hayatın ne kadar ibne dolduğunun anlaşıldığı anlar

1 /
bosnadasavaşırkensonbiederlezidinleyenadam bosnadasavaşırkensonbiederlezidinleyenadam
uzun süredir bana yazmaya çalışan bir çocuk var. hayır konu kesinlikle sevgili muhabbeti değil. aynı lisedeydik şanssızlık işte aynı okulu kazandık. çocuğu hiç sevmem. sırf yanımda oturmasın diye izmirde bozuk otobüse binmişliğim var. buluşalım falan deyince aradan çıksın diye bugün buluştum. süleymanın kardeşi öldü dedi bana. ben mal gibi kaldım. neden dedim. lösemi dedi. hastamıydı dedim. en son gördüğümde abisi gibi tombik dipdiri bi şeydi. hasta değilmiş birden ölmüş. gittim süleymanin sınıf arkadaşı benim de yakın arkadaşım ona sordum. çocuk rüyasında öldüğünü görmüş annesine babasına gidip ben ölçen mi demiş fenalaşınca hastaneye götürmüşler tahlilleri çıkmadan ölmüş. nasıl lan nasıl anlaşılmaz bu amk hastalığı. bebekliğinden beriymiş. nasıl hiç mi belirti göstermez. facesine baktım. ben abimi çok özledim abim gidiyor falan yazmış. çok fenayım şuan. çocuk benim doğum gününden 2 gün sonra ölmüş.
format at geçer format at geçer
o kadar çok varki hangisini anlatsam bilemiyorum. her istediğinizin tam tersi şekilde geçen bir hayatınızın olduğunu düşünün.

bak en sonuncusu psikiyatriden randevu alıyorum anıl isminde erkek doktoru seçiyorum rahat rahat çekinmeden konuşurum diye. zaten iki doktor seçeneğim var diğeri bayan. randevu saati bi gidiyorum odada bayan bir doktor neyse yarım yamalak anlatıyoruz derdimizi herhalde anıl ın işi çıkmış yerine bu gelmiştir bir dahaki sefere daha detaylı anlatırım diye düşünüyorum. kalkarken
+ isminiz neydi ben anıl beye randevu almıştım?
- anıl benim!
+ hay şansımı sikim.(içimden)
sarraf the great sarraf the great
dün. bir pazar sabahı. uyandım telefonu şarja takayım dedim. anladım ki elektrikler kesik. hiç kahvaltı hazırlayasım da yok. üniversiteme kaçayım dedim. hem arabada telefonu şarj etmiş olacağım hem de boğaza karşı kahvaltımı yaparım diye düşündüm.

sandviçimle meyve suyumu alıp manzaraya karşı oturdum. yanımda bir çift. sarışın naif güzel bir kızla, esmer sakallı eli yüzü düzgün bir çocuk. ikisi de birer kitap almış okuyorlar. arada konuştukça kızın ilişkide zayıf taraf olduğunu anladım oysa çoğu erkeğin hayallerini süsleyebilecek durulukta bir kız.

kız kedilerden çok ürküyor. altından bir kedi geçmeye çalışınca hemen banktan fırlayıp ayaklandı. sonra diyalogları:

e: kalkma otur
k: ama üzerime atlar diye korkuyorum
e: zaten o yüzden kalkma diyorum kucağına gelmediğini görünce bir daha da korkmazsın.
k: yok şimdi gider zaten
e: (herkesin içinde bağırarak) mal mısın kızım otur bak eğer üzerine atlarsa sana bin tl vereceğim.

ben şok oldum tabi bu hasta ruhluyla bu kızın ne işi var acaba diye düşündüm. çantasını alır kalkar gider diye bekledim ama hüzünlendi oturdu. tekrar kitabını okumaya çalıştı. içinde ne fırtınalar koptu acaba?

biraz zaman geçti. çocuk böyle de götüm uyuştu deyip banka yattı. ayaklarını da kızın kucağına koydu. böyle malak gibi yatacaksın bari başını koy kızın kucağına. kız daraldım birden diyor çek ayaklarını bile demiyor zavallım. çocuğun umrunda değil istifini bozmadan kitabına devam ediyor.

