halüsinasyon

1 /
eksiksizuyum eksiksizuyum
arada bir "görüyorum mu acaba" diye dönemler atlatan biri olarak söylüyorum ki bazı görülenler halüsinasyon değildir. misal, evin içinde dolanan bir gölge, ensenizde hissettiğiniz nefes, size çok yakın yürüyen ama asla ve asla olmayan biri, arada bir el sallayan bir arkadaş, kel kafalı beyaz suratlı amca silüeti gibi bazı şeyler halüsinasyondan sayılmıyor. misal şahsımın bu tür sıkıntıları yaşadığı zamanlar uyku düzeninin uzun süreli bozulduğu, can sıkıntısının tepe noktasına ulaştığı, şahsa veya başkasına faydası olmayan mantar hayaın uzunca yaşandığı dönemlerdir. ayrıca, migren hastalarının sağda solda gördüğü parıltılar da halüsinasyondan sayılmıyor.

ama eğer bir tanıdığım gibi iki kişinin yaşadığı evde 15 kişilik yemek yapıp, yere sofra kurarak 15 kişiye yemek dağıtıp sonra her biriyle tek tek konuşup "neden yemiyorsunuz? beğenmediniz mi?" gibi sorular yöneltiyorsanız işte onun adı halüsinasyon (mudur nedir ben de daha çözemedim; bambaşka bir şey, allah sahiplerine sabır versin)...
eksiksizuyum eksiksizuyum
harika bir şey.

düşünün ki bir ilaç almaya başlamışsınız. kayıtlı yan etkilerinden biri sanrılar görmek. iş yoğunluğundan dolayı o kadar yorgunsunuz ki ilacın o yan etkisini bir türlü göremeden uyuyorsunuz, sabah zor uyanıyorsunuz. seviniyorsunuz.

sonra bir gün, fazla yorulmadığınız bir gün, "yarın yoğun bir gün olacak" diye yatağa erken gitmişsiniz. gerisini şimdiki zaman kipini bir kenara bırakarak anlatayım:

misafir olduğum evde, ev sahibi hemen yan odada uyuyordu. sabah saat 4 gibi uyandım. yatağın hemen karşısında ev sahibi bir koltuğa oturmuş (aslında koltuk da yok*) benimle sohbet etmeye çalışıyordu. ayıp olmasın diye ufaktan muhabbete girdim. ne de olsa adam ev sahibiydi; muhabbet etmemek ayıp olurdu.

derken içerden hayvanat ötesi bir horlama sesi geldi. evvelki tecrübelerime dayanarak!:alisinasyon/#967199!: içerden gelen horlama sesinin esasen ev sahibinin sesi, karşımdakinin de aslında olmadığını anladım. bu, alışkın olduğum bir durumdu. gayet sakin bir biçimde kafamı geri yastığa koydum.

her şeyin bitmesini bekliyordum ama yanılmışım. karşımdaki beni "hişt, pişt, hey, alo" sesleriyle çağırıyordu. en son dayanamayıp "mınıskiyim" diyerek yastığı fırlattım. ama adama bir şey olmadı.

o ara yanımda başka bir tanıdığım belirdi. "sevgili eksiksizuyum. karşındaki adam aslında yok biliyor musun" dedi. "evet" dedim. derin bir nefes aldıktan sonra ekledi: "biliyor musun, aslında ben de yokum!"

"yuh lan yeter artık" diyerek yataktan doğruldum. "erkekseniz teker teker gelin olum" dedim. hepsi kayboldu. gittim salona oturdum. televizyonu açtım. türkân şoray filmi vardı. oturup bir bardak kola içtim. sonra geri yattım. daha gelmediler.

bu gece yine bekliyorum. fındık fıstık aldım. bir deste de kâğıt. artık king falan oynarız. ne yapalım...
1 /