her bokun akp ye yaraması

nils holgersson nils holgersson
sabah akşam ters düz girmeme, tiksinmeme rağmen kurdukları bu sistemde oluşturdukları algının hakkını teslim etmek gerek. muhalefeti kıstırmışlar dar bir alana kıpırdatmıyorlar. biri ağzını açsa twitter ekşi sözlük medya trolleri kırmızı görmüş boğa gibi saldırıya geçip parçalayana kadar adama rahat vermiyorlar.

öyle ya da böyle bu kolay bir şey değildir. olsa bir kaç örneğini görür duyardık. tabii muhalefet de otursun düşünsün ne kadar basiretsiz olduklarını ve işin bu noktaya gelmesini bizim gibi izlediklerini.
sithin sene sithin sene
bir takım gizli akp hayranı çakma muhalifin her boku akpye yarar diyerek izah ettiğini sanmasından ileri gelen yanlış algı. her bok akpye yarıyor olsaydı, son 6 ayda iktidar oyları bu kadar düşmezdi.

hadi muhalif pozu keserken sabah akşam akpyi boydan boya yalayanların, "pazarlık masasına çağırsalar da kucaklarına otursam" diye bekleyenlerin derdini biliyoruz da, gerçekten muhalif olan kesim neden kendi elini kolunu "akpye yarar" diye bağlar anlaşılacak şey değildir. sen muhalefetini düzgünce yap, derdini düzgünce anlat da, görürüz hangisi kime yarar...
blue veins blue veins
rtenin tekrar cumhurbaşkanı seçileceği gerçeğini kimse unutmasın arkadaşlar.
adam yine lider yine lider. rakip yok karşısında. mecliste akp kaybetse ne olur haha.
o c o c
yanlis bir gorustur, bir zamanlar yuzde 50'leri asan bir partinin bugun butun medya ve kolluk gucune ragmen yuzde 25'lerde debelenmesi (ki onumuzdeki 1 yil icinde bu daha da dusecek) bunu gosterir.

asil sorun, kendi suc orgutlerini korumak ve iktidarlarini surdurmek adina, her seyi yapabilecek kadar acimasiz ve gozukara bir orgutle karsi karsiya olmamiz.

bakiniz ben 10 yildir akp'nin yaptigi hicbir seye sasirmiyorum, ama "orman yakarak multecilerden ve caldiklari yuzlerce milyar dolardan hedef saptirmak" gibi bir fikir benim gibi karamsar biri icin bile utopik bir kavram.

bugun rte'nin (rte dediysem, butun ceteden bahsediyorum) elinde imkan olsa kendine karsi herkesi gozunu kirpmadan elimine edecegine hepimiz hemfikiriz. peki gucunu kaybedip yargilanacagini dusunurse buna kalkismayacagini soyleyebilir miyiz? hahahaha.

her sey akp'ye yariyor degil, ama asimetrik bir guc ve risk dengesizligi var. karsisindaki bizler en ufak hareketimizde hapisten kimvurduya kadar tehlike altindayken, kendisi her sartta bir hayal dunyasinda, sarayinda mutlu mesut yasiyor. ve yukarida da ima ettigim uzere hicbir seyden de cekinmedigi, merhamet duygusu da olmadigi icin, bu guc dengesizligiyle birlesince cok ama cok tehlikeli hale geliyor.
dumrul dumrul
rehine psikolojisi gibi acayip bir şey yok.

bunu bir dalga olarak düşünün. dalgaya enerjisini veren şey bu rehine psikolojisi. adamların kafasında "türküye sosyolojisi" diye bir şey var. bu sosyoloji tasavvuru üzerinden düşününce hakkaten de akp'ye yaramayacak bir şey bulmak çok zor. sen kendi siyasi kimliğini ortaya koyarsan bu akp'ye yarar misal. niye? çok değil, sadece 1 dakika düşünse bunun bomboş bir geyik olduğunu anlayacak ama vasatın bir önermeyi sınama gibi bir huyu hiçbir zaman yoktur.

