hakan gülseven

6 /
anabacı vokke anabacı vokke
tip kongresindeki fotoğrafında piç bir sırıtışı olan kişi. o piç sırıtmayı nerede olsa tanırımi gene ucuz yırttık sırıtışı. ama ucuz yırtanlar hemen tövbe etmelidir. tövbe etmezlerse pahalı bir "yırtamayış" gelir arkasından...
anabacı vokke anabacı vokke
kendisine küfrederek ve "elaleme gereçk isimlerini sormadan önce nasıl dışarıda olduğunu açıklayacaksın aksi taktirde şerefsiz bir polis muhbirisin" diye ayar çektiğimden beri twitter'da kimseye gbt yappamıyor. hatta onu bırak kavga da edemiyor kimseyle... iyi böyle.
anabacı vokke anabacı vokke
bence kendi kişiliğini veyahut kişiliksizliğini iyi gösterdiği anlardan birisi twitter'da elif şafak'la atışırken konuyu bileklerini keserek intihar etme teşebbüsüne getirmesiydi. o tweet dizisinin tamamını bulamadım şimdi... üstelik o gece amerikan hastanesinde tedavi etmek için kimin 25 bin doları getirdiği çok önemliymiş, bunu daha sonra yazacağı bir yazıda açıklayacakmış! açıklamadı =) vatana millete çok faydalı bu bilgiyi hala bilmiyoruz.

şimdi burada adam olmadığnı iki cephede gösterdi bence...

1- birincisi kadınlara karşı olan agresif loser tutumu. ki aynı tutumu başka bir sözlük yazarında da görüyoruz. (bkz: nautilus)

öncelikle bir insanın intihar etmesi, ilgi çekmek amaçlı olsa bile ciddi bir olaydır. ciddi bir travmadır. hiç kimse öyle kolay kolay canına kastetmez. hele hele bu kişi elif şafak gibi kendisini her şeyden çok düşündüğünü defalarca kanıtlamış birisiyse... öncelikle bu kişi kim olursda olsun ona intiharından vurmak ahlaksızlıktır. hakan bunu yaparak her türlü ahlaksızlığı yapabileceğini göstermiştir. ben kendimden örnek vereyim, yıllar evvel bir kız mevzusu yüzünden tekme tokat birbirimize girdiğimiz bir vatandaş vardı. çocuk tam o günlerde hap ve birayı yuttuktan sonra en yakın arkadaşını aradı "hakkını helal et" diye kendisini kurtarması için. ben o günden sonra adamın üzerine gitmeyi bıraktım. çünkü o noktaya kolay gelmediğini biliyordum. onunkisi gerçekten ölmek istediği değil ilgi çekmek için yapılmış bir intihardı. ama değil ölmek ilgi çekmek için bile insanın kendi canına kastetmesinin kolay olmadığını, bunun için baya gözünü karartması gerektiğini bana gösteren olaylardan birisidir. bir insanın "artık dayanamıyorum" demesinin de bin türlü yolu vardır, sonuç olarak intihar bunun için baya riskli bir yoldur. bu riski göze almak için de baya bir birikim gerekiyor. ben o yüzden yalandan bile olsa intihar teşebbüsünde bulunan adamın üzerine gitmem. bir derdim varsa da oradan vurmam. hakan her şeyden önce bunu yaparak hiçbir etik ve haysiyet değerinden nasiplenmemiş, namussuz herifin teki olduğunu gösterdi sadece.

agresif loserlık meselesine gelince...

90'ların odtü'lülerinden çok elif şafak hikayesi dinledim. şunu rahatlıkla söyleyebilirim, bu kadın odtü yıllarında güzel ve biraz da babasına öfkeyle gayet özgür bir cinsellik yaşayan birisi. işin özgür cinsellik kısmındaysa iki tür anlatı var. birincisi janti veya statü sahibi adamlarla yattığı yönünde, ikincisi ise önüne gelenle yattığı yönünde. birinci versiyonla anlatan tipler istisnasız kadınlar konusunda gocunacağı yaraları ya da ciddi kompleksleri olmayan tiplerdi. ikinci versiyonu anlatanların ekserisi de bu agresif loser tiplemelerdi. hakan da ikinci versiyonun anlatıcılarındandı. hepsinin elif şafak'ı görünce ağzının sulandığına eminim odtü'deyken. ama bırakalım bu kendisiyle yatan "önüne gelen" odtü halkından olmayı selam verebildiklerine bile şüpheliyim. bu "sahip olmamanın" getirdiği bir hınç da vardı anlatılarda, bir erkek bunu çok rahat hisseder. hakan gülseven okulda ağırlığı olan bir solcu olarak daha yakınında bulunabilmiştir belki, o kadar.

