harem

1 /
invisibleruh invisibleruh
üsküdardaki otobüs firmalarının yolcu indirip bindirdiği yer. hergün inanılmaz bir kaos yaşanır. bir taraftan ankara, ankaraa naraları, bir taraftan dilencileri, bir taraftan yan kesicileri ile toplu taşımaya alışık olmayan bünyelere kalıcı zararlar verir.
azwepsa azwepsa
harem-mahrem... aynı köktendir. mahrem yer, özel yer anlamına gelir. tam olarak nedir denilecek olursa padişah ve ailesinin evidir. evdir!!! sizin eviniz, sizin odanız da sizin hareminizdir. selamlık olarak, dış dünyaya açıldığınız, iş yaptığınız, misafir ağırladığınız yer olan selamlık ise okul, iş yeri oturma odasıdır...

magazin adamlarının fantazileridir harem hikayeleri çoğunlukla. abartılan şeylerdir. nihayetinde de evidir. mahrem işlerini de elbette yapacaktır. nasıl anne-babanın odası ev keranesi değilse harem de saray keranesi değildir. ayrıca hemen herkesin kendine ait özel bir alanı olduğu düşünülürse herkes birer tokmakçı, pezevenk, sikişgen midir?
gelirsemkal gelirsemkal
harem aslında bir okuldur. evet bazen yüzlerce kadıni barındırabilir. ama burasının en büyük amacı, saraya uygun terbiye ve görgüde kadın yetiştirmektir. zira bu kadınlar zaman içinde padişaha, şehzadelere, komutanlara, vezirlere veya valilere eş olurlar. bunlar kalkıp da saraya sokaktan buldukları kızları getiremeyeceği için saray terbiyesi görmüş hatunlara ihtiyaçları vardır. yoksa orası padişahın girip habire milletle seviştiği yer değildir. ama işte öyle anlatmıyorlar. biz de inanıyoruz.
dna dna
topkapı sarayında giriş için ayrı ücrete tabi tutulan, öğrenci indirimi olmayan giriş için 10ytl ödediğiniz bölüm. hayır o değil de sanki içerde hala kızlar var.
fruktoz fruktoz
osmanlı padişahlarının basitçe ailesinin yaşadığı ortam denilebilir. aynı zamanda, harem kelimesini şehvet ve fantezileriyle özdeşleştiren, "abi bir sürü karı varmış orda ohşş" şeklinde tepki veren bireyler de sıkça bulunmaktadırlar aramızda.
ipimlekusagim ipimlekusagim
yahya kemal “saray kelimesinin bizde de frenk’te de bir kadın rayihası vardır. daha ilk ziyaretinizde sezersiniz ki topkapı sarayı erkek değil dişidir. birinden ötekine geçilen bu yüzlerce oda, bir vücut ve ten cenneti imiş. mermer vücutlu, sarı saçlı, mavi gözlü islav kızları, kömür gözlü rum kızları, elâ gözlü lâtin kızları, saz benizli çerkes kızları...” diyerek osmanlı sarayının asıl cazibesinin harem’den kaynaklandığını vurgular.

haremin yaşlı, hastalıklı halayık ve cariyelerle, harem ağalarına barınak oluşu, yüzyıl kadar sürmüştür. bunların barınma gereksinimleri için harem dairesinde basit ve iğreti bölüntüler yapılarak adeta küçük lojmanlar oluşturulmuş; bu arada, duvarların çini kaplamaları, sedef işlemeli kapılar, vitraylı pencereler, hatta damların kurşunları dökülmüş; sökülmüş, yiyecek konulan dolaplar tenekelerle kaplanıp veya yağlıboyayla boyanmıştır. buna, yüzyıldan fazla süren bir ilgisizliğin getirdiği tahrip, harem eşyasının yok edilmesi de eklenince geriye “sultanlar burada mı oturmuşlar?” dedirtecek bir virane kalabilmiştir. haremin onarılarak kurtarılması ve kısmen ziyarete açılması cumhuriyet döneminde başlatılan ve yarım yüzyıldan beri devam eden restorasyonlarla mümkün olmuştur.
1 /