her kıza aynı cümlelerle asılmak

1 /
personal jesus personal jesus
eğer ilk seferinde başarılı olduysanız aynı şekilde devam etmenizde sakınca olmayan cümlelerdir. ilk seferde tutturamadıysanız da başka seferde başarılı olduktan sonra aynı cümlelerle asılmaya devam edin derim ben. başarısız girişim üzerinde ısrarcı olmanın anlamı yok, o ayrı.
sana sevgilim demeyi isterdim sana sevgilim demeyi isterdim
+daha önce bu bara gelmiş olamazsınız ?
-ahh evet, ilk kez geliyorum. nerden anladınız?
+bu güzelliği asla unutamam....

dırıdırı dırıdırırırırı... la la la laaa...

bar yazmışım ya. dur bu çok şey bi örnek oldu. günlük hayatta zor olur bu. bar kısmını değiştirin kamiller.

+daha önce bu markete gelmiş olamazsınız?
-ne dyrsn be slk.s.s
+ıııhhh.. ııhhh.. buyrun şu fiş. iyi günneeerrr

her zaman olumlu sonuçlar doğurmaz.

ya işin şakası bi yana, bunu yapan insanlar var cidden. hep aynı terane. bunlar üzerine çalışmak yerine hakikaten hissetmeyi deneseniz daha başarılı sonuçlar elde edilebilir. bu işin şizofrenliğe kadar yolu var, onu diyeyim size. çok da şaapmayın cicili bicililer.
sorandana sorandana
dün gece saat 9 sularında kulaklığımı takmış yürürken bir araç durdu ve yol sordu, uzaktan "dümdüz gidin."dedim. edebimle adabımla haysiyetim şerefim ve tüm onurumla da birlikte yola devam ederken, araçtan birisi indi, adımlarımı hızlandırdım ve arkadan adam "pardon bir şey daha sorucam" diye 15 dklık yol boyunca peşime takıldı. aklımdan geçen şey ilk başta:"kaç kızım" ya da "çığlığı bas kızım oldu" belki kendi aralarında iddaaya girmişlerdir ya da youtube serisi çekiyor da olabilirler diye düşündüm daha sonra. zarar veremeyeceğini düşünerek yol boyunca kendisiyle dalga geçtim. korkutmaya çalıştıysam da " seni alıcam bir gün bak"diyip cümlesini bitirdi ve uzaklaştı. işte aramızda geçen bazı hususi diyaloglar:

dana: böyle düşüyor mu?
x: hahahaha. ben de normalde böyle bir şey yapmam, bak senin için arabadan kalktım geldim.

dana: sen yürek yedin galiba, abilerim ve babamı aradığımda da böyle olabilecek misin?
x: sence de yakışmıyor muyuz? valla gelsinler hepsiyle tanışalım nikah,düğün hepsini yaparız.

x: bana bir kez sarıl gideyim(!??)
dana: (?!) sana annen sarılsın.

dana: yoldan geçen kız fetişini biliyor musun?
x:???

yoldan geçen normal biri olarak güzellik veya çekiciliğimle alakalı görmediğim bu olay, kendisini bastırmayla ilgilidir bence, bastırmanın hedefiyse bu kez danacıktır.
ekşi lahana ekşi lahana
bir dönem bunun acayip ekmeğini yedim.

aynı komplimanlar, aynı şiirler, aynı mimik ve jestler, aynı davranışlar.
nihayetinde aynı mekanlar, aynı müzikler, aynı yataklar, aynı pozisyonlar, aynı kahvaltıcı ve aynı kapanış.

sıkıldım.

yeni bir format çalıştım. en başta çok tatlı geldi, sonra yine rutin oldu. sıkıldım.

yine yeni bir format çalıştım, sonra yine, sonra yine ve sonra yine.

artık önüne çıkanları doğru analiz edip ona göre davranmaya başlamış ve yüksek başarı (!) oranı ile ilerliyordum.

