hanımın çiftliği

1 /
gülümsün gülümsün
gülben ergen'in çıtır zamanlarında oynadığı trt dizisidir. dizinin asıl adamı fikret hakan'dır. bunun yanı sıra erol taş, aydemir akbaş'ın da oyunculukları es geçilmemelidir. koca bir çiftlikte çiftlik ağası ve onun genç, güzel, köylü eşinin ilişkisi anlatılmaktadır. ayrıca orhan kemal imzalı bir romandır.
burasi neresi burasi neresi
bir orhan kemal romanıdır. çok sürükleyici; orhan kemal'in en güzel eserlerinden biri. malesef reşat nuri günteki'in eserlerinin sikindirik dizi uyarlamasını yayınlayan özel tv kanaları, bu esere de el atmış bulunuyor. geçmiş olsun. sündürüp pokunu çıkarırlar artık.

edit: izlemeden karak vermek akıllı bir insanın işi değilse bile, o role özgü namal olmaz derim ben. daha şuh, hırslı, seksi, fettan bir kadın vardı benim gözümün önünde kitabı okurken...
blind clown blind clown
yaprak dökümü ve aşk-ı memnu gibi günümüz zamanına uyarlamak yerine fragmanlarından anladığım kadarıyla orijinal zamanında geçecek dizidir. elveda rumeli'nin gördüğü ilgiden sonra böyle bir furya başlayacak sanırım.
(bkz: aile saadeti)
imperius imperius
fragmanıyla midemi bulandıran dizi.

kahramanımızın adı güllü, -işte bu güllü özgü namal oluyor- köylü aksanı ile konuşturmak için o kadar kasmış, o kadar harap etmiş ki kendisini televizyon kumandasına kadar yapmacıklık aktı ekrandan.

memoli, kampüsistan çağından beri dilimizde, konuşurken her zaman bir insanın gözüne bakmazsın, sinemada özellikle tiyatro kültürünü kasmazsın. normal insanlar konuşurken etrafa da bakıyorlar. bir de artık kamerayı zoomlamayın sinirlenen insana. sinirlendiğini belli etmek için flu bir görüntüye ve yapmacık aksana değil iyi oyunculuğa ihtiyaç var. bu da hazırlık aşamasıyla oluyor role; 2 ayda bir yeni dizi çeken, türk dizicileri tarafından oyunculuk yaptırılmaya çalışan, her ağzı burnu güzel diye oyunculuk kastırılan yeteneksizlerle değil.

televizyon kumandasının pil kısmı da açık kapağı düşmüş yani, bu ne demek? yapmacıklık kanalı bile değiştiremeyeceğim kadar sardı evimi demek.

lütfen diyorum lütfen. bir friends türk dizicileri bir friends yeter, başka bir şey istemiyorum.
absinthe absinthe
böyle bi an fragmanı falan gördüğümde ve dizi başlarken son zamanları türk sinemalarından gibi hissettim. ayrıca 1 mi 2 mi ne, galiba şimdiye kadar izlediğim en az reklam alan dizi bölümü oldu. bununla birlikte direk film izliyor havasına girdim. müzik, oyuncular, adana-tarsus, herşeyden önce mehmet aslantuğ bu kadar aradan sonra çok güzeldi. diyaloglarda geçen kelime ve şiveler de özellikle insan kendinden bişeyler bulunca şahaneydi. "abooo" kelimesi aldı başını gitti. bunca yıldır adanalıyım ingiliz laciverdi şalvar ile de şalvar kelimesine yeni bi boyut kazanmış buldum. " kakın gidek " , " kim bu hırt? " gibi diyalog arası sözler de diziye samimiyet kazandırmış. ileri ki bölümlerde de zaloğlu karakteriyle necip memili baya bi kendini göstereceğe benzer. her şey iyi güzel gibi görünüyor, bir zamanlar ve hala bazı yörelerde namusun para olduğu gerçeği sürekli insanın sinirini bozsa da..
izleyip görelim...
soankoymaabi soankoymaabi
özgü namal' a bir kez daha aşık olmama neden olan dizi olmayı başarmıştır birinci bölümüyle. fabrikadaki elemanla boş evde girdiği diyaloglardaki oyunculuğu türk bayan oyuncularda gördüğüm en iyi performanstı.
burasi neresi burasi neresi
hay allah buna da el attı diziciler dediğim orhan kemal eseridir. orhan kemal'in en güzel eserlerinden biridir. bir diğeri de el kızı. yakında onu da ucuz bir senaryoya dökerler herhalde. bak bu durumda gelin rolünü bennu yıldırımlar'a versinler. güven hokna da kaynana olsun.

hatta bence kanal d das kapital'i de dizi yapsın, malum kitap kalın okumakta zorlanıyor insan.
1 /