bu dalgada bu geyiği en çok dillendirenler, sırası gelince doğrudan akp'nin kucağına oturuyorlar. hiç ama hiç sekmiyor. akp ile din yarıştıranlara bakın. işin en başında, yani akp daha kurulmamışken tayyip'e en çok sallayıp onunla din yarıştıran bir ibda/c vardı. (ki bunlar anacağım diğer örneklerdeki gibi çakma dinci değiller, akp ile gerçekten de din yarıştırabilecek islami bir örgüt) ne oldu? gitti akp'nin kucağına oturdu. daha 2013'te erdoğan'a "hem katil hem hırsızsın" diyen ibda/c'li fazıl duygun bugün hem akp medyasının hem de twitter'ın en çok bağıran aktroll'ü oldu.

akp ile din yarıştıran numan ve süleyman nerede şimdi? lan en yüksekten bunlar bağırmıyorlar mıydı? akp milliyetçilik geyiğine sarıldıktan sonra onunla en yüksekten milliyetçilik yarıştıran doğu perinçek cemaati nerede? aynı kucakta. daha düne kadar meydanlarda "ordu göreve" diye pankart açıyordu bu adamlar. aynı şekilde "akp türk milleti için pkk'dan daha tehlikeli", "erdoğan'ı vatana ihanetten yargılayacağız" vs diyen mhp'de durum ne? diğnimiz amin diye ortada dolaştırılan savcı sayanların, altan tanların durumu ne?

şablon çok net.

türküyle, kürdüyle, lazıyla, ermenisiyle biz iş makinesi izleyen bir milletiz. bakın burası herkesin çevirmeyi çok sevdiği bir geyiktir. biz bizi biliyoruz ve bunun eğlenceli bir tarafı da var. ama bütün sıkıntılarımız tam da buradan geliyor. ipnotize olmuş şekilde karşımızdaki bir aleti izliyoruz. dönüp de "abi bu nasıl çalışıyo böyle" gibi bir merakımız olmuyor. mekanizma ne? burada nasıl bir sebep sonuç ilişkisi var? bu şablon nasıl çalışıyor?

sözde muhalefetin bütün politikalarını üzerine inşa ettiği sosyolojik zemin hayali... hiçbir gerçekliği yok. ama sen bunu bizzat kendin, kendi tabanında yaydığın zaman senin tabanın dahi kendisini o hayali sosyolojiye adapte ediyor. bakın yapılmış yığınla araştırma var. türk toplumu tüm dünyada dinin günlük hayat üzerinde en az etkili olduğu ülkeler listesinde çekya ile ve fransa ile yarışıyor. bunlardan ilki oransal olarak dünyadaki en yoğun ateist nüfusuna sahip, diğeri ise 2005'ten beri ateist nüfusun en hızlı şekilde arttığı ülke. türkiye'de nüfusun kaçta kaçı düzenli namaz kılıyor? açın bakın. türkiye'de faizle, alkolle, seksle sıkıntısı olan kaç kişi var? lan türkiye belki her şey olabilir ama hiçbir şekilde dindar nüfusun yoğun olduğu bir ülke değil. zira dindarlık "ağbi ben çok dindarım biliyon mu, ateyizler ölsün" demek değildir. din dediğin şeyin bir mantığı var. bir kuralı var. uyuyor musun? uymuyorsun. niye? çok basit. dindar değilsin. türkler tarihin hiçbir döneminde dindar olmadılar. tam da bu yüzden yahudilik dahil her dine girip girip çıkabilmişler.

ama dön bak bu muhalefetin kafasındaki sözde sosyolojiye. burası iran gibi bir ülke. rakıyı masanın altına saklayacaksın, masada buzlar, peynirler birbirine bakacak. doğru mu? çıkın yalan deyin. pekii gerçekte türkiye böyle bir ülke mi? anadolu'daki seks nerede dönüyor lan?

aynı şekilde bunların sözde sosyolojisine göre türkler kadar milliyetçi bir toplum yok. e dön bak bakalım kazara vizeler kaldırılsa kapağı avrupa'ya atmak istemeyen kaç kişi var? bu imkana bir şekilde sahip olabilmiş islamcılara ve milliyetçilere bak. almanya ve hollanda'daki türklerin yüzde 70'i akp ve mhp destekçisi değil mi?

