haziran

2 /
yumurt yumurt
hemen bittiği günün ardından feci sıcakların başladığı ay. sıcak hava dalgaları da haziran ayının bitmesini heycanla bekliyor sanırım.
benden sonra mutluluk benden sonra mutluluk
üniversite bitmeden önce havaların güzel olmasıyla hiç ama hiç çekilmeyen lanetli finallerin, ödevlerin ve projelerin ayıydı. ama şimdi okul bitti o lanetli finallerin, projelerin, ödevlerin bile özleneceği ay olacak sanırım! çok dertli ve efkarlıyım sözlük..
sevim koş katil geldi sevim koş katil geldi
yılın en güzel ayı. bir kere ne çok sıcak ne çok soğuk. oooh mis. ılık ılık rüzgar eser falan. yaz ama öyle temmuz gibi ağustos gibi yavşak değil. vıcık vıcık etmiyor insanı. derim ki ileride mevsimler olmayacaksa her gün haziran havası olsun.
elektro kaval elektro kaval
garip gelebilir ama ileride bir kız bebeğe sahip olursam, nasip olursa, adını haziran koymak isterim..

bitmeyecek bir yaz'ın başlangıcı olduğu için...
noscho noscho
eskiden küçükken tatil demekti, lisenin ortasından itibaren sıkıntı demek oldu benim için. yok öss'yi dershaneyi düşün, yok stajı finalleri yaz okulunu düşün. keşke düğme olsa da "1 month later" diye ansızın yazı çıkıp atlatabilsem haziranı ama işte. allah babadan yapmasını istiyoruz. kullanıcı isteklerine az kulak ver pls.
strange kind of woman strange kind of woman
seni neyle geri getireceğim, de bana güzel yağmur
büyük bir ev buldum, adı sokak, bir de küçücük
parkı var, gölgesi içinde keder gibi durur
ister haziran de, ister ağustos balkonunda
aşka da yer bulunur, hala elmayım diye
mırıldanan şiiri de soy şarabın bordosuna
keyfimiz tamam olur... demek isterdim ama,
nasıl derim, sokağa yağmur gibi gelen konuk giden
şu küçücük kedi kız bir daha nerde bulunur?
capry capry
mektubun geldi arkadaşım
haziranda geldi
şimdi sen denizi de yazmışındır.
beni beter edeceksin ya
martılarını ve simidini istanbul'un
göz nurum
suyun çiçeğe ve çimene yürüdüğü bir mevsimde
bana umudu yazmana ne hacet
hadi biraz
şehrin şarkısından ve arkadaşlardan bahset

mektubun geldi arkadaşım
haziranda geldi
gönderdiğin gibi duruyorum burada
hiç ağlama
ağlamak yakışmıyor haziran da adama
iyi yanları da yok değil ama
bak erken kalkıyorum mesela
gök yüzüne bakabiliyorum arada sırada
arada sırada koymuyor da değil
koyuyor hasretlik onca kahrıyla, ama arada

hadi çocuklardan bahset
herkes iyi diye bir yalan yaz mesela
pazar günleri onları güneşe çıkart
ellerinden tut götür uzak bir limana
sevgili karıma da bir gül diziyorum boncuktan
mahsus selam ediyorum bütün arkadaşlara

mektubun geldi arkadaşım
haziranda geldi
kimin aklına gelirdi ki
aşkın ve sevdanın hatırına
bir menekşe büyüteceğim iki ranza arasında
sonra türküler öğreneceğim
zulmün, ayrılığın ve turnaların adına
gönderdiğin kitapları da okuyorum
elin değerse ve zor değilse
biraz çimen, taze bir gül yaprağı
karımın sesinden, çocuklarımın gülüşünden de koy
bir daha ki mektubuna
arkadaşların yüreğini de unutma

mektubun geldi arkadaşım
haziranda geldi
yağmurda yağıyor mu
ıslanıyor musunuz eskisi gibi
eskisi gibi anıyor musunuz arkadaşınızı
hiç unutmadığım adlarınızı
adımın yanına yazıyormusunuz.
bu pazar açık görüş var
çocuklarımı, karımı ve arkadaşlarımı istiyorum
konuşuruz ordan burdan
eleriniz elime, yüreğiniz yüreğime dokunur
tamam biraz da ağlarız
ağlarız işte ne olur
mapusluk mevsiminde o kadar olur.

mektubun geldi arkadaşım
haziranda geldi
gönderdiğin gibi duruyorum burada
hiç ağlama
ağlamak yakışmıyor haziran da adama
iyi yanları da yok değil ama
bak erken kalkıyorum mesela
gök yüzüne bakabiliyorum arada sırada
arada sırada koymuyor da değil
koyuyor hasretlik onca kahrıyla, ama arada

mektubun geldi arkadaşım
haziranda geldi

ibrahim sadri
2 /