hakan gülseven

5 /
anabacı vokke anabacı vokke
valla durdu özbolat'ın parasıyla gazete çıkartmanın fon almaktan farkını gören varsa beri gelsin. işte o zaman bilmekimin yanında lenin gibi kalabilir.

hatta bir adım ilerisini söyleyeyim, aslında red gibi örgütler(örgütümsüler) tam da soros'un açık toplum enstitüsü eliyle kurmak istediği örgütlerdir. hakan sonunda ticari bir iş yaptı red'de ve bu dergiyi örgütünün kollektif ajitatör ve örgütleyicisi olarak kullandı. bakın bunun özünde sözgelimi bir kaos gl'nin yaptığından farkı yoktur. ne yapar kaos? özünde bir şirkettir. kimlik politikasında çok radikal şeyler söyleyebilmekle beraber düzen karşıtı olmasına imkan olmayan bir şirket. insanlar da kendisini aktivist olarak tanımlamakla beraber arada ağızlarından "bu benim işim" diye kaçırıverirler. ama genç insanlara da bu örgütlülük diye sunulur... ama öyle bir örgütlülüktür ki gökkubbenin altındaki her şeyden bahseder, sıra sınıfa gelince susar.

peki hakan'ın red'de yaptığı neydi? adım adım anlatıyorum...

bakın adam aynı stk'cılar gibi kimsenin para kazanmadığı, genç yazarların gönüllü emeğiyle çıkan dergi dedi. meğerse leman'ın elden verdiği dergilerin satış parası ona gidiyormuş... onu geçelim, helali hoş olsun. bana sorarsanız emeğinin hakkıdır da. orada yazan hiç kimsenin sesini duyurabilmeyi parasal bir değerle ölçeceğini sanmıyorum. 1-2 kişi dışında kimsenin para isteyeceğini de düşünmüyorum. sorun bu değil... stk'cılar da aynen böyle yapar, gelen fonlarda görüşmecilere, anketörlere, çevirmenlere ayrılan küçük küçük meblağlar vardır. özellikle ab fonlarında böyledir bu, kuruşu kuruşuna parayı nereye harcayacağınızı söyler adamlar size. bizim paragöz foncularımız genelde bunu gönülllerden gizleyip cebe indirir. hakan'ın yaptığı buydu. dolayısıyla şimdi fonculuk edebiyatı yapmasını samimiyetsiz buluyorum

şimdi ikinci ve daha önemli kısma gelelim, dedim ya bu açık toplum vakfı her şeye destek verir de sınıf dediğiniz de en demokratik projede bile musluk kesilir diye... rosa luxemburg stiftung hariç böyledir bu. bu ahmak ulusalcılar sayesinde rosa'ya da uzanacak akp, neyse... şimdi leman dergi grubu ve patronu tuncay akgün için de kırmızı çizgi kemalizmdir. leman dergi grubunda onca edebiyat dergisi çıkar, yeni harman gibi bir popüler kültür ve siyasi dergi de çıkar. ama yayınlarda kürt hareketine en yakın yazar gene mihri belli'dir. çünkü bu dergileri kimin aldığı bellidir. siz kemalizmle ilgili tatsız mevzuları açarsanız tirajlarda can sıkıcı bir düşüş olacaktır ister istemez... işte hakan da foncuların sınıf mevzusuna dalmaması gibi kemalizm mevzusuna dalmadı. kendi siyasi duruşu da böyleydi zaten. ama istese bile dalamazdı. dalsa tuncay özkan o dergiyi ona çıkartmazdı. hakan orada cezmi ersöz gibi sadece bir iş yapsa buna lafım yok. ancak hakan bu dergiye örgüt yayını dedi. sorun orada başlıyor... lenin pravda'yı hiçbir sansür engeline takılmamak için illegal çıkartmıştı. hakan ise patronundan dolayı istediği her şeyi yazamayacağı bir dergiye kollektif örgütçü ve ajitatör dedi. charlie hebdo saldırısından sonra patronu komple dergiyi kapattı zaten. bir terör saldırısından sonra patronun kepenklerini indirdiği örgüt yayını... sahi soros'un dizayn etmek istediği sol tam olarak böyle bir şey değil miydi?

