanları birbirlerinden uzaklaştırdığı iddiasını vurgular. "gösteri, sadece sahte kullanımın hizmetkarı değildir, bizzat kendisi yaşamın sahte kullanımıdır" diyerek, şu ifadeye de yer vermeden edemez: "şeyleşmiş insan, metayla olan samimiyetinin kanıtını herkese gösterir. meta fetişizmi, tıpkı eski dini fetişizmin ihtilaçlı ve keramet sahibi kişilerinde görülen kendinden geçme durumlarına benzeyen ateşli coşku anlarına ulaşır".

yani, debord, özetle, günümüz yaşamını, "gösteri"nin istila ettiğinin altını çizer. gösteriyi, "modern edilgenlik imparatorluğunun asla batmayan güneşi" olarak tanımlar. dünyanın yüzeyini örten ve ihtişamını sonsuza dek koruyan bir güneş...

bizim de üzerimizde! yanıyoruz!
elastigirl elastigirl
proleter hareket uluslararası bütün iktidarların yerine geçecek işçi konseyleri iktidarı biçiminde somutluk kazandığında kendi ürünü haline gelir ve bu ürün üreticinin kendisidir. bu üretici kendi kendisinin amacıdır. ancak o zaman hayatın ihtişamlı inkarı inkar edilmiş olacaktır gibi bir miktar çetrefilli bir lafla proleter enternasyonalizmin derdini açıklamış yazar kişisi
revolution in the everyday life revolution in the everyday life
"gerçek anlamda altüst edilmiş bir dünyada doğru, bir yanlışlık anıdır" sözüyle beni de altüst etmiş ünlü gösteri toplumu kuramcısıdır ve sitüasyonistler grubu üyesidir. 68 kuşağının hem teoride hem de pratikte ki temsilcilerindendir
puxa vida puxa vida
gerçeklik dediğimiz her şeyin yalan olduğunu, inkar edilemeyecek argümanlarla sistemin ve sistemin çarkları olan bizlerin gözüne sokan düşünür. ilk tepki haliyle görmezden gelme ve inkar olmuş vakti zamanında, simdilerde de pek bir şey değişmiş değil ya, neyse. giy debord abi, oturduğu yerden boş lakırdılar etmiş, ardından da "kalbime sıkar giderim" demiş değil. derin odaklarca önce yayıncısı öldürülmüş, ardından yine organize işlemiş ve suç guy debord'un üzerine yapıştırılmış, alışılageldiği gibi. yine de belirtmek gerek: imamın dediğini yap yaptığını yapma:
(bkz: call it sleep)
puxa vida puxa vida
"gösteri paranın öteki yüzüdür: bütün metaların soyut genel eşdeğeridir. para, genel eşdeğerliğin, yani eşsiz kullanımlı çok sayıdaki malın değişebilirlik özelliğinin temsilcisi olarak toplumu yönetiyor olsa da, gösteri, paranın gelişmiş modern tamamlayıcısıdır ve meta dünyasının bütünlüğü bütün toplumun olabileceği ve yapabileceği şeyin genel eşdeğeri olarak hep birlikte gösteride ortaya çıkar. gösteri, sadece bakılan paradır, çünkü gösteride kullanımın bütünlüğünün yerine zaten soyut temsil bütünlüğü geçmiştir. gösteri sadece sahte-kullanımın hizmetkarı değildir, bizzat kendisi yaşamın sahte kullanımıdır."

(bkz: gösteri toplumu)
ubuntu ubuntu
"i̇zleyici ne kadar çok seyrederse o kadar az yaşar; kendisini egemen ihtiyaç imajlarında bulmayı ne kadar kabul ederse kendi varoluşunu ve kendi arzularını o kadar az anlar."
mhe mhe
mantık örgüsü marx'tan daha çok ölüm döşeğindeki hegel'e yakındır.
kalbine silah doğrultarak kendi panayır alanını en radikal şekilde terk etmiş korkağın tekidir.
boktan çevrilmiş kitabın size kattığı tek şey, stoa felsefesini hegelyen ters mantık işleyişi ile kurgulamasıdır.

ülkede takipçisi bir çevre oluşursa bir kaç özel klinik önerebilirim.