şimdi elif şafak'ın siyasi duruşundan hoşlanmayabilirsin, romanlarını da sevmeyebilirsin, hatta bizzat bokumsu kişiliğini sevmeyebilirsin. ama tutup bir kadına kimbilir hangi birikimlerin sonucu kestiği bilek üzerinden saldırıyorsan bir agresif loserlık vardır orada. sahip olamayan erkeklerde görülür, sahip olup da kadınını mutlu edemeyen erkeklerde de görülür. binanenaleyh türkiye'de çok yaygındır. hele hele muhafazakar mahalleye doğru gittikçe iyice artar...

2- bu arada gerçekten o akşam tedavi masrafları için getirilen 25 bin dolar sonraki siyasi çizgisini belirlemiş olabilir elif şafak'ın. bu noktada o parayı getirenin kim olduğunu bilmek önem arzeder. ama bu arkadaş bunu yapmadı, önce ortaya bir laf attı-muhtemelen sadece kadını duygusal olarak yaralamak için-, sonra bir yazısında parayı getiren kişinin kim olduğunu açıklayacağını söyledi. açıklamadı! geriye sadece belaltından saldırılan bir kadın ve o 25 bin doları getiren kişinin kim olduğu muamması kaldı... yani salt ego tatmini. ve birileri de buna devrimcilik diyor.

bu da nereden baksan karektersizliktir. yani o kadar belaltı vuruşu yapacağına adam olsan parayı kimin getirdiğini, bu parayı ne karşılığı verdiğini yazardın hakan. adamd eğilmişsin demek ki...
anabacı vokke anabacı vokke
araştırdıkça ne cevherler çıkıyor ama bu abişnin en temel işlevi budur. gene ortalığı karıştırıp sessizce izlediği bir tartışma sonrası söylenmiş:




hani serafet duman hocamız diyordu ya "halkları birbirine kişkirtmak halkları birbirine koyvermek" diye. bu da solcuları birbirine kişkirtiyor solcuları birbirine koyveriyor. eğer bu iş için maaş almıyorsa çok enayi. ben olsam hemen başvururum, sizin isteyip de çıkartamadığınız provokasyonu ben çıkartıyorum diye.
anabacı vokke anabacı vokke
vay arkadaş, korucu çocuğundan bile şu ayarı yemek...




konu urfa'daki said-i nursi panelidir. şuradan anlaşılacağı üzere:




hakan sonradan kolayca sıyırabileceği yuvarlak ifadelerle lafı ortaya atmış, her zamanki gibi takipğçilerinin birbirini yemesini izlemiş. konu ne zamanki "kardeşim yarın bir gün akp seçimi kaybederse ışid'i üstümüze salar şu dönemde ayrılıklarımızı değil ortaklıklarımızı arttıralım ilericiler olarak" diye aklı selime bağlanmış. provokatör hakan hemen anında bitiyor tartışmayı alevlendirmek için ve emep'in konferansa gönderdiği çelengi atıyor:




artık bu kadarına korucu çocuğu bile isyan ediyor. sonrasında yukarıda capsini attığım yorumları yazıyor. bir insan gerçekten bunu niye yapar? maaşlı ve emniyette gerekli kursları görmüş bir provokatör değilse? bunun tek açıklaması var ya gözüdönmüş, insanları birbirine düşürmekten psikopatça zevk alan bir manyak var ortada. ya da subjektif değilse bile objektif olarak ajan olan bir tip. cidden devlet bazı insanlara para verip yaptıramıyor şunları... sahi hdp'den bu kadar nefret ediyorsanız tip'te işiniz ne? size daha uygun partiler de var. yoksa haziran zamanında yaptığınız provokatörlük görevini bir de tip'te de mi tatbik etmek istiyorsunuz?

hakan sen alçak bile değil çukursun. ve çok korkaksın...
anabacı vokke anabacı vokke
şu tespiti bana yaptıranlardan birisidir:

tr.instela.com

bunun en net örneklerini birleşik haziran myk'sına girdikten sonra verdi. resmen sataşma ishali geçirdi adam. onun dışında kişisel mevzularımdan gayet rahatlıkla şunu diyebilriim, bazen yetki bile vermenize gerek olmayacak kadar da ucuz aslında. sizin bir açığınızı bilmesi bile götünün kalkmasına yetiyor. üstelik aynı silahla vurulabileceği zerre aklından geçmiyor bile...