sonuç olarak hakan'ın kendisi de foncudur. bolşevik literatürdeki adıyla hitap edelim, likidatördür. yalnızca fon aldığı yer farklıdır. buna bağlı olarak tabuları ve gizlediği gerçekler farklıdır o kadar. bana sorarsanız kimlik siyaseti yapan stk'lardan da daha pis bir iş yapmaktadır. sen sınıf mücadelesi ve devrim dersin, o stk'larla baştan ayrışırsın. sonrası sokakta ve sınıfın içinde örgütlenmektir. bunu başardığın noktada o stk'ların sana çok bir zararı dokunmaz. ama sınıf mücadelesi diyip, sol kemalist yayıncılardan, chp belediyelerinden hatta soros vakıflarından bile daha emekçi düşmanı durdu özbolat'tan fon alırsan bu daha zararlı bir şey bana göre... sınıf mücadlesinin içine kemalizmi sokmuş oluyorsun çünkü. kimlikçi stk'lar gibi dışında da durmuyorsun. dahası bir örgüt olma ve düzeni yıkma iddiasındasın. efendi gibi bizim sınıf, emek diye bir derdimiz yok bütün amacımız laikliği korumak desen amenna... benim stk'cıların en sevdiğim tarafı açıktan lenin'e gömmeleridir. bu sayede sen teşhir etmeden baştan ayrışırsın. ama hakan'lı merdan'lı sol kemalist gasteciler öyle mi... uğraş dur pezevenklerle, hayır gökalp eren gibi açıktan vatan paritli olsanız ne olduğunuzu bilirdik en azından.
anabacı vokke anabacı vokke
ulusalcı gerzoluğunun nadide bir örneği sunmuş. nereden bliyon lan 3 milyon kişi olduklarını? teker teker sordun mu evet oyu verenlere?




valla 3 milyon oy nereden baksan yüzde 5 eder. ufuk uras'ın en kral zamanında seçime girip aldığı oy sayısı 400 bin. ya bunlar hakikaten bazen sırf bok atıcaz diye sıkı saçmalıyorlar.

midilli'yle "dış ticaret" yapmak da güzel iş ha. kimse sizi f-16'larla bombalamıyor...
anabacı vokke anabacı vokke
hakikaten böyle bir herif ya... bu adamın siyasi tutuklu olarak nezarete gitmesi bu ülkenin ayıbıdır. burada arkasına 5-6 haziran goygoycusunu alıp gökhan kaya'yı tehdit etmişti, silmiş galiba o tweetleri ileri zekalı jsjsjjsss. ama şu bir gerçek sosyalistler olarak magandalara özel bir düşkünlüğümüz olsaydı yılmaz güney'i değil kendisini savunurduk:


anabacı vokke anabacı vokke
valla bir adamın içinde puştluk varsa 50sine de gelse değişmiyor, bunu görmüş olduk. uyarmak boşuna...

ben böyle aklı fikri puştluğa çalışan bir herif görmedim ya. nuriye özgür olsun hashtagi görünce aklına gelen ilk cümle nuriye'yle ilgili değil de osman kavala'yla sallamakla ilgili. tamam, işin psikolojik bir tarafı var ama şu yaptıı işi de ancak bir polis provokatörü yapar. birileri bir siyasi tutsak için kampanya yaparken konuyu liberallere getirip muhaliflerin birbirini yemesini sağlamaktır polisin amacı. bu rolü geçmişte aydınlık grubu tkp'liler üstünden çok oynamıştır mesela... hakan da bir perinçek yetiştirmesi olarak damarlarında akan asil aydınlık kanının hakkını son damlasına kadar veriyor. ama neyse ki kemalistler bile prim vermemiş bu tongaya da amacına ulaşamamış:




arkadaş odtü'den eski arkadaşları da dahil olmak üzere olumsuz yorum yapma potansiyeli olan herkesi engellediği için sadece kemalistler var taymında. ama onlar bile şu soruyu soruyor:




yani akıl var mantık var hakan, kemalist de olsa her mantıklı insan bunu görebiliyor. ne yani yatsın mı osman kavala?

kaldı ki...

