halid ziya uşaklıgil

1 /
baldaki tuz baldaki tuz
edebiyatımıza birçok katkısı olmuş servet-i fünün yazarlarındandır. batılı anlamdaki ilk romanımız olan mai ve siyah ı da o yazmıştır. dönemin istibdat dönemi olması, hastalık derecesine varan aşırı hassasiyetlik karamsar bir havayla yazmasını sağlamıştır. bu sadece halid ziya yı değil, hemen hemen o dönemdeki tüm servet-i fünuncuları etkilemiştir. 1865 te istanbul da doğdu. tüccar olan babasının işlerinin bozulması üzerine izmir e yerleştiler. burada rahipler okuluna devam etti. batı kültüründen olan insanlar arasında yetişmesi, batıyı daha iyi kavramasını sağlamıştır. fransızca yı iyi bir şekilde öğrenmiş, o yaşlarda eserler okumaya ve etkilenmeye başlamıştır. izmir de tevfik nevzat ile 1884 te nevruz dergisini, 1886 da hizmet gazetesini çıkarmıştır. ilk romanlarını bu gazetede yayımlar. reji idaresinde başkatiplikle istanbul a döner. mehmet rauf, rıza tevfik gbi isimlerle dostluk kurdu. 1896 da edebiyat-ı cedide topluluğuna katılarak servet-i fünun dergisinde kendisine geniş ün sağlayan romanlarını yayımladı. eserlerinde toplumsal ve ahlaksal kaygıdan çok, sanat kaygısı ön plandadır. hayattan aldığı konuları hayal gücüyle besleyerek aktarır. yaşamın gerçekliğini sanatsal gerçekliğe dönüştürür. toplumsal meselelere eleştirel bir bakış getirememesi dönemin baskıcı rejiminden dolayıdır. ömrünün son yıllarını yeşilköy de anılarını yazarak geçirir..
mümtaz mümtaz
servet-i fünun edebiyatının tevfik fikret ve cenab şahabeddin'le birlikte en önemli şahsiyetlerinden biridir. modern türk romanının babası olarak kabul edilir. "mai ve siyah", "aşk-ı memnu" en önemli eserleri arasında sayılabilir. "mai ve siyah" romanıyla servet-i fünun edebiyatının beyannamesini yayınlamak istemiş gibidir. bu romandaki başkarakter ahmet cemil, servet-i fünun edebiyaçısının bir prototipi niteliğindedir. 100 yaşını çoktan geride bırakmış olan ünlü romanı aşk-ı memnu ise çok şöhret bulmuştur. sultan abdülhamid'in tahttan indirilmesi ve yerine kardeşi reşad'ın geçmesiyle halid ziya da saray'a girmiştir ve sultan reşad'ın mabeyn başkatibi olmuştur (bugünkü anlamda cumhurbaşkanlığı özel kalem müdürü). bu vesileyle sultan'ın çok yakınında bulunmuş olan halid ziya, sonraki yıllarda hatıralarını "saray ve ötesi" ismiyle kitaplaştırmış, bu ilginç padişahı ve saray hayatını tüm ayrıntılarıyla anlatmıştır.

halid ziya hikayeleriyle de tanınan bir yazardır. "kırk yıl" ise onun bir diğer hatıra kitabının adıdır. çok geniş kültürü ve giyim kuşam özeni ile bilinen yazar, ömrünün sonuna kadar yeşilköy'de oturmuştur.
şafak harekatına hazır mısın asker şafak harekatına hazır mısın asker
türk edebiyatına yaptığı büyük katkıların yanı sıra türk televizyonuna da katkısı büyük olan romancılarımızdandır.şu sıralar meşhur olan aşk-ı memnu adlı dizisi daha öncesinde 1974 yılında trt’de yayınlanarak türk televizyonlarında yayınlanan ilk yerli dizi olma özelliğini kazanmıştır.6 bölümden oluşan diziyi halit refiğ yönetmiştir.
not yet not yet
behlül karekterini oluştururken eminim ki dövmeli bir behlül betimlemesi yapmamış yazardır.
o ne lan öyle. adam sanki norveçli metalciler gibi.
merope riddle merope riddle
kendi döneminin en başarılı yazarlarından olup, o aptal diziyi görseydi eserinin dizi olarak çekilmesine müsade verilmesinden dolayı kitabı yazdığına yazacağına pişman olacak büyük edebiyatçıdır. bir de son günlerde kitabı okumadan diziyi izleyip, dizideki aptallıkları kitaba yükleyip yorum yapanlar vardır ki çok şaşırtıcı. dönemdeki kitaplar yanlış ilişkileri, yanlış yaşantıları övmek, karakterleri seviştirmek için değil o yanlışlıklara dikkat çekmek için vardır. eleştirilecek tek şey halid ziya uşaklıgil'in ölümsüz eseri aşk-ı memnu'nun içine sıçmış kanal d dizisidir. aşk-ı memnu kitabı değil.
mar adentro mar adentro
osmanlı saraylarının geniş bahçelerindeki rengarenk çiçek tarhlarına bakan penceresinin önünde durup, yüksek duvarların ardındaki şehr-i istanbul'u hayal ederken, 'evinde' yaşadığı gizlice muhalifi olduğu padişaha nasıl davranacağını, onun kararlarına nasıl tesir edeceğini düşünen, içinden çıkamadığı durumlarda mensubu bulunduğu ittihat ve terakki partisi'nin ileri gelenlerine danışan bir mabeyin başkatibi...
tukyu tukyu
ülkemizdeki fransız edebiyatı tarihine dair ilk kitabı henüz 20 yaşına gelmeden yazmıştır. çok konuşkan, herkesle rahatlıkla diyaloğa girebilen biri olduğundan dedesi küçükken kendisine ''papağan halit'' lakabını takmıştır.

öğrencilik hayatını bitirdikten sonra dışişlerinde memuriyet hayatına başlayabilmek için çok kısa süreliğine izmirden istanbula gitmiştir. bu kısa zamanda yukarıda sözü edilen fransız edebiyatı kitabını yazıp yayınlamış, hızını alamamış muallim naci, abdülhak şinasi gibi döneminin büyük kişileriyle tanışmış, bütün bunların üstüne bir de 4 tane şiir yazıp istanbuldaki dergilerde yayınlamış izmire geri döenr dönmezde hoopp fransızca öğretmenliğine başlamıştır.

ingilizce, fransızca, farsça, almanca, italyanca bildiği diller arasındaymış.

ayrıca hakkım devrim kişisinin zibidi dediği adamın döneminde gazetecilik hayatındaki itibarı ve katkıları günümüzde hakkı devrimin türk basınındaki yerinden çok daha büyüktür.
sair i azam sair i azam
önce şiirler yazmaya kalkışıp sıçmıştır. şöyle de bir hikayesi vardır.

kendisi bir şiir yazar ve o dönemin ünlü şairlerinden nabizade nazım'a götürür şiirini. nabizade nazım kağıda şöyle bir bakar ve sen bir daha şiir yazma der halit ziya'ya. halit ziya kağıdı tekrar nabizade nazım'a verir ve bari hatalarımı söyle de bileyim der. nazım kağıda tekrar bakar ve "daha başlığında hayır yok. sevgilimin mezarı diye başlık mı olur? aşk ve ölüm aynı şiirde işlenir mi? sen kime okutacaksın bunu?" der.

bu olay üstüne halit ziya romanlara yönelir.
1 /