hayal etmek

2 /
nastasya filippovna nastasya filippovna
en sanatkâr halini ahmet haşim'in şiire döktüğüdür; o belde adlı şu şiirle:

denizlerden
esen bu ince havâ saçlarınla eğlensin.
bilsen
melâl-i hasret ü gurbetle ufk-i şâma bakan
bu gözlerinle, bu hüznünle sen ne dilbersin!
ne sen,
ne ben,
ne de hüsnünde toplanan bu mesâ,
ne de âlâm-i fikre bir mersâ
olan bu mâi deniz,
melâli anlamayan nesle âşinâ değiliz.
sana yalnız bir ince tâze kadın
bana yalnızca eski bir budala
diyen bugünkü beşer,
bu sefîl iştihâ, bu kirli nazar,
bulamaz sende, bende bir ma'nâ,
ne bu akşamda bir gam-i nermîn
ne de durgun denizde bir muğber
lerze-î istitâr ü istiğnâ.

sen ve ben
ve deniz
ve bu akşamki lerzesiz, sessiz
topluyor bû-yi rûhunu gûyâ,
uzak
ve mâi gölgeli bir beldeden cüdâ kalarak
bu nefy ü hicre müebbed bu yerde mahkûmuz...

o belde?
durur menâtık-ı dûşîze-yi tahayyülde;
mâi bir akşam
eder üstünde dâimâ ârâm;
eteklerinde deniz
döker ervâha bir sükûn-ı menâm.
kadınlar orda güzel, ince, sâf, leylîdir,
hepsinin gözlerinde hüznün var
hepsi hemşiredir veyâhud yâr;
dilde tenvîm-i ıstırâbı bilir
dudaklarındaki giryende bûseler, yâhud,
o gözlerindeki nîlî sükût-ı istifhâm
onların ruhu, şâm-ı muğberden
mütekâsif menekşelerdir ki
mütemâdî sükûn u samtı arar;
şu'le-î bî-ziyâ-yı hüzn-i kamer
mültecî sanki sâde ellerine
o kadar nâ-tüvân ki, âh, onlar,
onların hüzn-i lâl ü müştereki,
sonra dalgın mesâ, o hasta deniz
hepsi benzer o yerde birbirine...

o belde
hangi bir kıt'a-yı muhayyelde?
hangi bir nehr-i dûr ile mahdûd?
bir yalan yer midir veya mevcûd
fakat bulunmayacak bir melâz-i hulyâ mı?
bilmem... yalnız
bildiğim, sen ve ben ve mâi deniz
ve bu akşam ki eyliyor tehzîz
bende evtâr-ı hüzn ü ilhâmı.

uzak
ve mâi gölgeli bir beldeden cüdâ kalarak
bu nefy ü hicre, müebbed bu yerde mahkûmuz.
olea olea
hayal gücü kuvvetli biri tarafından gerçekleştirilmesi halinde seri mucizelere katkı yapabilecek hadisedir, düşündükçe üreten güzel insanların zihinsel karmaşaları ile hayatta kattıkları etkiler...
the blinker query the blinker query
insanın gücüdür.sonu yoktur ve zaten olmamalıdır.ancak bu demek değildir ki,insan gerçeklerden kopmalı.hayatını içinde bulunduğu gerçeklerin farkında olarak yaşamalı insan,ama hayal kurarken kendisini sınırlamamalı.sınırlamamalı ki,geleceğe umutla bakabilsin ve azmini kaybetmesin. elbette her hayal gerçekleşmeyecektir ama; herkesin gerçekleşen bazı hayalleri illa ki vardır.bu da hayal kurmaktan vazgeçmemek için yeterli bir nedendir.
dedim ve noktayı koydum dedim ve noktayı koydum
yahya kemal beyatlı'nın çok sevdiğim bir sözü var. bunu yaşadığım hayatın biz özeti olarak görmüşümdür hep. başlarsam buraya yazılacak o kadar çok şey var ki... oysa ben bu cümleyle özetlemek istiyorum her şeyi, tıpkı yaşadığımız hayat gibi...

"yürü! hür maviliğin bittiği son hadde kadar. insan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar."
bob saginowski bob saginowski
en çok keyif alınan yerler şehirler arası otobüs yolculuklarında ve yolda tek başına yürürkendir.

tiesto yok trans müzik falan yalan. sende ki mix man bir işe yaramaz bu bendeki hayal etmek olmasa falan diyesim var.

en kötü yanı da uyuyamıyorum. o kızı düşün, şu sınavı düşün, yaz gelsin de tatili düşün, beşiktaş için sivas deplasmanına gitmeyi düşün...
sanatismus sanatismus
en önemlisi bedavadır. güzeldir. kimse karışamaz. sistemi fahişe olarak değerlendiriyorsanız en bakire yerde olmaktır hayal etmek. neler yapmazsınız ki ? ne fantastik, ne mutlu anlar. ne başarılar neler, neler. en olmayacak şeyler olur. sanıldığı kadar şizofren bir davranış değildir. önündeki ekmeğe razı olmayan insanların yaptığı bir şeydir genelde. herkesin yapabildiği bir astral seyahattir. hayal ettiğinizi belli ederseniz yadırganabilirsiniz hayal etmeyen insanlar tarafından. siktir edin siz belli etmeyin ama hayal edin. yapacağınız planların provaları olabilir bazen. yaratıcılık gelişir. en ''saf'' kendin olduğun andır. bilirsin her şey mübahtır o anda. yargı yok!, olumsuz sonuç yok!, hüzün yok!

hayal etmek bir çocuğu savaşın ortasından bir süreliğine alır. 5 parasız bir adamı kısa süreliğine las vegas'a bile götürebilir. bir oyuncuya oscar aldıtabilir. istediğin bir kadınla deli gibi sevişebilirsin(ossbir çekerken yaptığın şey değil tabi bu tam olarak). uçabilirsiniz. bir yazara kitabını milyonlarca sattırabildiği gibi bir yönetmene milyon gişe sağlayabilir. sokakta çıplak koşabilirsiniz böyle şlak şlak diye çıplak ayaklarınız asfalta vurarak dal daşşak. hasıl kelam sert bir rüzgar gibidir alır öyle bir götürür savurur ki konma konusunda tecrübeli değilsen genelde sert düşersin. bu yüzden yadırganır.
2 /