1- senin başkanın, allahın, başkomutanın, sarı saçlı mavi gözlün, boşnakların maradonası erkan baş da aynı davadan yargılanıyor. üstelik senin gibi boktan bir herifin tanıklığıyla... yüce tc adaletinin eşref saatine gelir ona da hapis cezası çıkartırsa ona da mı sorosçu diyeceksin? ha güzelim? sesin çıkmıyor...

2- şu senin "en azından abant'ta fettullah'tan zarf almadılar" dediğin mustafa kemal in askerleri ne yapmış nuriye'ler için? valla bunlardan bazıları kurbağa dergi diye sözümona ofansif mizah yapıyordu. yaptıkları iş aslında misvak'ın bok kokulu mizahının kemalist versiyonunu yapmaktı. o süreçte veli abinin kolunu dozer kepçesine takılı çizip "kolum koptu amk" diye espri yapıyorlardı sözümona. en azından hiçbir liberalin bunu yapacak kadar insanlıktan çıkmadığını söyleyebilirim.

3- ama gene de tutup buradan bütün kemalistler böyledir diyemem. sen çıkıp bütün liberallar böyledir diyorsun çünkü puştsun. sonra "kısa bir araştırma yeterli" diye dansöz gibi kıvırtıyorsun twitter'ın çengisi... gene o kısa araştırma da gayet görülebilir ki nuriye'lerin eğtiim sen 5 nolu şubeden atılmalarını protesto eden metnin altına imza atan yetmez ama evetçiler de var. sen araştırma hakan, çok üzülürsün... git emin çölaşan'la viski iç ayvalık'ta ama bu işlere hiç bulaşma.

4- sen nuriye gülmen'i boşver de en yakın yoldaşın can gürola'nın koluna elektronik kelepçe takıp, ev hapsi verdiklerinde ne yaptığını anlatsana? korkudan bir telefon açabildin mi çocuğa? sen hapse girdiğin gün hemen masa açıp para toplamaya başlayan can gürola hani? ne yaptın bir söyle hadi... gene sesin çıkmıyor. sonra da vay efendim bilmemkimler neden nuriye gülmen için sesini çıkartmıyor. sen en yakın yoldaşını satmış adamsın. hani sessiz kalmayı bırak düpedüz satmışsın çocuğu... bunun adı bizim mahallede satmaktır.

valla "yaramaz çocukların" yaşlandıkça büyüdüğünü gördüğüm için senin de değişeceğini düşünmüştüm. o yüzden bir dahaki 50 yılını önceki 50 yılın gibi yaşama demiştim. ama o iyi huylu yaramazlar için geçerliymiş. sen düpedüz kötü huylu bir herifmişsin... hoş sen kime sataşacağını çok iyi bilirsin, karşında en ufak bir güç emaresi gördüğünde süt dökmüş kediye dönersin ama gerçekten bu gidişin sonunda ters birisine çatacaksın. çünkü yaş ilerledikçe çatabileceğin insanların sayısı da azalıyor. ama sen hala elin sikini görmeden kendininkini keser sapı zannettiğin için "güçsüz" gördüün herkese sataşıyorsun. sana o dansöz kıyafetini bizzat o küçümsediğin dsip'li oğlanlar bile giydirebilir, hiç hafife alma...
anabacı vokke anabacı vokke
valla kendisiyle eski bir atışmamı ararken şunu buldum. ya bu herif tam "yüz verme deliye gelir sıçar halıya" sendromundan muzdarip:




sen kim demir küçükaydın kim lan? adam öyle veya 7-8 senesini hapislerde geçirmiş, dışarıda olduğu vakitlerde sendikacılık yapmış, 12 eylül'den sonra da durmadan yazmış bir adam... türkiye solu'nda bu kadar kitap yazmış başkası da yok herhalde. adam bu yaşına geldi hala kafa yoruyor, yazıyor. yazdıklarını beğenmemek herkesin hakkı lakin saygı duyulası bir emek koyduğu ortada... ondan sonra 3 kelimeden fazla teorik bir şey yazmayan ayyaşın teki gelip ona şarlatan diyor. hani gene rezil rüsva herifin teki olsaydın da bir boka yarasaydın, bir üretimin olsaydı be hako... bir de yaşamının son yılları demişsin de demir küçükaydın seni beni gömer hako, merak etme sen.

