hercai menekşe

havana havana
güpgüzel bir mabel matiz şarkısı.

sözleri de şöyle:

yine aynı şehir
hep o aynı sokak
çalsın o yitik şarkı
kapılardan girsin içeri anılar
kül renkli sabahları bulsun tutuşup tekrar
günahın gönüle vurunca düşürdüğü
o ilk serseri hüzün
doldursun yeniden gözlerinizi

eteklerinizde kırmızı güller ve gümüş
sesinizde bir kadeh mül ve birkaç kadife düş
çiçeklenir saçlarınızda ilk gençlik aşkınız
ah nasıl delikan hâlâ nasıl da berduş

şimdi yakanızda bir hercai menekşe olsam
rakınızın beyazında şöyle bir kaybolsam
dökülür mü ciğerimizden o denizin taşları
üzülüp yaşarırken siz ben sararıp solsa

(bkz: müziğini her yerden dinle, istediğini indir. yerli & yabancı milyonlarca şarkının adresi ttnet müzik bir tık uzağında. yepyeni müzik paketleri, editör listeleri, radyolar ve daha fazlası, müzi... ttnet müzik )
asabi martı asabi martı
şimdi yakanızda bir hercai menekşe olsam
rakınızın beyazında şöyle bi kaybolsam
dökülür mü ciğerimizden o denizin taşları
üzülüp yaşarırken siz, ben sararıp solsam

anason ve iyot kokusu eşliğinde hayaller kurduran şarkı. masada anasona karşıda denize de ihtiyaç yok hem, hepsi içinde şarkının. gözlerini kapatıp dinleyince yaz kokusunu alıyorsun.
temmuz başında böyle bık bık konuşmak, bunları demek kolay diyen arkadaşım sen de haklısın tabi o sebepten yaz kokusu iddiasını çok şey etmek istemiyorum. şarkının tırnakları soğuktan morarmış insana etkisi ne olur en ufak bir fikrim yok ancak an itibariyle yani bu vıcık vıcık sıcakta dinlenebilecek en huzur verici şey olduğuna eminim.
ekspertör ekspertör
sarı kapşonlu bir çocuğun geçmişine sırt çevirerek eli cebinde boynu bükük şekilde yürüdüğünü resmeden doğal bir bitki, çiçek.
ronahii ronahii
şarkılar her zaman dinlerken etrafımda olan ayrıntılar ve hissettiklerimle geliyorlar aklıma. ne zaman ve nerede dinlersem dinleyeyim sanki aynı anlar canlanıveriyor gözümde tekrar yaşıyorum aynı hisleri.

hercai menekşe, dinlerken zamanı durdurmak istediğim anlara ait o en tatlı güzelliklerin şarkılarından biri. kalbimin çiçeği olur bu yüzden kendisi^^

bir ada vapuru,mis gibi hava ve dizlerimde dünyamın en tatlı adamı.. uykusuz kaldığından öyle derin uyuyor ki öpüyorum, seviyorum dilediğimce. yol bir buçuk saat olunca taktım kulaklığımı karışık çalıyor bir şeyler..

"yine aynı şehir
hep o aynı sokak
çalsın o yitik şarkı kapılardan
girsin içeri anılar
kül renkli sabahları bulsun tutuşup tekrar
günahın gönüle vurunca düşürdüğü
o ilk serseri hüzün
doldursun yeniden gözlerinizi"

bu şarkının farklı bir havası var dingin küçük bir hüzünle başlıyor ve ilerledikçe renkleniyor sanki. heybeli ada'nın yemyeşil güzel manzarası,deniz havası ve en sevdiğim insanın varlığı da eklenince bir başka huzurlu oluyor. keşke hiç bitmese anları vardır ya hani, o anlardan biri.

sonra açıyor yemyeşil güzel gözlerini "aşığım" deyip gülümsüyor ardından tekrar dalıyor tatlı uykusuna. aklımda kalan en güzel ayrıntılardan biri ise uyurken gülümsemesi. huzurlu diyorum, içim ısınıyor gülümsemesiyle.


"şimdi yakanızda bir hercai menekşe olsam
rakınızın beyazında şöyle bir kaybolsam
dökülür mü ciğerimizden o denizin taşları
üzülüp yaşarırken siz ben sararıp solsam.."