ama sen sosyolojiyi yanlış analiz ettiğinde kendi politikalarını da kendi tabanını da kafandaki sözde sosyolojiye adapte ediyorsun. bir kere akp dediğin parti çok çok olağanüstü koşullarda yüzde 34,3'le iktidara gelebilmiş bir parti. onun iktidara geldiği dönemde türkiye'de islami tandanslı başka bir parti mi vardı? (refah'ı geçiyoruz çünkü akp onun tabanını olduğu gibi kendine katmıştı) bunun kemik tabanı yüzde 18. yüzde 34'ün geri kalanı ekonomik koşullara tepki duyanlar, liberaller, anap kafalılar vb. pekii bunun öncesinde türkiye'de refah'la din yarıştırma ihtiyacı hisseden bir parti var mıydı? şimdi muhaliflerin de ağzına sakız olan o "sosyoloji" o zaman neredeydi? üstelik o günden bugüne türk toplumu daha da dindarlaşmadı. aksine dinden uzaklaştı. ateist-agnostik-deist nüfus yüzde 1'den yüzde 10'a fırladı. bunların tamamı da gençlerden oluşuyor. yani bu yönelim ivmelenerek artacak.

analiz bir kere yanlış yapıldıktan sonra bu analize göre şekillenen pratik de çok daha çarpık bir hale bürünüyor.

ülkede "barış süreci" oluyor, muhalif aynı sakızı çiğniyor: "bu akp'ye yarar". o süreç çöpe atılıp "çatışmacı" bir sürece geçiliyor ama sakız yine aynı. ülkede ekonomik göstergeler iyiye gidiyor aynı sakız. ülke ekonomik olarak çakılıyor sakız aynı sakız... abd'nin kucağına oturuyoruz aynı. abd ile geriliyoruz aynı. rus uçağı düşürülüyor aynı. rusya 36 askeri öldürüp üstüne ne istiyorsa erdoğan'a imzalatıyor aynı. mafya babası şehir şehir gezip akp lehine miting yapıyor aynı. aynı mafya babası akp'yle birlikte yaptıkları pislikleri ortaya döküyor aynı.

afedersiniz ama her bok akp'ye yarıyorsa tabelanızı söküp siktirip gidin. belki de sorun sizdedir hiç düşünüyor musunuz?

bu rehine psikolojisi ile bunlar öyle bir ev zencisine dönmüşler ki herhangi biri bir çıkış aradığında el birliği ile onu da linç ediyorlar. "bu akp'ye yarar bi kere taaaaam mı?" lan akp'ye yarayan sensin göt. 19 senedir senin yaptığın kıvırmalarla bir yere varılsa o yere çoktan varmış olmamız gerekirdi değil mi?

senin ilken var mı? yok. kendi yaşam tarzını, yaşam alanını, atmosferini koruma kararlılığın var mı? yok. sürekli akp'ye uymaya çalışan kim? sensin. refah + fazilet + akp'nin 27 yıllık belediyecilik tarihinde görev teslimi sırasında kuran şovu yapan bir tane akp'li belediye başkanı olmamışken o haltı yiyen belediye başkanı hangi partili? chp. fatih tezcan gibi bir teröristi kimse tanımazken havuzda onunla birlikte program yapıp onu meşhur eden barış yarkadaş gibi bir tip şimdi çıkıp ona buna muhalefet dersi vermeye çalışıyor. bütün layik cehape'li teyzelere erdoğan'ın memuru olan ekmeledin'in propagandasını yaptıran adamlar "bizi desteklemezseniz bu erdoğan'a yarar" diye bağırıp duruyorlar. ortaya bir rehine faciası daha çıkıyor.

bunların dillerinde hep aynı söz: erdoğan'ın planı ne? erdoğan'ın planı ananızın amı. senin planın ne arkadaş? benim bir planm yoksa ve plan yapma becerisinden tamamen yoksunsam karşımdakinin planını ne yapacağım? alıp götüme sokarak mı etkisiz hale getireceğim?