normal şartlar altında sırf şu bile dayaklık hareket. ama dövmek için de geç kaldık sanki... aslında ta 2008'de şentepe'de bir abi demişti "bu hakan'ı dövmek lazım ama çok da seviyorum ibneyi" diye. o zaman bu kadar azıtacağını 2-3 kişi hariç kimse öngörmüyordu. bunu gören güzel insanların hepsinden de özür diliyorum. bu adam hakkında hepimiz fena yanıldık... ta 2008'de dersini vermek gerekiyormuş aslında. bunu yapsak bugünkü şerefsiz çıkmayacaktı ortaya... ama artık geç.

edit: 2008 diyince aklıma msn messenger'da örgütçülük oynadığımız günler geldi. ulan ne zamanlardı beee... dsip bile demişti "msn'den teşkilat mı kurulur" diye. hani dsip'ten bolşevizm öğrenmek de ne zavallılıktı lan...
mncdprssv mncdprssv
olm bu bizim sol tayfa akıldan, medeniyetten, teoriden, kuramlardan bahsediyor ama hala çemişgezekli gibi adam dövmenin derdindeler..

yani şimdi biz bu arkadaşlara nasıl olumlu bir bakış açısı geliştirelim..

solcumuz bile ortadoğulu lan amk..
ofansif sol bek ofansif sol bek
twitter.com

zaman zaman isabetle tespitler yapan yazar kişisi. en küçük bir şeyde karşısındakini fetöcülükle itham etmeye teşne olan şımarık lümpenlerden, kendilerine yeterince kıyak yapmayan hakemlerin ev adreslerini paylaşan üçüncü sınıf sokak serserilerinden korkmadan, bunlara yaranmaya çalışmadan isabetli bir analiz yapmış.
anabacı vokke anabacı vokke
valla 2021 türkiye'sinde ciddi ciddi süper ligi takip ederek bir kalitesizlik turnusolundan daha sınıfı geçmiş kişi. eskiden tamam da futbolun da giderek siyasetle eşitlendiği bir ülkede ciddi ciddi sahadaki futbol yorumlanır mı ya? oynanan oyun da bir halta benzemiyor zaten. hele hele bu ülkenin futbola döktüğü paraları düşünürsek... ben bile beşiktaş'ı arada bir takip eder hale geldim, ligde kaçıncı desen bilmem şu an. yani şu memlekette futboldan çok it dövüşüne benzeyen şeyi her hafta sektirmeden takip eden adamın ciddi sorunları vardır. ali koç'u, hakemleri, fetö'yü falan bir kenara bırakın böyle bir sorun var yani...

ikinci bir kalitesizliği, valla bir dönem hdp'lisi dahil ali koç'un fenerbahçe seçimini kazanmasına odaklanmıştı. benim hiç umrumda bile olmamaıştı. o tayfada bir tek kemal okuyan bize ne ali koç'tan türü bir şey yazmıştı, hepsi ateş püskürmüştü. hakan naptı o zamanlar hatırlamıyorum ama "futbol sadece futbol değildir" goygoycusu olarak da gizli ulusalcı olarak da kesin sallamştır. her şeyi siktiret, bir erkan baş hık deyicisi olarak...

neyse asıl önemli point'e gelelim...

