hadis

cücelerin sarnıcı cücelerin sarnıcı
حديث olarak yazılır. söz, konuşma, haber, olay anlamına gelir. yan anlamı -güncel arapçada çok sık kullanılan- modern, yeni çıkandır. mesela modern araba diyeceksiniz سيارة حديثة (seyyaratu hadiise) demeniz lazım. kelimenin akla ilk gelen anlamına bakıp "olay araba" deseniz de çok yanlış olmaz tabii bir audi, bir lamborghini'den bahsediyorsanız.
yönünü kaybetmiş pusula yönünü kaybetmiş pusula
biz bu kitabı sana, her şeyin ayrıntılı açıklayıcısı, bir doğruya iletici, bir rahmet, müslümanlara bir müjde olarak indirdik..

nahl suresi 89

ayette kuran'ın her şeyi ayrıntılı bir şekilde açıklayacak şekilde indirildiği yazıyor. her şey ayrıntıları ile açıklanıyorsa başka bir kaynağa ne gerek var? eğer var diyorsanız bu ayeti inkar etmiş olmuyor musunuz?

üstelik hadislerin büyük bir çoğunluğunun uydurma olduğunu bilmemize rağmen ?
yönünü kaybetmiş pusula yönünü kaybetmiş pusula
biz bu kitabı sana, her şeyin ayrıntılı açıklayıcısı, bir doğruya iletici, bir rahmet, müslümanlara bir müjde olarak indirdik..

nahl suresi 89

yukarıda aynı ayeti yazmıştım ama sanırım anlaşılmamış. o yüzden tekrar yazdım.

ayet her şeyin ayrıntılı olarak kur'an'da açıklandığını yazıyor.

ve tekrar soruyorum; hadislere ihtiyaç var dersen bu ayeti inkar etmiş oluyor musun olmuyor musun?

başka bir ayette de açıkla dediyse, o ayetle bu yazdığım ayet çelişmiş olmuyor mu?

ve ayrıca ortada 100 binlerce hadis dolaşıyor. o kadar ki artık hadisleri; sahih hadis ve sahih olmayan hadis diye ayırmak zorunda kalıyorlar. bir hadisin sahih olup olmadığını neye göre karar veriyorsun? ve bunun doğruluğundan %100 nasıl emin olabiliyorsun? örneğin buhari dediğin adam peygamberin ölümünden 178 yıl sonra doğmuş. 20 ki yaşlarda hadisleri derlemeye başladığını varsaysak bile arada 200 yıllık muazzam bir zaman farkı oluyor. bugünkü teknoloji ile bile 200 yıl öncesi hakkında net bir bilgi toplayamıyorken ve o bilgilerin doğruluğına kesin olarak emin olamıyorken, buharinin hadislerine nasıl sahih hadis olarak bakabiliyoruz?

üstüne üstelik kur'an pek çok ayetinde bastıra bastıra " kur'an size yeter" diyorken.
karadam karadam
hadis hz.peygamberin söz ve fillerine denir. sistematik bir şekilde aktarılır ve kabul edilebilirliginin birçok ölçütü vardır. her uydurma söz hadis değildir.
thesecret thesecret
allah'in rahmeti̇ni̇n geni̇şli̇ği̇

عن أَنسٍ ، رضي اللَّه عنه قال : سمعتُ رسولَ اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم يقول : " قال اللَّه تعالى : يَا ابْنَ آدَمَ إِنَّكَ مَا دَعوْتَني وَرَجوْتَني غَفَرْتُ لَكَ عَلى ما كَانَ مِنكَ ولا أُبَالِي ، يا ابن آدمَ ، لَوْ بَلغَتْ ذُنُوبُكَ عَنَانَ السماءِ ، ثم اسْتَغْفَرْتَني غَفَرتُ لَكَ ، يَا ابْنَ آدَم ، إِنَّكَ لَو أَتَيْتَني بِقُرابٍ الأَرْضِ خطايا ، ثُمَّ لَقِيْتَني لا تُشْرِكُ بِي شَيْئاً ، لأَتَيْتُكَ بِقُرَابِهَا مَغْفِرَةً "رواه الترمذي . وقال : حديث حسن .
" عَنَانُ السماءِ " بفـتح العين ، قيل : هو مَا عن لَكَ منها ، أي : ظَهَرَ إذَا رَفَعْتَ رَأْسَكَ، وقيلَ : هو السَّحَابُ .
و " قُرابُ الأرض"بضم القاف ، وقيلَ بكسرِها ، والضم أصح وأشهر، وهو:ما يقارِبُ مِلأَهَا ،واللَّه أعلم .

enes radıyallahu anh, ben resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken dinledim, dedi:

"allah teâlâ:
ey âdemoğlu! sen bana dua ettiğin ve benden affını umduğun sürece, işlediğin günahlar ne kadar çok olursa olsun onların büyüklüğüne bakmadan seni bağışlarım.

ey âdemoğlu! günahların gökleri dolduracak kadar olsa, sen benden bağışlanmanı dilersen, günahlarını affederim.

ey âdemoğlu! sen yeryüzünü dolduracak kadar günahla huzuruma gelsen, fakat bana hiçbir şeyi ortak tutmamış, şirke bulaşmamış olsan, ben de seni yeryüzü dolusu mağfiretle karşılarım" buyurmuştur.
tirmizî, daavât 98
enes bin malik (radiyallahu anh) şöyle dedi:
"rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):
bir müslüman bir ağaç diker de onun mahsulünden bir insan yahut hayvan yerse, muhakkak o yenilen şey, ağacı diken kimse için bir sadaka olur' buyurdu."

buhari 13/6005, müslim 1552/8
thesecret thesecret
ebu hureyre (radiyallahu anh) şöyle dedi:

"rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem):

'i̇çerisinde güneşin doğduğu en hayırlı gün, cuma günüdür. adem aleyhisselam o günde yaratıldı, o günde cennete girdirildi, o günde oradan çıkartıldı ve o günde kıyamet kopacaktır! o günde öyle bir saat var ki, müslüman bir kul o saate denk getirerek allah'tan hayırlı bir şey isterse, allah onun isteğini verir' buyurdu."

hayırlı cumalar
dumrul dumrul
ezici çoğunluğu aşağı yukarı şu şekilde ortaya çıkmıştır:

aklına güzel bir şey gelmiş, ya da aklına gelenin güzel bir şey olduğunu düşünmüşsün. sen söyleyince kimse iplemeyeceği için o lafı bir üst otoriteye mal ediyorsun.

şu devirde bile kimlere ne sözler söyletiyorlar, ne şiirler yazdırıyorlar. yalan mı?