hasan ali yücel

1 /
myeyea shaman myeyea shaman
şair can yücel in babası, japonya kıyılarında batan ertuğrul fırkateyninin kaptanı ali beyin torunudur. doğum tarihi 17 aralık 1897, ölüm tarihi 26 şubat 1961 dir.
atatürk ün ölümünden sonra, 1938-1946 yılları arasında millî eğitim bakanlığı yapan hasan-âli yücel, cumhuriyet döneminin, çok yönlü kişiliğe sahip seçkin bir eğitim, kültür ve siyaset adamı olarak kabul edilir.

bu kabulün gerisinde, kuşkusuz kısa sayılabilecek hayatına sığdırdığı programları ve ürettiği eserleri yatar. o, bu nedenle, anılmayı çok çok haketmiş cumhuriyet büyükleri arasında yer alır.

17 nisan 1940 ta köy enstitüleri yasası çıkarılarak köy enstitüleri kurulmaya başlanır. 1942-43 öğretim yılında, bu okullara öğretmen, yönetici, gezici başöğretmen, ilköğretim müfettişi ve kesim müfettişi yetiştirmek için, hasanoğlan köy enstitüsü bünyesinde yüksek köy enstitüsü kurulur.

sayıları zamanla 21 i bulan köy enstitüleri, 1944 ten sonra yılda ortalama 2000 öğretmen yetiştirmiştir. ne var ki, 1946 da bu öğretim kurumları -tartışma konusu olmaları nedeniyle kapatılmıştır.

yücel, 5 ağustos 1946 da (bkz: köy enstitülerinin kapatılması) bakanlıktan, 1950 de de chp den istifa etti.köy enstitüleri zamanında dünya klasikleri türkçe ye çevrildi. şiirlerini önce aruzla, sonra heceyle yazdı. çeşitli gazete ve dergilerde şiirleri, fıkra, makale ve incelemeleri yayımlandı. 1961 yılında öldü.
pqwer26 pqwer26
yücel ki hasan âli yücel...

cumhuriyet tarihimizin en etkili milli eğitim bakanlarından hasan âli yücel 'i ölümünün 46. yılında selamlıyoruz. sekiz yıllık temel eğitime üst üste konmuş iki sıfır gibi bakan bugünkü milli eğitim bakanlığı'nın içinde bulunduğu durum karşısında, yücel dönemini günümüz kuşaklarına özetlemek bir görev...

yücel, her şeyden önce bir kültür adamıydı. bu özelliğiyle yaptıklarını birleştirip, milli eğitim bakanlığı'nın yanı sıra kültür bakanlığı da yaptı, dersek bir ölçüde hakkını vermiş oluruz.

yücel, 26 yaşında çiçeği burnunda bir öğretmenken 2 şubat 1923'te, atatürk 'ün toplantısına katılır. atatürk'e sorar:

"bir yanda modern eğitim, bir yanda medreseler, ikili eğitim ne kadar sürecek?"

yıllar geçer, yücel 33 yaşında bir eğitim müfettişidir. atatürk, yurt gezisinde eğitimle ilgili araştırmalar yapacak bir kişi ister. bakanlık ata'nın yanına yücel'i verir. görünce sorar:

"sen, izmir'de bana, eğitimdeki ikiliği soran öğretmen değil misin?"

atatürk'ün ölümünden hemen sonra milli eğitim bakanı olan yücel, şöyle der:

"beni bakanlığa atatürk hazırlamıştı..."

****

yücel, atatürk döneminde 1927'de bir yıllığına fransa'ya gönderilmiş, orada eğitim alanında yapılanları inceleme görevi verilmişti. bir yılın sonunda, "onlar iyi biz kötü" diye dönmedi. onların başardığını kendi koşullarımız içinde biz de başarabiliriz inancıyla döndü ve öyle çalıştı.

yücel, köy enstitülerinin başlıca yaratıcılarından. ektiği o tohumlar öylesine güçlüydü ki, köy enstitülerinin kapanmasının üzerinden yıllar geçtikten sonra bile yeni kuşak köy enstitüleri derneği doğdu...

yücel, teknik eğitimin öncüsü, istanbul teknik üniversitesi'nin kurucusu.

birinci coğrafya kongresi'nin mimarı. bugün de benimsediğimiz 7 coğrafi bölge, o kongrede oluşturuldu.

ilk "neşriyat kongresi" ni topladı. burada iki büro oluşturdu; tercüme bürosu ve ansiklopedi bürosu. tercüme bürosu, tüm dünyadan klasikleri türkçeye çevirip yayımladı. unesco 1997'yi hasan âli yücel yılı ilan ederken, dünyada hiçbir bakanın yücel'inki kadar büyük çapta klasikleri ülke diline çevirmeye girişmediğine dikkat çekti. ansiklopedi bürosu da türk ansiklopedisi'ni ve islam ansiklopedisi'ni hazırladı.

operanın, balenin ve güzel sanatların başlıca dallarının gelişmesi için o günün olanakları içinde her şeyi yaptı. 29 ekim'lerde resim heykel sergisi açılmasını gelenek haline getirdi.