yani ben artık bu futbol solculuğu goygoyunun ciddi zarar verdiğini düşünmeye başladım. aslında bu işleri ilk radikal'de tanıl bora ve erkan goloğlu mahlasıyla yazan akif kurtuluş başlattı. ilk 3 gün benim de taraftar olduğum bir akımdı ajsdsssklx. hakan o zamanlar muhalifti bu akıma... adam solcuların futbolla yatıp futbolla kalkmasına gıcıktı, şimdi bu kendisi aynı boku yiyor. ben bu akımı şu iki sebepten ötürü destekledim, öyle futbolla ilgili analizler yapmanın sol'a bir faydası olmamakla beraber futbol izleyicisine ve türkiye futbol ortamına faydası olacağını düşündüm. alt kültürün üste çıkması nihayetinde üst kültüre de level atlatacak bir şeydi. ikinci olarak da solcular olarak tribünleri fazlasıyla milliyetçilere terketmiştik. bu toplumun en itilip kakılan ve maçlarda deşarj olan kesimiyle de bir bağ kurmalıydık. bence hakan'ın hiç sevmediği tanıl bora bunları gençlerbirliği özelinde yaptı...

ama iş türkiye'de şuna döndü, solcular dışavuramadıkları lümpeni "futbol da siyasetin bir parçası" diye dökmeye başladılar. hakan kahvede gizli gizli yapacağı muhabbetleri bu sayede politik kılıfla yapabiliyor işte... yok işte ev adresini yayınlayan sokak serserilerinden korkmamış da filan geçin bu işleri. hakan gülseven gerçekten delikanlı bir adam olsa sol kemalizm'den iki adım öteye geçer. bizi de böyle yalandan racon kesmelerle oyalamaz. hem kimse merak etmesin, bu ülkede bir hakemin ev adresini bulmak hakan'ın evini bulmaktan kolaydır. hiç de cesur bir harekette bulunmamış yani... ama memlekette yiyecek adam çok.
ofansif sol bek ofansif sol bek
doğan tarkan cemaati şeyhi öldüğünde şöyle bir twit atmıştı:

twitter.com

doğan tarkan yaşamını bir sosyalist olarak sürdürmeye uğraşmadı. en azından ingiltere'den döndükten sonraki yaşamını. öyle ya, '95'te baykal'ın chp'si için oy isteyen, 2000'li yıllarda akp-cemaat ittifakını destekleyen, yetmez ama evet kampanyalarını örgütleyen, cemaat paçavralarında eski yoldaşlarına hakaretler savuran birisiydi müteveffa. yaşamını bir sosyalist olarak sürdürmeye uğraşan bir insan bunu mu yapar? bunu yapsa yapsa düzen siyasetinde kendisine yer edinmeye çalışan birisi yapar. nitekim, malum süreçte birkaç yüz kişiden oluşan küçük bir topluluk olmalarına karşın cürümlerinden fazla zarar vermişlerdi sola. sayelerinde "akp'ye ve cemaate destek veren solcular" diye bir ucube kavram çıkmıştı ortaya. yaşamını bir sosyalist olarak sürdürmeye çalışan insan bunu yapmaz. ama yaşamını bir düzen adamı olarak sürdürmeye çalışan insan bunu yapar.

kaldı ki, kendisi dsip hakkında şöyle haberler yapmış birisiydi. dsip bu denli ajan faaliyetinin içinde olan bir topluluksa, başlarındaki tekke şeyhi doğan tarkan nasıl oluyor da yaşamını bir sosyalist olarak sürdürmeye çalışan insan oluyor? e pes yani


DSİP’in de dahil olduğu ‘şebeke’yi açıklıyoruz!
anabacı vokke anabacı vokke
evet, doğan tarkan'a başsağlığı dilerken tutarsızdı. sadece o mu? tkp'lisi bile "karşı devrimciydi ama başı sağolsun" falan dedi. ben o zaman gene şeytanın avukatlığını yapmıştım, ne yani doğu perinçek ölünce de mi başsağlığı dileyeceksiniz diye...

