her şeye kapitalizm mırı mırı diyen pezevenk

sakil sakil
başlıktaki tanımlama biraz ağır olmuş ama yeni başlık açmayalım aynı konuyla ilgili.

t: yeminle yıldım bunlardan. her boku kapitalizme bağlayıp aynı cümlede iki tane daha değişik kelime kullanınca bilgili olduğunun düşünüleceğini sananlar var. arkadaşlar uyanın artık. burası üniversite kantini değil. burada böyle şeylerle tavlanacak kızlar yok. sözlüğün yaş ortalaması 32 kardeşim.
3
mersburglu mersburglu
kapitalizm bugünkü pisliğini, barbarlığını, soygununu ve sömürüsünü bu tür başlık açan pezevenkler sayesinde, ve bunlar eliyle gerçekleştirecek. bu zevatlar onun için anti kapitalist leri sevmez. her fırsatta hakaret ederler..
7
kendinibulamayankız kendinibulamayankız
ben de gönülden sosyalizm isteyenlerdenim ancak şu günlerde kapitalizm, sosyalizm vs vs demek olayın ciddiyetini algılamamak demek bana göre. işte sosyalizm gelecekmiş de artık vs vs.. sinirleniyorum bunları duyunca.
2
autumn sonata autumn sonata
ama şimdi ayıp olmuyor mu pezemenk falan? hayır hiç pezemenk tipi var mı bende allasen, cık cık cık!

neyse. evet dünyadaki hemen her boktan şeyin sebebi kapitalizmdir. bunu bilmek için de ekonomist ya da dahi olmaya gerek yoktur. hatta komünist ya da sosyalist olmaya da.

bugün dünyadaki savaşlar, açlık, yoksulluk, hastalıklar, salgınlar her şey kapitalizmin doğal sunucudur.

kadınlara "mücevher takmalısın", "bedenini sergilemelisin", "korunmaya muhtaç, narin bir canlı olmalısın" kodlamasından tutun da çocukların oynadığı sanal oyunlardan gençlerin yaşam tercihlerine, doğanın katledilip hayvanların köleleştirilmesine, bazılarının en iyi sağlık hizmetlerini alırken diğerinin kanser ilacına bile ulaşamamasına, çocuğu aç diye ihtihar eden çaresiz babaya kadar her şey.

bu, siyasal bir ideolojiden bağımsız olarak para ve güç istencinin ortaya çıkardığı kaçınılmaz gerçektir. siz ne sanıyordunuz?

not: anarşist kızlar, emperyalist güçler, seksist geyler eklesin.
10
kurbanım aman kurbanım aman
her şey kapitalizmle ilgili olduğu içindir belki de. hatta kesinlikle bunun içindir.

şu an türkiye'de virüse karşı etkili bir savaş verilmemesinin sebebi bile bununla ilgilidir. insanların kendilerini karantinaya aldıkları bahane edilerek sokağa çıkma yasağı gelmiyor. fakat sokaklar insan dolu. üretim durmasın, patronlar kârlarını ikiye katlasın diye bu yasaktan çekiniyorlar. şu an "ücretli izin" talebinin işçiler tarafından tekrar edilmesi buna bağlı olarak gelişen bir durum. sağlıkları hiçe sayılarak bir kısmı ücretsiz izne çıkarıldı, kimisi hala çalışıyor. hyundai'da, bir işçide corona tespit edildi ama ne duyan var ne soran. halbuki vakası 100'ü bulan ülkeler bir şekilde ohal ilan ediyor.

not: sokağa çıkma yasağıyla birlikte firmaların çalışanlarına maaş yatırması mecburidir.
20
arıbeyi arıbeyi
buyrun benim.

her türlü kötülüğün anası kapitalizmdir. sizi insan olmaktan çıkaran şeyin adı kapitalizmdir. kapitalizmin satın alamadığı bir şey yoktur. bu nedenle adı kapitalizmdir. capitaldir adı. sermayedir.

nasrettinin deyişiyle parayı verenin düdüğü çaldığı yerdir kapitalizm.

paracılık, kapitalizm der ki sen de kral olabilirsin be oğlum.

kapitalizm kısa yorgan gibidir. her türlü bir yerin açıkta kalır. her bok her pislik her kötülük kapitalizmden kaynaklanır.

biri izah etsin bugün asgari ücretle çalışan emekçinin roma imp zamanında köle olan gladyatörlerden farkı nedir?

paran varsa siyaset yaparsın. yoksa ne yaparsın? siyaset yaparsan sözün geçer. istediğini alırsın. bu güç kapitalizmden gelir.

kapitalizmde güç paradan gelir. para allahtır. yalansa yalan deyin. paran yoksa adam mısın lan? yüzüne bakmazlar. ölsen kimsenin sikinde olmaz. paran yok adam değilsin. adamlığın parandan gelmiyor çünkü.

altta kalanın canı çıksındır kapitalizm.
mothello mothello
sosyalizm güzellemesi yapan arkadaşlara tek soru soracağım.

bugün kenarda toplum yararına kullanmak için ayırdığınız bir bütçeniz olsa bunu özel dernek ve vakıflarına mı verirsiniz yoksa kamu dernek ve vakıflarına mı?

hatta işinizi kolaylaştıralım. bir sanatçının ve gönüllülerinin şeffaflıkla yönettiği "ahbap derneği" mi? yoksa yöneticileri siyasiler tarafından atanan kimseye hesap vermeyen "kızılay" mı?

bu iki örnek aslında devletçi, tekeli oluşturma sevdalısı sosyalist bakış açısının ve piyasanın, insanların özgürlüğünü savunan kapitalist bakış açısının en güzel tezahürüdür.

devletin yani belli bir grubun eline verilmiş yetki zamanla yozlaşmaya, kokuşmaya mecburdur.
altıpatlar altıpatlar
kapitalizm, nihayetinde bir ekonomik sistem olarak varlığını sürdürdüğü müddetçe katıldığım pezevenktir. içinde yaşamakta olduğumuz zaman diliminde, üretim ve sermaye her tür sınırlardan kurtularak, çoğu insanın emperyalizm dediği, uluslarüstü bir niteliğe kavuşmuştur. dolayısıyla her şeyin kapitalizmin mırı mırı olması gayet olağandır. şu an önümüzde, sürekli olarak gelişen ve değişen piyasa ekonomisi olduğundan mütevellit bu ekonominin refah üretmesi, toplumlarda tüketim merkezli yeni bir yaşam biçiminin doğmasına neden olmuştur. bu biçime kaynaklık eden en önemli tarihsel gelişme ise, 18. yüzyılın ilk yarısından itibaren geçimlik ekonominin yerini, pazara yönelik sanayi üretiminin almasıdır: buharlı makinenin icadı.

kapitalizm, pazara dayalı bir sistem olarak bünyesinde birçok çelişki barındırıyor. çelişkisini, üretim ve tüketim dengesi özelinde gösterdiği için sermaye birikimi için daha fazla maddi kaynak tüketmesi kaçınılmaz oluyor. bu nedenle, toplumlarda meydana gelen aşırı üretim, doğal olarak aşırı tüketimi de beraberinde getiriyor. dolayısıyla, bu amına koyduğum başlık sahibi ve şakşakçıları da bu siktiğimin toplumu içerisinde üretip, tüketiyorsa, her şey kapitalizmin mırı mırıdır.

(bkz: ben senin mırı mırı diyen kedi ağzını sikeyim)