hakedilmiş ayrıcalık

egaliter egaliter
bir ayrıcalığın hak edilebileceğine inanmak, yaygın bir davranışsal kültürdür. ve ayrıcalık kültürünün temelidir.

bir ayrıcalığın hak edilmesini sağlayan şeyler nelerdir? toplum, ayrıcalığı içselleştirirken yetenekli insan olmanın ayrıcalığı gerektirdiğini kabul etmiştir. peki yetenek nedir? doğuştan veya sonradan kazanılabilen yapabilme, edebilme durumlarıdır. zeki olmak da ayrıcalığı gerektiren bir durum olarak kabul edilir. zeki olmak, zihinsel yetenektir. çalışkan olmak da ayrıcalıklandırılması gereken bir davranış biçimidir. ve özünde çalışkan olmak da yetenektir. neden? çünkü zekâ gerektirir, zekâ olmadan anlamak, anlamadan bilinç oluşturmak, bilinç oluşturmadan da bunu çalışkanlık pratiğine dönüştürmek mümkün değildir.

başarılı olan bir insanın ayrıcalığa kavuşturulmaması günümüzün ayrıcalık kültüründe korkunçtur. peki başarı için ne gereklidir? zekâ, çalışkanlık ve diğer yetenekler önşarttır. bu önşartlar yeterli olmaz. koşulların uygun olması gibi faktörlerin de olumlu olması zorunludur.

yeteneğin, doğuştan veya sonradan geliştirilen bir faktör olarak şans sonucu oluştuğu ortadadır. başarıyı sağlayan her faktör şans sonucu oluştuğu halde neden başarılı insanların ayrıcalıklı yaşamalarını hak görürüz? aslında bu haklı görme davranışı, var olan güçlünün güçsüzü ezme durumunu akla uygun duruma getirme eğilimi olduğunu söyleyebiliriz.

güçlü, güçsüzü ezmek zorunda mıdır? asla değildir. güçlü insanda güçsüzü ezmemesi gerektiği bilinci oluşmamıştır. bu bilinç, insanlık tarihi ilerledikçe oluşan toplumsal bilincin gelişmesiyle değişmektedir. elbette ki, insanlığın bilincinin normal gelişmesi eşitliğe doğrudur, ayrıcalıkların kaldırılması yönündedir.