hece

tangocu kedi tangocu kedi
edebiyatın belli başlı türleri(roman,şiir,öykü,eleştiri vb.) ve simaları(ahmet hamdi,necip fazıl,nazım hikmet) için hazırladığı özel sayılarla dikkati çeken bir dergidir.inanılmaz bir başvuru kaynağı sağlar.elimde nazım hikmet ve ahmet hamdi özel sayıları vardır.ele aldıkları kişiyi/konuyu en ince ayrıntısına kadar incelerler.nazım hikmet için hazırlanan özel sayı kaynakça ve fotolarla birlikte 640 sayfadır.içinde nazım'ın siyasi kişiliğinden,şairliğine,sinema ile olan ilişkisinden mevlevilik ve tasavvufla olan bağına kadra pek çok şey irdelenmiştir.ahmet hamdi sayısı ise kaynakça ve albümle birlikte 398 sayfadır.üstadın edebiyat anlayışından,estetik bakış açısına ve zaman-mekan algısına uzanan çok geniş bir çalışmadır.kısaca kütüphanemin demirbaşlarını oluşturan eserlere imzasını atmış tapılası edebiyat dergisidir.

(bkz: www hece com tr)
usuyitik usuyitik
kıymetli işler yapan edebiyat dergisi. seçtikleri dosya konusunun hakkını veriyorlar hakikaten.
özel sayıları da kütüphanenin sağ üst rafına koyulup ilerde yazılacak makaleler- tezler için kaynak olarak kullanılmayı hak ediyor.
usuyitik usuyitik
doğan kitap, epsilon, altın yayınlarını kapatıp tüm ödeneklerini hece yayınlarına vermek istiyorum.
faşistim ben. antidemokratikim.
pirecorbasi pirecorbasi
bazı sığırların kelimeyi oluşturan küçük parçalar olarak değil de ilk anlamları şeklinde algıladığı şeydir. nasıl bi tanımdır bu allam yareppim ya. tanımı ben de anlamadım zaten. dert etmeye gerek yok. o zaman olaya geçelim.

birinci sınıfa giden kuzenimin elinde hecelerle dolu bi kağıt görmüştüm. adam ders biliyo tabi. heyecanlı falan. okumayı yeni öğrenmiş; yazarken de dil dışarda yazıyor daha. dilini içeri almayı öğrenememiş daha. dünyanın en zor işini beceriyormuşçasına bi hava var kendilerinde. elindeki kağıdın içine gire gire, kafasını sallaya sallaya bi şeyler okumaya çalışıyor garibim. yanıma çağırdım. "gel beraber çalışalım. oku bana hadi." falan dedim. büyük bi hevesle okumaya başladı.

"ab-eb-ıb-ib-ob-öb-ub-üb"
"ac-ec-ıc-ic-oc-öc-uc-üc"
"ad-ed-ıd-id-od-öd-ud-üd"
...
"an-en-ın-in-on-ön-un-ün"
"ma-em-ım-im-om-öm-um-üm" (bi dakka lan?)

daha 1. sınıfa giden (takriben 7 yaşındaki) çocuklara bir hece olarak "am" yazamamış, bunu ayıpcı olarak görmüş birinin olacağı aklımın ucundan geçmezdi.

"çocuklara am dedirtmem! dedirtemeğğm!"

hastir len ordan! hece lan o hece. bildiğin he-ce. bak bunun içinde de var iki tane. am yazamamış ya. ma nedir ya? yanına ca ekle, "amca" olsun. amca da yazma sen bu çocuklara o zaman. maca ne lan? macık beyinli sığır!