herkesi memnun etmeye çalışmak

karizmatik karizmatik
insanı mutsuz edecek gereksiz bir girişim, beyhude bir çabadır. kaçırdığı golden sonra ofsayt bayrağı kaldıran hakeme çemkiren futbolcunun yaptığı itiraz kadar yersiz olan bu girişim sanırım sonuçsuzluğu defalarca ispatlanmış ampirik bir gerçektir.

her insan ayrı bir iklim ayrı bir dünyadır. bununla beraber bazen hedefler kesişirken bazen de çıkarlar çakışır. hal böyle olunca onları mutlu veya memnun etmeye çalışan kişinin başarısız olacağı su götürmez bir gerçektir.

insanların mutluluğu ile mutlu olabilen ve bununla ömür boyu mutlu kalabilecek bir yapıya sahibim. yeri gelir kişisel hayal kırıklarım ikinci planda kalır hatta bazen mutsuzluklarım, parantezi kapatmadan önceki smiley kadar kafamı kurcalayıp rahatsızlık vermez bana. ama gel gör ki yine de çevredeki insanlardan herhangi birinin memnuniyetsizliği, mutsuzluğu veya hayal kırıklığı beni çok üzüyor. birisini mutlu etmeye çalışırken başka birisi üzülüyor onu mutlu edeyim derken bakmışsın bir başkası mutsuz olmuş. hayat böyle devam ediyor.

bill cosby'i bilirsiniz. bu sempatik amcamızın bir sözü bu konuda bende bir aydınlanmaya vesile oldu. demiş ki "başarının anahtarını bilmem ama başarısızlığın anahtarı herkesi memnun etmeye çalışmaktır". hakikaten bu gerçeğin ayırdına daha önce varamadığıma ve her başarısızlıkta sebebin ne olduğunu anlamak için kafa patlattığıma şaşıyorum doğrusu.

şimdi asıl soru şu... tamam herkesi memnun etmek imkansız ama herkesi memnun etmeye çalışmamak ile kimseyi mutsuz etmemek arasındaki denge nasıl kurulur?