hayattaki en acımasız gerçek

6 /
mouglalis mouglalis
ölüm elbette lakin en acımasız gerçek ise gözünü açtığın andan şu dakikaya kadar yanında olan varoluşunun sebebi anne ve babanın öleceği ve buna şahit olacağını bilmek. ansızın bir telefonla gelen bir haber yada gözlerinin önünde yaşanması.. daha acımasız gerçek ne olabilir ki..?
birgecevaktikoynumagel birgecevaktikoynumagel
hayatta en değer verdiğiniz insanın sizden önce hayatına giren insanlara romantik davranışlarda, jestlerde bulunmuş olması, çabalaması, düşünmesi mesela özel günlerinde plan yapması ancak onlar tarafından defalarca salak yerine konulması, kendisine defalarca yalan söylenilmesi amma fakat ve lakin sizi cepte bilip hor görmesi, bazen eğer siz isterseniz ve ima ederseniz romantik bir söz söylemesi, sizi defalarca salak yerine koyup yalan söylemesi, çabalamaması, değer vermemesi...

arkadaşlar 2 gram sevgisi olmasa bende yüzüne dönüp bakmayacağım insandır kendisi. şu sevgiyi başımdan atıp siktiri çekeceğim günü bekliyorum.

örnek kimileri için basit olabilir ancak gönül rahatlığıyla şunu bilir şunu söylerim: hayatta en acımasız gerçek değer verilen kişi tarafından hor görülmektir.
delininyildizi delininyildizi
her veda bir güle güle ya da hoşça kal gerektirmez, acımasız gerçekler vol bilmem sikim kaç. bir bakış yeter aslında, ne sen bilirsin ne o bilir ama bakış bilir son olduğunu; daha farklı bakarsın, daha farklı bakar. gülüş bilir mesela bir daha asla onun için gamzelerinle öpüşmeyeceğini, veda edercesine öper dudak kenarların gamzelerini; son gülüş, son kavuşmadır. sen bilmezsin, o da bilmez ama dokunuş bilir son kez olduğunu; tutuşursun sana her dokunduğu yerden. gözlerin durumu farklı, gözler bilirse sen de bilirsin son olduğunu; göz kapaklarının içine kazırcasına bakarsın çünkü. ciğerlerin onunla aynı oksijeni son kez paylaşır da her an aldığın soluktan farklı hiçbir şey olmaz mesela, halbuki bilsen son olduğunu belki de bu dünyada aldığın ilk havanın seni yakmasıyla avazın çıktığı gibi nasıl ağladıysan ağlarsın, kırgınım bu duruma. ağzından çıkan son şeyleri duyuyorsundur belki de; bilsen, sana tanrı tarafından hayatın sırrı fısıldanmışçasına pür dikkat dinlersin ama yok, bilmiyorsun. yazıklar olmasın mı şimdi? son olacağını bilerek gitmezsin çünkü, kim sevdiğine son kez olacağını bilerek gider ki zaten, sevmenin doğasına aykırı mevzu bu. her şeyin bir başlangıcı ve sonu vardır. bu kainattaki hangi inanç ya da inançsızlık sistemine inanırsan inan, tek ortak öğreti budur belki de. başlayan her şey biter. nasıl, ne zaman, nerede bilemezsin ama biter. bunu bildiğin halde ağlamak isteği gelir ya her sonda, ben o isteği sikeyim. bildiğin şeyi kabullenememek insanlığın muazzam tasarım hatalarından biri, umarım ki versiyon ikide bunu düzeltir üretici firma. ha ayrıca, o gelen ağlama hissinin boğazda bıraktığı fil hortumu düğümlenmesi hissine de ayrıca yazıklar olsun, sanırsın bana tıkanmış bir boru. gülsen gülemezsin, ağlasan ağlayamazsın, yutkunayım desen o da mümkün değil. sonra her şeyin farkındalığı gelir gümbür gümbür, ortalığı dağıtarak gelen son hızdaki bir tren gibi çarpar sana gerçek. üf! aman yarabbi o nasıl güzel çarpılmaktır öyle, anlarsın kırılan her parçanda; umarsızlığı, son'dan daha çok üzer. senin yasını tuttuğun o 'son', karşının umurunda değildir. bakın asıl buna binlerce kere yazıklar olsun, çünkü sana yazık olmuştur. sonrası mı, sonrası o tıkanık boruyu açmak için boğazın parçalanırcasına kahkaha atarsın.
fruit fly fruit fly
aslında açık ara ölüm gerçeğidir. yani ölüm. hani son. hani eninde sonunda yapıp ettiklerin aldığın kararlar bitecek unutulacak değersizleşecek. sen aslında bir dönem varolmuş yazık bir varoluş çabası sergilemiş tamam takdire şayan bir iz bırakma gayretine girişmiş ulu eşsiz bi bireysin ama ölüyosun akü bundan daha insanı nihilizme sürükleyen daha kişiyi anlamsızlık girdabında bir trambolin misali zıp zıp zıplatan bi gerçek olabilir mi ya.bir de o var di mi?bence o hiççi köpeklerin cevap veremediği en büyük sorunsal bu tamam yaşam anlamsız o zaman napalım intihar mı edelim hepimiz bi kobeyn değiliz ki her nisanda hatırlanalım veya eymi değiliz napalım. hadi niçe buna cevap ver. koydugumun ibnesi hayatımızı miktin
madafakamanki madafakamanki
ölünce her şey bitecek ve bu yangın, yangın değilse bile koşturma, telaş dinecek sanmanız ama aslında öyle olmaması. ben 3 kez öldüm ve her seferinde de ölmeden bir kaç adım önce ölünce biteceğine inandım. ölünce bitmemesi mi, biteceğine inanmanız mı asıl öldüren varın siz karar verin. herkes farklı ölüyordur belki.
6 /