evet, hem bir yandan bunlar fetö'nün şebekesi diyeceksin. soros'un ajanı diyeceksin. sonra bu şebekenin kurucusu ve tartışılmaz önderine "gene sosyalist adamdı" diye başsağlığı dileyeceksin... demek ki ya senin "ajan" iddian doğru değil, iftira atmışsın. ya da adam ajandı ama sen oportünist çakalın teki olduğun için geri vitese takmıştın işte...

işin gerçeği, doğan tarkan'da partisi de sosyalist bir partiydi. her sosyalist parti gibi hataları, günahları vardı. bu arkadaşlar insan müsveddesi olduğu için önce iftira attılar, sonra da doğan tarkan'ın ölümüyle beraber ancak leş kokan yancılar olarak dahil olabildikleri türkiye devrimci hareketinde doğan tarkan'ın ne kadar sevildiğini, sayıldığını gördüler. oportünist birer çakal oldukları için de anında geri vitese taktılar. hakan'ın da birçok tkp'linin de başsağlığı dilemesinin sebebi budur.

bu "dsip ajandır" iddiasını ortaya atan yazıya gelirsek... ki baya etkili olduğu, buna inanan baya bir kişi olduğu görülüyor. ben bu yazı çıktığında ciddiye almamıştım halbuki... almamıştım çünkü yurtt batmasın diye durdu özbolat'ı nasıl milletvekili seçtiririz hesapları yapıp, sonra durdu'yla davalık olanların fonculuk hakkında ne düşündüğü umrumda değildi.

neyse bakalım ne anlatmışlar diye ilk kez şimdi okudum. yazı bir kere yazarından faul çıktı, alper erdik...

ben kendisini o zamanlar tanımazdım. bir sosyal medya tartışması vesilesiyle tanışmak "şerefine" eriştim. bir dönem tkp'nin bir dönem kollektifin etrafında durmuş ulusolcu bir taşra akedemiğiymiş. aşağılamak için söylemiyorum arkadaşın hali hazır durumu bu... benimle olan tartışmasında "kollektifler tgb'ye saldırdığı için solun en küçüğüdür" yazdı böyle tam aydınlık ağzıyla. ama sosyalist devrimciyim de diyor beri yandan. adamın adını google'a bir yazdım, sendika.org'da boy boy yazıları çıkmasın mı ajsdsdsdsds. dedim suç sende değil, seni faşist değil sd'ci sayan da bir de yazı yazdığın yere hakaret ettiren de kabahat... sanırım o tartışma baya bir afişe oldu ki bir daha alper erdik'in adını hiçbir yerde duymadık. hiçbir sol yayın organında yazısı da çıkmadı...

yani bir kere bu yazıyı yazan adam bir kripto aydınlıkçı... dolayısıyla fonculuk üzerine söyleyeceği şeyler en fazla soner yalçın kadar geçerli olabilir. bu adamlara sorsan aydınlık da sol, bütün sosyalistler de foncu zaten...

yazının içeriğinde arkadaş taraf gazetesinden, ordudaki "anti emperyalistlerin"(!) tasfiyesine, açık toplum vakfından soros'a bir dünya şeyden bahsediyor. ama onca malumatın içinde dsip'in neden ajan olduğu bilgisi yok. foncu listesinde de cengiz alğan ve erkin erdoğan'dan başka dsip'li bulunamamış. ama arkadaşa ben yardımcı olayım, sıkça andığı ve erkin erdoğan'ın proje koordinatörü olduğu heinrich böll stiftung'un türkiye yönetiminin neredeyse tamamı kemalisttir. gene ha keza bu işlerin başı açık toplum enstitüsünün kurucusu osman kavala da refrandumda yeni anayasaya yeni 12 eylül diye redetti, içinde dsip'lilerin de olduğu geniş bir çevreyle polemiğe girdi. bütün foncuları bir çuvala doldursan bile bunların hepsi bir şeneke etmez! hele hele yazının başında hakan'ın kendi yorumundaki fetö'yle bağlantılı olduğu sonucu hiç çıkmaz!