ben bu süreçte tip'e katılan herkesi anlıyorum, sattas'ın solisti-aşk oyunu yelda gibi tipleri bile. ama allaşkına hakan'ı ne yapacaksınız ya... götünü kaldırıp parti çalışması yapmaz. sürekli içer, dedikodu yapar. bir de üstüne üstlük sevmeyen bir dünya adam var, sırf hakan üye diye tip'e üye olmayacak adamlar birçok adam var yani... bunların çoğu da gençtir bu arada. hakan'ın kendi kuşağı sicilini daha iyi bilir zaten, gençler sicilini de bilmeden antipati duyuyor. ulan cidden size faydası ne bu adamın? antipatik ama cevval bir tip olsa gene neyse... dediğim gibi parti çalışması bile yapmayacak. sizin üzerinizden sol siyasette asalak olarak varolacak işte. neden bu adama kendinizi kullandırıyorsunuz, anlamış değilim.
anabacı vokke anabacı vokke
son dobo metin yazısında muhtemelen kimsenin dikkatini çekmeyen bir ayrıntı dikkatimi çekti:

www.independentturkish.com

"15 temmuz darbe girişiminde, kemalist subayların duruma el koyduğunu zannedip yine sokağa çıktı, bu yüzden hapis yattı"

dobo metin, muhtemelen gazla çalışan ve adamlarını gazla çalıştıran bir bünye olarak haberi duyunca gaza geldi. darbeyi kemalist bir darbe sanıp sokaklara çıktı. ama halbuki çok basit bir şekilde izmir'de sokağa çıkıp halk desteğini arkasına almayan bir darbenin nasıl bir kemalist darbe olduğunu düşünseydi, bu tuzağa düşmezdi muhtemelen. ama dobo metin'i kınamıyorum, bu adamlar yürek işçisidir biraz. sonunu düşünmezler, sonunu düşünürlerse kahraman olamazlar...

ancak koskoca gazeteci ahmet gülseven'in-valla ağzımdan ahmet çıktı, bozmadım- o gece darbeyi kemalist darbe sanmas, sonradan hepsini sildiği "darbeyi sonuna kadar götürmezsen sana darbe yaparlar", "yurtta sulh konseyi vazgeçmiyor", "darbenizi beşamel soslu mu istiyorsunuz", "üzümün çöpü armudun sapı derseniz akp'ye daha çok maruz kalırsınız" gibi tweetlerle iyiden iyiye bir 27 mayıs havasına girmişti. tabi gün ağarırken sonu inkar isyan psikolojik pazarlık ve depresyon oldu. ama o günkü tek gariplik koskoca darbenin izmir'de sokağa inip, arkasına halk desteği almaması değildi. daha hava kararmadan yayılan "darbe olmuş" söylentilerinden tutalım, darbenin trt'den değil de ortaköy'de telefonla çekilen bir videodan duyurulmasına kadar bir dünya gariplik vardı. yani sonradan dönen "tiyatro mu acaba" muhabbetini döndürmek için bütün sebepler daha en baştan mevcuttu. hakan gülseven o an nasıl bir overdose eroin kafası yaşadıysa türk ordusunun 10.yıl marşı eşliğinde kendisini akp'den kurtaracağına inanmıştı. ki aynı kafa akşener'in eski danışmanı bahdır dinçaslan'a da gelmişti biliyorsunuz... bu hayatta kemalizm alerjimin çok kuvvetli olmasına her zaman duacı olmuşumdur. beni birçok tuzağa düşmekten korudu... ama gene de benim çevremin yüzde 80'i kemalist, onlar bile "bu işte bir bokluk var" dmeişlerdi. bunlardaki baömbaşka bir eziklik ve psikoz... bir an için ordunun yönetime el koyduğu bir türkiye ve bekçi köpekliği yapan kendileri fikri bile götü başı dağıtmalarına yetiyor.

neyse sonuçta aslında bu basitlikte bir adam var karşımızda. bu basitlikteki bir bünyeyi ısrarla siyaset sahnesinde tutanlar en başta kendileri kaybedecek...
6 /