****

herkesin gizli bir hazinesi vardır. benim gizli hazinemin en önemli parçalarından biri, hasan âli yücel'in kravatıdır. kızı canan yücel eronat 'ın yıllar önce, "babam aynı zamanda çok iyi giyinirdi. bütün eserleri gibi giysilerini de saklıyorum. çok kravatı var, çok azını sevdiklerime veriyorum" diye armağan ettiği ince beyaz çizgili, vişne rengi kravat...

bir kişiyi en iyi anlatabileceklerden biri sanırım evladıdır. anadolu aydınlanmasının önderlerinden hasan âli yücel'i oğlu can yücel nasıl da güzel dizelere işlemiş:

"ben hayatta en çok babamı sevdim / karaçalılar gibi yerden bitme bir çocuk / çarpık bacaklarıyla ha düştü ha düşecek / nasıl koşarsa ardından bir devin.

o çapkın babamı ben öyle sevdim / bilmezdi ki oturduğumuz semti / geldi mi gidici hep hep acele işi / çağın en güzel gözlü maarif müfettişi / atlastan bakardım nereye gitti / öyle öyle ezber ettim gurbeti.

sevinçten uçardım hasta oldum mu, / kırkı geçerse ateş, çağırırlardı istanbul'a / bi helalleşmek isterdi elbet, diğ'mi oğluyla! / tifoyken başardım bu aşk oy'nunu / ohh dedim, göğsüne gömdüm burnumu,

en son teftişine çıkana değin / koştururken ardından o uçmaktaki devin, / daha geniş aşklar, geniş sevdalar için / açıldı nefesim, fikrim, canevim / hayatta ben en çok babamı sevdim."
mustafa balbay-cumhuriyet 04.03.2007
ayyasprens ayyasprens
türkiye'nin ilk milli eğitim bakanı ve bir felsefe öğretmenidir. pek çok dünya klasiğini türkçeye çevirten, kişidir. halen iş bankası yayınları tarafından ''hasan ali yücel klasikler dizisi'' adı ike piyasada satılmaktadır.

ama en büyük eseri köy enstitüleri'nin kurmasıdır. binlerce köylü gencine okuma fırsatını vermiştir . adnan menderes'in babakanlığındaki dönemin demokrat parti tarafından kapatılmıştır.
macheta macheta
türkiye'de aydınlanma çağını başlatan güzel insan. bütün dünya klasiklerini milli eğitim bakanlığı yayınları'nda bastırıp çok ucuza sattırdı. ancak o'ndan sonra ne aydınlanma kaldı ne de köy enstitüleri.
eksiksizuyum eksiksizuyum
ne kadar doğru bilemem, ama merhum neyzen tevfik, merhum hasan ali yücel'i hiç sevmezmiş. sebebini de bilemem. ama acayip laflar attığı, altından çıkılmaz beyitler düzdüğü söyleniyor.

her şey iyi de, hasan ali yücel çıkıp da "benim bir oğlum* geliyor ki ne geliyor" diyememiş mi? yazık.

zaten hep şunu düşündüm: hasan ali yücel ile can yücel yer değiştirecekti. yani neyzen tevfik ile can yücel nesildaş olacaktı. siz o zaman seyreyleyin türk edebiyatı nasıl bir zıplama yapardı.
nino quincampoix nino quincampoix
ismet inönü, cumhurbaşkanı iken, bir gün köşkte sigmund freud üzerine özel bir toplantı düzenler. batı'dan yeni gelmiş genç bir bilim adamımız anlatmış sigmund freud'u. konuşması sona erince, ismet inönü konuklarına dönmüş. "sizler ne düşünüyorsunuz bu konuda?" diye sormuş.

ilk sözü alan milli eğitim bakanı hasan ali yücel, sigmund freud'un bir gerçeği bulduğunu, fakat buluşunu abarttığını söylemiş. ismet inönü bu söze karşı;

- keşke biz de bir gerçek bulsak da abartsak ali bey, demiş.
çaylakadam çaylakadam
atatürk, hasan ali yücele "sıfır nedir hasanım" diye sormuş. hasan da, "sizin karşınızda ben efendim" diye cevaplamış.

fıkra bu, cumhuriyetin 80 yılını özetleyen.
1 /