buradan çıkan tek sonuç şudur, proje koordinatör erkin erdoğan'ın bir imzası marifetiyle dsip ırkçılığa milliyetçiliğe dur de girişimi kisvesi altında fon almıştır. oradan alacakları en büyük hibe de taksim'de 2 senelik kira bedelidir bu arada... bunu kalkıp böyle büyük büyük puntolarla fon şebekesi, pensilvanya bağlantılı örgüt diye habeirni yapmak sahtekarlıktır. soner yalçın-aydınlık tarzı haberciliktir. hakan gülseven de red'de bunu yapmış. görünüşe göre baya bir kişi de yemiş. yıllardır sağdan soldan duyduğum dsip fetö örgütüymüş, ajanmış gibi muhabbetlerin nereden çıktığı belli oldu. bu kadar dandik bir şeymiş...
ofansif sol bek ofansif sol bek
kendisinin tutarsızlığı bir yana da, "dsip için sosyalist bir örgüt" diyenler sosyalizmin ne olduğunu bilmeyenlerdir. sosyalizmin ne olduğunu bilen birisi, zaman gibi cemaat paçavrasına çıkıp devrimcilere hakaret eden bir karşı-devrimciye sosyalist demez. bunu dese dese "ne güzel, bize destek veren solcular var" diye akp'liler der. zaten dsip bir zamanlar akp'nin ve gülen cemaati'nin gözdesiydi.

hakan gülseven'in doğan tarkan için neden başsağlığı twiti attığını bilmiyorum, ama nedeni "doğan tarkan'a sosyalist cenahta gösterilen aşırı sevgi" ise ben buna gülerim. yahu sosyalist cenah mevlevi tekkesi mi ki doğan tarkan gibi ak trolleri "ne olursan ol, gel" diye kabul etsin? "doğan tarkan'a aşırı sevgi gösteren sosyalistlerden" kastınız nabi yağcı gibi "son tkp genel sekreteri" unvanının ekmeğini onlarca yıldır yiyen liberaller, kızıldere'den sonra çıkarıldığı mahkemede "troçkistlerin oyununa geldim" diye savunma yapan ertuğrul kürkçü gibi adamlar, kendilerine cemaat paçavralarında hakaret edenleri savunacak denli geniş mideli olan bir takım eski kurtuluşçular ise çok komik. hele ki, doğan tarkan'ın arkasından başsağlığı mesajı yayınlayan oğur brothers gibi akp ve cemaat trollerinin sosyalist olduğunu iddia ediyorsanız o daha da komik, çünkü herifler düpedüz islamcı ve anti-komünist.

velhasıl, hiçbir hakiki sosyalistin doğan tarkan gibi akp ve cemaat trollerine muhabbet besleyeceğini sanmam, buna en küçük bir olasılık bile vermem. gel gelelim, maalesef ki "kel ölür sırma saçlı olur, kör ölür badem gözlü olur" diye bir gerçek var. o yüzden de doğan tarkan için bazı sosyalistlerin baş sağlığı mesajları yayınladıklarını ne yazık ki görmüş bulunuyoruz. bunlara hakan gülseven gibi doğan tarkan'la zıt frekansta olanlar da dahil. ama ne kel öldü diye sırma saçlı oluyor, ne de kör öldü diye badem gözlü. artık şu saçmalıkları bırakıp karşı-devrimciye karşı-devrimci, ak trolle ak troll demeyi öğrenmemiz gerekiyor.
anabacı vokke anabacı vokke
sonunda birisi uyanmış ha:




valla kimseyi alman saflık yasasıyla yargılayacak, saf devrimcilik bekleyecek değilim. sonuçta ben de o gün yoktum meydanlarda... ha kaldı ki orada olmamak orada olanları desteklememek, doğrudan taraf olmamak anlamına gelmemeli. gelirse zaten çoğu süper men değil sıradan faniler olan, bazen tekil birey olarak yapabilecekleri kısıtlı olan, ancak yanyana geldiklerinde bir etkisi olabilen emekçiler iyice sıçar. kabul edelim, emekçilerin de çok büyük çoğunluğu orada değildi. ama kalben, ruhen desteklediler... şimdi hem 8'den 5'e çalışan, hem de doktora tezini bitirmeye çalışan birisine kim ne diyebilir? ben şahsen bir şey diyemem mesela... ama var böyle insanlar. bir tanesi komşum... doların 14 olduğunu duyunca kapımda sinir krizi geçirdi kızcağız. çoğu insanın içini dökebileceği bir komşusu da yok belki de...

