hayat kadını

2 /
muglak muglak
ssk çerçevesinde yaptıkları işin hizmet sözleşmesi olup olmadığı tartışmasına girmeksizin sigortalı kabul edilen kimselerdir. bu kapsama alınanlar sadece 'genelev'lerde çalışan ve '' başkalarının cinsi zevkini menfaat karşılığı tatmin etmeyi sanat edinen ve bunun için değişik erkeklerle münasebette bulunan kadınlar'' olarak tanımlanmış 'tescil' edilmiş kadınlardır. bildiğin seks işçisi, evet. bunları çalıştıranlar da doğal olarak, 'işveren' sayılmaktadır.
lakin anayasasında 'sosyal devlet' sıfatını taşıyan bir devletin görevi, fuhuşu meşrulaştırmaktan ziyade buralarda çalışanlara onurlarıyla hayatlarını sürdürebilecekleri istihdam imkanları sağlamaktır. böyle bir girişim onları sigortalamaktan daha akilane ve çözüme ulaştırıcıdır, kanımca.
onurum onurum
devletin,toplumun,insanın ayıbıdır.bunların zenginlerine hanımefendi denir.yoksulları aşağılanır,dışlanır,küçümsenir ve ayıplanır.oysa kendine sosyete diyen pek çoğundan kat kat insandırlar. yaşam koşulları nedeni ile etlerini satmaktadırlar.devlet ve toplum olarak üstümüze düşen tüm görevleri yerine getirebilseydik içlerinden doktorlar,öğretmenler,avukatlar,hemşireler kısaca toplumun yüz akı olan kadınlar çıkacaktı .oysa akla zarar bir yaşama tutsak olmuş,tutsak edilmiş.paryalar olmuşlardır.dünyanın en güç mesleklerinden birini yapar hale gelmişler,getirilmişlerdir.etlerini,terlerini,yüreklerini en kötüsüde ruhlarını kiralayarak her gün biraz daha ölüyorlardır kanımca.toplumun bir kişisi olarak kurtulmaları için hiç mücadele vermediğimiz için özür dilememiz gereken beden emekçileridir.devletin ve toplumdaki her bireyin en kısa sürede bu toplumsal yaraya çare bulması en büyük dileğimdir.hiç bir kadın öylesi bir yaşama tutsak edilmemelidir.bu kadınların yaşamının anlatıldığı ve içe dokunan en güzel kitap kemal tahir'in karılar koğuşu romanıdır.
ebemgari ebemgari
hayat dediğimiz, cüzdan aralarımıza sıkışmış,
canım yanmakta!
hayat dediğimiz, delik içlerine kaçmış,
içim kıyılmakta!
hayat dediğimiz, becerebildiklerimizle birmiş,
aklım uçmakta!
hayat dediğimiz, itip kakmalarla savrulmuş,
damarlarım çekilmekte!

bir fahişeyi tanımlarken ne kadar yaratıcı olduğumuzu görebiliyoruz değil mi?
görüyoruz elbet, kör değiliz ya...

hayat kadını

hayatın badire yığını bir yol olduğundan mı dem vursak şimdi?
bir fahişenin ne çok acı çektiğinden, hayatın acılarla dolu olduğundan mı?
yoksa kimselerce hayatım denmeyecek olan, bu kadınları, teselli etme gayemizden mi?
hayatı onda bulan er kişilerden mi dem vursak şimdi?

nerden dem vursak, nereye vursak?..

toplayıp çıkınlarımızı, hayatı zindan ettiklerimize hayat kadınlığı yakıştırmalarımız, kendimizi avutmalarımız değil midir?
yaşamının her karesine, tiksinmelerimizi bulaştırdıklarımızı, sanki hayatın içinde vazgeçilmelerimizmiş gibi tanımlama çabalarımız, savunmalarımız değil midir?
çocuklarına, "piç" muamelesi yapıp, senin annen, hayatın sillesini yemiş yakınlaşmalarımız, kendimizi kandırmalarımız değil midir?

nasıl tanımlarsak tanımlayalım,
görünce becermek istediklerimiz onlar.
nasıl tanımlarsak tanımlayalım,
paramız kadarlar.
nasıl tanımlarsak tanımlayalım,
aklımızı alır memeleri.
nasıl tanımlarsak tanımlayalım,
yaşlandıklarında pislik olur bedenleri.


ah hayat kadınları, hayatı sizin kadar anlayamamızdandır belki,
bakın bazıları size fahişe demekten utanmışlar.
kibarlaşmış hayat kadınlığını yakıştırmışlar.
sevemeseler de sizi, anlar(!) lar, acılarınızı anarlar.

ama ne kadar olursanız olun, ille de kötü yola düşmüşsünüz neylesin onlar...
triangle triangle
mars kadını olmayandır. iki güzel kelimeyi parsellemiş kadındır ayrıca. hayat kadınıdır işte. bunlardan bir kısmı şen duldur mesela. bir kısmı emek verir, çalışır, çocuklarına bakar. bir kısmı beyinin hanımıdır. bir kısmı babasından aldığı harçlığı ojesine yatırır. bir kısmı henüz sarı saçlı bebeğiyle oynar. hayat erkeğinin dişisidir.
shard shard
küçük kuzenimin televizyonda 'hayat kadını' söz öbeğini duyması ve akabininde gelişen enteresan diyalog sonucunda farklı bir bakış açısı kazandığım olaydır..

k- hayat kadını ne yaa??
b-....ee kem küm...kadın işte
k-sen hayat kadını mısın? (ani bir manevrayla)
b-hayır canım saçmlama değilim
k-o zaman ölüm kadını mısın?
b-aslında tam olarak öyle değil
k-hayatta olduğuna göre hayat kadınısın.. yoksa ölücekmisin?
b-tamam sus!
davaynan vurmayaydı iyiydi davaynan vurmayaydı iyiydi
hangimiz hayata ait değiliz yahu? tepkisini verdiğim belirtisiz isim tamlaması. yanlış kullanım eseri olduğunu düşünüyorum. öte yandan hayatını para karşılığı seks ile sürdürenlerin daha hayatın içinde olduğu düşünülmüş de olabilir. en iyisi ben bir çay koyayım.
2 /