ben utandım, sinirlendim, dayanamadım da kalktım artık. sonra düşündüm ama işin içinden çıkabilecek mantıklı bir açıklama bulamadım. bu kız bu adam ne alaka? hayat işte böyle bir ibne deyip vişne suyumu yudumlamaya devam ettim.
söylesem tesiri yok sussam gönül razı değil söylesem tesiri yok sussam gönül razı değil
genelde donuk olan facebook profilini arada açıyorum;ölen falan var mı diye bakmak için

az önce yine açtım baktım; iki tane ilkokul arkadaşımın fotoğrafı alt alta denk gelmiş ekranda

arkadaşlardan bayan olanı; sikindirikten bir üniversitenin sikindirikten bir bölümünden mezun,1 hafta önce evlenmiş;ölüdenizin üstünde paraşüt müdür artık ne sikimle uçuyorsa fotoğrafı var,durumuna da mutluluktan uçuyor hissediyor diye yazmış

arkadaşlardan erkek olanı;az önce anlattığım kıza göre nispeten daha iyi bir üniversitenin nispeten daha iyi bir bölümünden mezun,askerden geleli 2-3 ay oldu,iş arıyor. bizim oturduğumuz mahallede dayısının dükkanının önünde girişteki çekirdek,fıstık gibi kuruyemişlerin önünde yine ilkokuldan başka bir arkadaşla #dost#kardeş#yorgunluk#muhabbet#koyu#kafalar#bozuk#sıkıntı#çok#dertleşmek#hoş etiketiyle fotoğrafı var

ne diyeyim hayat harbiden çok ibne lan
beck s beck s
jiletin yoksa okuma sevgili okur.
bak şimdi benim ev arkadaşım dünyadaki en naif insanlardan biri tamam mı ? kadınlara hep çiçek olarak bakar, iyi kalplilikten ölecek aq. 93lü bu arkadaşım, öyle pek(hiç) sevgilisi de olmamış. kimse hakkında kötü konuşmaz, düşünmez.
bunun ara ara konuştuğu, konuşuyoruz ama çıkmıyoruz levelında olduğu bi kız vardı. sık sık bana bahsediyor, kanka galiba olucaz lan çok iyi birisi falan diyordu.
bikaç hafta önce teamspeakte arkadaşlarla dertleşiyoruz. teamspeak bu bildiğin skype gibi bişey işte. açtık yıldız tilbe, neşet baba falan kollar neşter hep sanki bi derdimiz varmış gibi. bu adını vermeyeceğim ev arkadaşım geldi gözleri dolu amına koyım. noldu lan? diye sordum.
kanka xx grubunu açsana bi. xx grubu da genelde güzel kadın fotoğraflarının, bide bikaç sevgilinin after sex fotoğraflarını paylaştığı bir grup. ha bide ifşa falan var oluyor arada.
neyse açtım. aşağı in, falan dedi. ee, dedim.
hah kanka dur burda. şu kızla herif var ya, bu benim konuştuğum kız amına koyım, dedi.
fotoğraflar şöyle, kız çıplak falan işte, fotoğrafa bakıp gülüyor. yeni çekilmiş. hemen mesaj attık, ısparta'dan mı bu fotoğraf, diye. öyleymiş amına koyım.
lan baktım çocuk baya üzgün. espri falan yapayım dedim. '' kanka çok üzüldüm link var mı '' falan diye. yok amına koyım herif ağlamaklı.
dedim napcaz? napalım kanka doğru kişi değilmiş. umarım mutlu olur, diyor.

lan amına kodumun karısı seninle konuşurken neler yapıyormuş falan diye delleniyorum ben, yok adamda peygamber sabrı var.

neyse falan filan. bu da böyle bi anımızdı. muhtemelen şimdi odasında osbir falan çekiyor, cs go oynuyordur.
birvarmisbiryokmus birvarmisbiryokmus
eski yönetim yüz kırk bin türk lirasını zimmetine geçirerek suç işlemiş, dava edilmiş hatta hapis cezası almış; bozuk hidroforu yüz yetmiş türk lirasına yaptırdım diye (faturalı ve garantili) bana "parayı sokakta bulmadık" diye çemkiriyor...

ey adalet bana da uğra....
sade soda sade soda
ilkokul yıllarında sıradan bir yazılıda kopya verdiğin arkadaşının senden daha yüksek alıp bunu kendine marifet sayarak senle dalga geçmesi hadisesinin onun karakterini tamamlamasıdır.
1 /