şunları net anlayacağız:

1- akp'nin çekirdek desteği hala yüzde 18'i aşmaz.
2- akp'nin atmosfere bağlı alabileceği maksimum destek yüzde 58 (2010 referandumu)

yani sen akp'nin yaratmak istediği atmosferi beslersen onu yüzde 58'e kadar çekme potansiyelin var. bu atmosferi dağıtırsan onun ana muhalefet bile olamayacağı bir ortam yaratmak mümkün. bu da "bu akp'ye yarar" geyiği ile sürekli akp'ye göre "oyun kurarak" olmaz. onun beslendiği yarak kürek din ve muhafazakarlık geyiklerine sarılarak olmaz. en başta verdiğim örneklere bakın. dönün bir de aynaya bakın. siz hangi sosyolojide yaşıyorsunuz?

sen kendi yaşam tarzını korumaktan bile bu kadar acizsen karşındaki ne yapsın? akrebin doğasında sokmak var ama sen hala akrebi alıp götünde başında gezdiriyorsun.

akıl herkese şart.
2
paradoksyasayanadam paradoksyasayanadam
arkasında koşulsuz şartsız her yaptığını savunacak medya ve avaneleri olduğu sürece yine iyi arşa çıkmıyor diyorum. türksat uydusuna gök taşı çarpıp, televizyon kanalları kapanmadığı sürece reklamların etkisiyle satış yapan koladan farkları yoktur, gazları kısa sürede havaya karışır ve sonra biz bunu mu içiyorduk demeye başlar insanlar.
anabacı vokke anabacı vokke
bakın hiç uzun analiz kasmayacağım, çok basit bir şey söyleyeceğim zihniniz berraklaşıcak...

bu ülkede chp'li ile akp'li arasındaki fark nedir? aslında chp'linin bir kuşak daha önce şehre gelmesinden başka hiçbir farkı yoktur. yaşam tarzı farklılığı tamamen oradan kaynaklanır. yoksa kendi babasının dedesinin de bugün tiksinerek baktığı akp'lilerden pek farkı yoktu istanbul'a geldiğinde...

ki bir insanın kentsoylu sayılabilmesi için en az 7-8 kuşaktır şehirde yaşaması gerekiyor sosyolojik olarak. ki biz sadece bir kuşaktan sözediyoruz... aradaki bütün kültürel fark sadece bir kuşaktan kaynaklanıyor.

öyle olunca muhalefetin sosyolojisinin bile akp'ye yaramasına şaşırmamak lazım. dumrul pirimiz muhalefetin bir planı olmadığından bahsetmiş. acaba muhalefet gerçekten bir planı olsun istiyor mu? dahası akp'den kurtulmak istiyor mu? akp'den kurtulmayı bir miktar istiyor olabilir belki ama özgürlük istemediğine eminim. bugün akjp'ye karşı verilen mücadele temelde bir özgürlük mücadelesidir. özgür olmak istemeyen adam da onu veremez...
dumrul dumrul
bu ülkede muhalif olan ya da kendini muhalif zanneden istisnasız herkesin zihnine kazıması gereken bir kavram var: ev zencisi!

ev zencileri isyandan ölesiye korkarlar. ev zencileri, sahiplerinin çizdiği sınırların dışına asla çıkamazlar. ev zencileri her zaman sahiplerinin tepkilerine göre kendilerini koşullandırırlar. ev zencilerinin kendi sözleri yoktur, dillerini sahiplerine göre şekillendirirler. ev zencileri "ama sonuçta sahibimizin makamı" geyiğini bırakamazlar. ev zencileri sahiplerine göre kişnerler. ev zencileri sahipleriyle sahiplik yarıştırmaya kalkışırlar. onun yargılarını diğer zencilere dayatmak için her şeyi yaparlar. ev zenciler zenciye (muhalife) benzerler ama kafalarının içinde bir sahip karikatürüyle yaşarlar. ev zencileri aşağılığın aşağısıdırlar. ev zencileri sizin için en kuduruk akplilerden daha tehlikeli düşmanlardır. ne olursanız olun, isterseniz ak kafanın teki olun ama ev zencisi olmayın.