hasan tahsin

1 /
hepten aykırı hepten aykırı
tabanca ve el bombası kullanarak iki yunan askerini öldüren, kurşunu bitince izmirin sokaklarına saklanan, hatta ve hatta pencereden bakan yaşlı teyzeye
"ana, kurşunum bitti, on yüzden kaçıyorum. öbür tarafta şahidim ol" diyen şehidimiz. cesedi kısmen parçalanmış da olsa amerikalı subaylar tarafından bulunmuştur.
tainakan tainakan
hasan tahsin çıkarma haberini önceden aldığı için çıkarmadan bir gece önce toplantı düzenler. belli bir plan yapılır, direnilecektir. ancak ertesi gün rumları alkışları arasında yunan askerleri izmir rıhtımına çıktıklarında toplantıda bulunanların hiçbiri yerlerinden kıpırdayamaz.
bunun üzerine hasan tahsin tek başına harekete geçer,
önce sırada yürüyen askerlerin ortasına bir elbombası atar, daha sonra hızla koşarak en öne geçer ve bayrak taşıyan askeri alnından vurur. askerler saldırının büyük çaplı olduğunu sanıp dağılırlar ve saldırganı ararlar. bu sırada hasan tahsin çoktan ara sokaklara girmiştir.
ancak izi bulunur, dar bir sokakta kıstırılır, cephanesi bittiği için yapacak birşeyi olmayan hasan tahsinin o sırada yanındaki evin camından kendisine bakan yaşlı kadına
- görüyorsun ya teyze, cephanem kalmadı da onun için savaşamıyorum, dediği söylenir.
o sokakta öldürülür ve cesedi yerde bırakılır, bir kaç gün sonra alınıp bir yerlere götürülür mezarın yeri belli değildir.
o gün ölenler anısına dikilen anıtta en üstte onun ismi yer almaktadır
gerçek adı osman nevres dir
(bkz: aziz nesin) (bkz: bu yurdu bize verenler)
hucre1789 hucre1789
hasan tahsin eski teşkilat-ı mahsusacı bir silahşördür.balkan devletlerinin ittifak kurmaları için çalışmış olan ingiliz buxon kardeşleri romanyada vurup yaralamıştır.
eskiunited eskiunited
selanik'te yılllarca başarılı ve popüler bir gazetecilik yaptıktan sonra sesini daha fazla duyurmak için istanbul'a gelir. ama ittihatçı arkadaşlarından beklediği ilgiyi göremez. çünkü bazen ittihat ve terakki'ye de muhalif olur. bundan dolayı kendisini istanbul ve siyasetten uzaklaştırmak için makedonya'da bir görev önerilir, teşkilat ı mahsusa tarafından. ancak asker asıllı olan silahçı tahsin'e çetecilik vaat edilir ve bu görevi içine sinmese de yapmak zorunda hisseder.

sofya'ya gittiğinde çeteciliğin ona göre olmadığı fikrine varır ama görevi bırakması halinde idam cezası bekliyordur kendisini. bu zamanlarda mustafa kemal de sofya'da bulunuyordu, görevi icabı. ve harbiyeden eski arkadaşlardı. içindeki sıkıntıyı kemal'e anlattı ve görevi bırakıp istabul'a gitmek istediğini söyledi. kemal ise dönmesi halinde idam edileceğini ve dönmemesi gerektiğini söylemişti.

ancak silahçı geri dönmeyi kesin koymuştu kafasına, icraatlarını bildikleri için affolunur zannnediyordu. 27 ağustos 1914'te süleyman askeri bey'in de aralarında bulunduğu bir topluğa getirtildi. ve kahvesine ilaç atılarak boğduruldu.
eskiunited eskiunited
özgürlüğe kurşun'da mustafa kemal atatürk'ün kendisi için söylediği eleştiri dolu ve ezber bozucu sözler var:

tahsin efendi selanik'te silah gazetesini çıkartıyordu. bu gazete mahalle kahvelerindeki insanları galeyana getiren türde, anlamsız sözler ve düşüncelerle doluydu. bu gazeteyi mahalle kahvelerinde biri yüksek sesle okuduğu zaman avam adeta ateşlenir ve tahsin'in rumlara ya da moskoflara savurduğu ağır küfürlerin, düşmanların ciğerine bir tüfek ya da bir silah mermisi gibi girdiğinden asla şüphe etmezlerdi. bu yüzden kendisini babayiğit sanarak ona silahçı adını vermişlerdi.

onun kişiliğini, ahlakını ve ruhunun kuvvetini bilmeyenler de bu yazıları okudukları zaman kendisini millet ve vatan için ölmeye adayan bir kahraman sanırlardı.

köylerde, kasabalarda, hatta büyük şehirlerde avam için tahsin, milliyet ve vatanseverlerin bir sembolüydü. bence zavallı ve garip bir tipti.

düzeltme: aynı isimdeki "silah" gazetesi yazarı "yüzbaşı hasan tahsin" için kullanmış atatürk bu ifadeleri. gecelerin yargıcı'na teşekkürlerimi sunarken, böyle bir bilgi 1 sene boyunca yanlış durmayı nasıl becermiş orasını anlamadım.
humanistfaşist humanistfaşist
komploculara göre bu tarihi kişilik osmanlı'ya karşı casusluk ve düşmanlık yapan birisiymiş.
şöyle ki: hasan tahsinin kurşun sıkması ve askerleri vurması ile işgal haklı bir zemine çekilecek ortama kavuşabilirdi. mondoros filan hani...

tabiki inanmıyoruz biz bu saçmalığa.
efulim efulim
düşmana karşı ilk kurşunu attığı söylenen gazeteci.

