her zaman güçlü görünmeye çalışmak

1 /
ropte ropte
çok zor ve yorucu olmalı. zaafları, eksiklikleri mümkün mertebe kamufle ederek başat bir kişilikte olduğu intibasını yaratmaya çalışmak, sürekli vakur bir tavır sergilemek, kendinden emin görünmeye çalışmak, kendi ayaklarının üzerinde durarak kimseye eyvallah etmemek ve daha neler neler. çok yıpratır insanı.

arada bir koyvermek de gerekir sanki. yoksa, zaten kendiliğinden olmadık, beklenmedik bir yerde patlar. ne kadar taşınabilir ki bu? sanırım dozunda yapmak iyidir. burnundan kıl aldırmamacasına yapılırsa, insana zarar verir.
willy willy
düşe kalka büyümez mi çocuk? önemli olan düşmemek değil,düştükten sonra kalkabilmek...yaralarını sarıp diğerlerine yetişebilmek.. bunun içinde güçlü görünmek hayatın bir parçası...
keditör keditör
saçmadır ama saçma olması yapılmasına engel değildir.

bugün yaptım. doktorun bir sebepten dolayı biyopsi yapılacağını söylemesi üzerine hastanenin bahçesinde bir banka oturup tek başıma ağladım, hıçkıra hıçkıra. aynı şeyleri yaşamaktan korkup. eve geldiğimde annem biyopsi lafını duyar duymaz ağlamaya başlayınca "çok güçlü ve pozitif" kimliğimi takınarak annemi teselli ettim. "sonuçta her biyopsi sonucu kötü çıkmaz, her doktor kafasına göre şeyler söyler ki bu doktoru hiç gözüm tutmadı. en kötü ihtimali düşünecek olursak ameliyat olurum anne abartma." şeklinde.

ortada anne varsa sizin üzüntünüzün katmerlenmiş halini çeken biri var demektir ve bu durumda iş daha da zor. tabi güçlü görünmeye çalışmak da bir o kadar zor.
sessizdir sessizdir
ağlamazsın öyle ulu orta yerde. içinde fırtınalar koparken, sen sadece kaşlarını çatarsın. o an güçlü kızsındır. evin kapısından içeri girdiğinde maskeni çıkartırsın asarsın bir kenara. işte o zaman incinmiş duyguların hepsi su yüzüne çıkar ve kimse olmadığından içine akıttığın göz yaşlarını dışa vurursun.
zordur güçlü görünmeye çalışmak.
noyan noyan
güçlü görünmek zorunda olduğu bilinç altına yerleşmiş kişinin yapabileceği bir davranıştır. kanımca gereksizdir. duyguların hepsi yaşamak içindir ve insanın kendisini zayıf hissettiği anlar olabilir bu çok normaldir. önemli olan o zayıflıktan nasıl kurtulabileceğini bilmek ve o yönde hareket etmektir yani nasıl göründüğün değil nasıl olduğundur önemli olan.
rengahenk rengahenk
bir süre sonra insanların sizin üzüldüğünüze inanmamasiyla sonuçlanır. artık öyle bir durumdasinzdır ki ne yapsak siklemez diye iyice üstünüze gelirler.
quimica quimica
duygularınızı bilmesi ve anlaması nafile, kendinden otomatikman değerli lakin sizden değersiz insanoğlunun yönelteceği potansiyel acıklı sahtekar bakışlarından uzak kalmanızı sağlayan faydalı bir maskedir.
ahteridünbaledar ahteridünbaledar
yaşamaya devam edebilme zorunluluğudur. günde karşılaştığınız bilmem 30 kişinin 29'una karşı kuyruğu dik durursunuz da o bir kişi, ya bir dost ya çoğunlukla sevgili...bir bakıştan bir konuşmadan sonra tükenir bırakıverirsiniz eline acizliğinizi.
güvenip yıkılırcasına bıraktığınız ruhunuzu ellerinden bırakıp sizi yere düşürmesi de her zaman ihtimaller dahilindedir.
hunharca yazarım hunharca yazarım
bişeyler olur ve çok canın yanar. devamında sığınacak bir liman aramaya koyulursun. tehlikelidir bu arayış. ordan oraya savrulursun. beraber gülüp eğlendiği o insanların aslında sadece gülerken yanında olduklarını, ağlarken umurlarında olmadığını anlamaya başlarsın. tehlikeli arayış bir noktadan sonra son bulur çünkü bir türlü bulunamaz o liman. akabinde içe dönüş başlar. kimseden bi bok beklememen gerektiğini söyler içinden gelen o ses... kimseye bişey anlatmaz, içinde kopan fırtınalara rağmen gülücükler savurursun etrafına hunharca... evrim geçirmiş pokemon gibi artik daha bi güçlü daha bi yıkılmaz olmuşsundur..seni buna sürükleyenler zamanla sana imreneceklerdir. başarabilene herdaim hayranlık beslerim.
werther werther
nefes alan her insan güçlüdür. insanları zayıf, güçlü diye ayırmak çok aptalca. 'ben hep güçlü görünmeye çalıştım ama kalbim o kadar zayıf ki... ama kimse bilmiyor...' tarzı geyikler azalarak bitsin artık.
1 /