bir oyundan ziyade bir çeşit beslenme halini almaya başladığını fark ettim. sadece ben değil, karşımdaki de benden besleniyordu. doymayanlar çamur yapıyor ama o işten kurtulmak için de yöntemlerim olduğundan sorun olmuyordu.

artık ne istediğimi bilemez halde derin rüyalarda yaşıyordum.

inşallah başarısız olursunuz.
başarısız olursunuz da, aşık olduğunuz zaman anlayabilirsiniz.

ha benim hikayemin devamı farklı.

tutmuyor sandığım taktikler aslında tutuyormuş ama konuyu bilmediğimden anlamıyormuşum. allah'tan hatun anlayışlı çıktı rıza baba. aşık olduğumu kabul etmeme ve kabullenme sancılarımı, önce kabuğuma çekilip sonra teslim olmamı sağlayan zamanı bana verdi ve çok arıza yapmadı.

çok şükür 6 yıldır evliyiz, 6,5 yıldır müridiyim kendisinin.

not : oğlum akıllı olun lan. el kızı adamın aklını alıyor.
3
kendinibulamayankız kendinibulamayankız
aklıma haluk bilginer'in nehir adlı oyununu getiren başlık. oyunda aynı cümleler, aynı ortamlar, aynı 'taktiklerle' farklı kadınlarla aşk yaşamaya çalışan bir adam vardı. adam her seferinde bi role, aynı role giriyor, ezbere laflar ve hareketlerle ilişkiyi yürütmeye çalışıyordu. bir şekilde ilişkide varolamıyordu, görünen bi yansımaydı sadece. aşkı ve mutluluğu o şekilde bulacağına dair bi düşüncesi vardı. ilginç şekilde her seferinde tükense de bunu devam ettiriyordu. dönemin ikili ilişkilerine çok güzel bi ayna bence bu oyun. kendin olmak varken, herkesin beklediği, arzuladığı biri gibi görünme çabası. yaratılan bu illüzyon da her seferinde bi düş kırıklığı ve kimliksizlik hissinin pekiştirilmesi ile son buluyor.

tanrım bu goygoy başlığa bunu yazdım. sen beni affet.
deawillrise deawillrise
erkek olsam ve kendime hiç saygım kalmasa yapardım. hatta işi biraz ilerletip random generator gibi bir bot falan yazardım. kaynak verdiğim sitelerin mesaj kutularına / chat'lerine auto botlar aynı cümleleri yazardı. cevaplara göre eğitirdim botları, dur lan satilir bu....

*patent pending*
yüzümdeki çizgiler yüzümdeki çizgiler
memlekey o kadar saçma bir hal aldı ki, 5 sene önce marketten çıkan kıza poşetlerini taşımada yardım etmek fln derken tanışır, evinin önüne giderdik.

yemin ediyorum artık martkette aynı reyonda olunca gidemiyorum, aynı mahallede olunca hemen en uzak noktaya kaçıyorum, otobüste dolmuşta kaçıyorum.

çünkü gerçekten ne erkeğimize ne kadınımıza güvenmiyorum. hiç bir suçum günahım yokken bir kadın beni göstererek bir ses çıkarsa halk linç edebilir.
sor bana pişman mıyım sor bana pişman mıyım
iki kız birbirinin arkadaşı değilse ya da asıldığı kız bunu asla öğrenmeyecekse hiç sorun olmayacak eylem. devam et gitsin. önemli olan hoşuna giden kişiyi tavlamak.
yalan söylediğin anlaşılmadığı sürece kimse yalan söylediğini bilmez olayı.
daha önce hiç böyle hissetmedim diye yalan sözlere girmesin yeter. bir kız bana bunu dese asla kibar olmuyorum artık. bu sözler için erken değil mi ? diye sorguluyorum onu.
aynı şeyi kadınlar için diyor olsaydık benden önce 149494495755 flörtü olabilir ve hepsini aynı taktikle tavlamış olabilir. ben de düşerim. denesin diyorum.
1 /