'fransızlar iskenderun'a asker çıkardıktan sonra dörtyol'un hemen güneyinde bulunan karaköse köyüne taarruz ettiler. buradaki halk kendilerini savunma için dörtyol'a ve özerli'ye giden yolları taştan barikatlar yapmak suretiyle kapattılar ve buraya gelen fransızlara ateşle karşı koydular. 19 aralık 1918'de yapılan bu çarpışma türk milletinin düşmana karşı ilk ayaklanması ve direnişidir.'
genelkurmay harp tarihi dairesi 'türk istiklal harbi' 4. cildi (s.55-56)

demek oluyor ki; genelkurmay kayıtlarına göre ilk kurşunu atan kişi hasan tahsin değildir. peki, adına anıt yaptığımız hasan tahsin ismi neden 1972 yılında izmir gazeteciler cemiyeti'nin hazırladığı bir kitapta yazana kadar kimse tarafından dile getirilmemiştir? izmirli yazar ve gazetecilerin pazarlaması sonucu böyle bir olay olmuş gibi tarihe aktarılmış ve anıt mezar yaptırılmıştır. bu yüzden de bazı kaynaklarda bomba bazılarında ise kurşun olarak işlenmektedir. 1930'lu yıllarda ise ders kitaplarında ilk kurşunu yunanlıların attığı yazılıdır. rivayete göre olayı izmirde gözü olan italyanlar tezgahlamıştır. bunun sonucu olarak 'biz antalya'yı işgal ettik tek kursun atılmadı. ama siz yunanlılar izmiri işgal ettiniz bu olay oldu' diyerek 'siz kötüsünüz biz iyiyiz' düşüncesini aşılamak istemiş olabilir..

ancak olay bizim açımızdan daha vahim... yüzlerce müslümanın öldürüldüğü, yüzlerce yaralıya, kadın ve kızımızın tecavüzüne zemin hazırlayan bir 'ilk kurşun' olayının anıtı olmalımıdır? hele hele bu 1930'lu yıllarda 'yunanlıların' attığı söylenen bir 'kurşun' ise...
tat mahal tat mahal
ilk kurşun meselesi 1973 yılında ortaya atıldı. kurtuluş savaşı üzerinden 50 yıl geçmesine rağmen neden bir isme ihtiyaç olunduğu hala tartışmalıdır. askeri kayıtlara göre ilk direnişi dördüncü kolordu asker alma heyeti reisi olan miralay süleyman fethi bey in yunan askerlerinin silah zoruyla zito venizelos "yaşasın venizelos" diye bağırmak yerine kato yani "kahrolsun venizelos" diye bağıran süleyman fethi bey in ilk direniş şehidi olarak kayıtlara geçmesesi gerekmektedir.

1888 yılında selanik te doğan hasan tahsin eğitimini şemsi efendi okulundan sonra selanik feyziye mektebi nde bitirmişti. okulun o sıradaki müdürü gelecekte osmanlı maliye nazırı olacak cavid bey di. hasan tahsin daha sonra istanbul a gelecek kendisi gibi selanikli olan cavid bey den büyük yardım görecekti. hasan tahsin , 1908 yılında ittihat ve terakki tarafından öğrenim görmesi için paris e felsefe okumaya gönderilmiş dönüşünde parti içinde etkin rol almıştı. teşkilat-ı mahsusa da yani osmanlı istihbaratında çalıştı. onu teşkilata sokan yine hemşehrisi olan selanikli nazım bey di. istihbaratçılığı sırasında en önemli görevi biri türk düşmanı iki ingilizi ortadan kaldırmaktı. balkan komitesi başkanı edward buxton ile kardeşi leland balkan devletlerini ingiltere nin yanında savaşa gimek için razı etmeye çalışıyorlardu. bu komite daha önce balkan devletlerini osmanlı ya karşı kışkırtmıştı. osman nevres bükreş te buxton lara ateş açtı. leland hafif yaralandı, edward yara almadan kurtuldu. 1917 yılında isviçre ye giden hasan tahsin ittihatçı karşıtı çevrelerle görüştüğü için dönüşünde teşkilat tarafından ticaret bahanesiyle izmir e sürgüne gönderildi. 11 kasım 1918 de hukuk-u beşer isimli gazeteyi yayınlamaya başladı. iki defa kapatılınca sulh ve selamat adlı gazeteyi çıkarttı. izmir de özelikle levantenler ve yabancı iş adamlarıyla oldukça yakın ilişkiler kuran hasan tahsin in geçmişi tam bir muamma olmakla birlikte hakkında net ve ciddi bir araştırma yapılmamıştır.
scrappy scrappy
cumhuriyet tarihinde(19 mayıs 1919 sonrası) direnişi başlatmış, düşmana ilk kurşunu atmış gazetecidir.

osmanlı hala osmanlı'yken, 1. dünya savaşı dahilinde çeşitli halk direnişler olmuştur elbette. fakat o direnişler simgeselleşememiştir.

(bkz: trablusgarp)
(bkz: kahire)

osmanlı genelinde olağan halk direnişleri olmuştur zaman zaman fakat belirtildiği gibi olağandır. simge olabilmesi için ilk olması gerekmektedir. fakat bu direniş esnasında ölenlerin, yaralananların boşa öldüğü anlamına gelmez.

kısaca; direniş hasan tahsin ile başlamıştır.
1 /