hamsa

rasmus rasmus
ziyadesiyle tırstığım tılsımsı süs. ters elin üstünde göz falan. stephen king'in hayaletin garip huyları kitabındaki bi hikayeti hatırlatıyor bana, adamın ellerinde yarıklar meydana geliyordu, gözler oluşuyordu falan. evlerden ırak. ben bu süsü evime asacak olsam bunun şerrinden korunmak için bikaç tane de nazar boncuğu asarım, fasit daire yani.

maahaza bu süs son zamanlarda moda oldu bizim memlekette. benim bildiğim hamsa hz musa'nın ablası meryem'in elidir ve musevilerde görmeye alıştığımız bi semboldür. gerçi onlar da kim bilir hangi kültürden apartmıştır ya neyse. milyon yıldır ortadoğu kültürlerinde ortak olarak kullanılan ama büyük çoğunlukla musevilik ile bağdaştırılan bi fügürdür yani. islamdaki hz fatma ithafının ise bir uyarlama olduğu söylenebilir. ben hamsa kullanıp israil mallarını boykot eden adamı yadırgarım velhasıl.

"ama rasmus, dinler arası diyalogda iki ibrahimî dinin ortak figürlere sahip olması hoş değil mi? neden kültür paylaşımına bu kadar karşısın? hain!" diye soracak olanlara ise "başka sembol mü bulamadınız anasını satayım?" derim. korkuyorum tırsıyorum resmen bu süsten sözlük. hiç hoş değil.
tayyarağa tayyarağa
aslında gerçek anlamda bir insan eli değildir şekil. üst üste kapanmış iki elin verdiği şekildir. ortasındaki göz, hint kaynaklarında el çakrası olarak tabir edilen enerji alanını temsil eder. söz konusu objenin kendisi çok güçlü bir enerji yönlendiricidir. bu yüzden çok karanlık amaçlarla da kullanılabilir. tek başına bir obje olarak ne kadar zararsızsa; bir amaçla kullanımı o kadar yıkıcı olabilir.