ama gelgelelim bu arkadaş yıllarca herkesi küfür radikalizmiyle, kofti delikanlılıkla eleştirdi demeyeceğim, düpedüz saldırdı. belaltı vurdu... işte böyle hakan efendi, anlatacak odtü ve altındağ hikayen bitince elin chp'lisine bile maskara olursun işte. cevap verememiş ama kesin engeli basmıştır...

bize karşı hiç bu bahenenin saklanmadı it oğlu it ama başkalarına saldırıp, saçmasapan konuştuğunda "alkollüydüm kusura bakma" diyormuş. bazen yüzüne bakamayacak kadar ağır saçmaladığı için araya tanıdıkları sokup özür dilediği de oluyormuş dallonun... çok net söyleyeyim, bu herifin dallamalıklarının alkolle en küçük bir ilişkisi yok. alkolle ilişkisi kötü olan tanıdığım tek adam hakan değil. birkaç tane daha sayarım. ama hiçbirinin böyle içkiliyken millete küfrettiğini, hakaret ettiğini, sonra kıvırmak zorunda kaldığı laflar ettiğini bilmem. hem alkollü adam sakladığını ağzından kaçırır genelde. sözgelimi hakan'dan örnek verirsek, tutup ahmet altan'a saldırması değil de suriyeli göçmenlere ırkçılık yapması alkolden kaynaklanabilir. çünkü suriyeli göçmenlerle ilgili ırkçı duygu ve düşünceleri varsa solculuğuna halel getirmemek için bastırmıştır. ama ahmet altan'a gayet solcu kisvesinde saldırmak da mümkün... bunu her ne kadar sol değil ulusalcı motivasyonlarla yapsan bile... dolayısıyla bunu yapmak için hiç de içmesine gerek yoktur. ama hakan her itliğini "çok içmiştim" diye açıkladığı için her saçma tweetinde "kesin sarhoştu pezevenk" diyen bir kitle oluştu. biraz da bu sayede hoşgörülüyor ama sarhoş falan değil... sarhoş olsa nautilus'un yazdıklarını yazar. bir de çıkıp twitter'da gördüğü her fake nickliye yüzünü göstermekten bile aciz korkaklar dmeiyor mu =) sensin o korkak...
anabacı vokke anabacı vokke
ödün kopuyor biliyorum ama basit bir çözümü var. en azından ozan tekin gibi açık kimliğinle ne yazıyorsan anonim kimliğinle bunu savunabilirsin. ortada hiçbir sorun kalmaz...

ha kaldı ki eğer illa mesele terketme metaforuyla açıklanacaksa arkadaş terkeden tarafta değil. daha çok terkedildikten sonra pislikleşen tarafta olur kendisi... zira şahsımın kendisine karşı hiçbir saygısızlığı olmamıştır. ama sırf siyasi görüşüm ve partimden ötürü bana hakaret eden kendisidir. o zamanlar başımda bin türlü dert olduğu için özel olarak uğraşmamıştım ama bir tazminat davası açsam iyi yolabilirmişim kerizi... o zaman hem bu dava işlerini o kadar bilmiyordum. hem de dediğim gibi derdim başımdan aşkındı...

bugün ne geçmişte ettiği yavşakça hakaretleri ne de bugünkü ampır sampır konuşmalarını sineye çekecek değilim. konunun seni ilgilendirmemesini istiyorsun ama bu konu seninle ilgilenecek, merak etme sen...

ayrıca o kadar zavallısın ki özelden "bu konu beni ilgilendirmiyor" diyemiyorsun. sorsan delikanlı geçinirsin bir de... ahahaha ha ha ha ha =)
5 /