herkesi mutlu etmeye çalışmak

6 /
deliyim delisin deli değiller deliyim delisin deli değiller
bir hastalıktır.

yani öyle övülecek bir tarafı yok. bunu yapmaya çalışan kişi ya egoisttir; herkesi mutlu etmeye çalışarak takdir toplamaya çalışıyor ve bu takdirlere karşı mütevazi davranarak iki kere takdir edilmeyi bekliyordur ya da ne istediğini bilmeyen, sosyal çevresi içerisinde kendisini ifade edemeyen, başkaları için yaptıkları ile var olmaya çalışan bir eziktir.
he yaa he yaa
adil olmamaktır.

iyi insan kavganın göbeğinde olur. dövüşür, savaşır, cenk eder.

kötü birini mutlu etmezsin. ona kötü olduğunu söyler, sözlerinle içinde bulunduğu yanlışı gösterirsin. tabi önce kendine yaparsın bunu. sözün yetmezse güç bile kullanırsın.

mutluluk bu yüzyılda aptallıkla eşdeğerdir bunu başta kendime söylüyorum. insanın rahatsız olması gerek bu çağda, bu çağdan.
antikavazo antikavazo
önceliğe kendini alana kadar defalarca kere aklından intaharı geçirecektir. iyi bir insan olmakla, kaybetme ve yalnız kalma korkusunun ezikliği ile bunu gerçekleştiriyor olmak arasında çok ince bir çizgi mevcut. insan her şeyi kendisine olan özsaygısını zedelemeden yapmalı.
aspie aspie
yapılabilecek en büyük yanlıştır. sonucunda da kimseyi mutlu falan edemezsiniz.
iyi niyetinizi suistimal etmeyeceğinden emin olduğunuz bir kaç kişinin mutluluğu için çabalayın yeter. zira insanlar onlara gösterdiğiniz lütfu bir süre sonra zaten yapmak zorunda olduğunuz şey gibi algılıyor. gerek yok böyle bir şeye. sonra da karşınıza geçip "yapmasaydın." da diyorlar.
sonuç olarak mutlu olmak ve de mutlu etmek istiyorsanız az insan öz insan. gerisi gereksiz.
asabisisman asabisisman
diğer insanların ne düşündüğünü önemsemek bizim doğamızda var. başkalarının düşünceleri üzerine sürekli korku halinde yaşıyoruz. etrafımızdakileri hayal kırıklığına uğratmama adına bir saplantı var ve bu genellikle kendi mutluluğumuzdan, kendimizi düşünmemizden bizi alıkoyuyor. insanları mutlu etmek mükemmel bir içsel mutluluktur aslında ama kesinlikle herkesi mutlu edemeyiz, ilk önce kendimizi mutlu edelim ki enerjimiz-mutluluğumuz etrafımızdakilere yansısın.
neverendingblueroad neverendingblueroad
buna ezop'un masallarından biri ile cevap vermek elzem oldu.

zamanın birinde yaşlıca bir adam ve oğlu, yanlarında eşekleri ile pazara gitmek üzere yola çıkarlar. adamla oğlu, eşeğin yanında yürüyüp giderken ve gayet de mutlularken yanlarından geçen bir köylü "mal mısınız olm siz, eşek boş boş yürürken sizin de yürümeniz aptallıktır." der. bunun üzerine adam çocuğu eşeğin sırtına bindirir ve yol almaya devam ederler. kısa bir süre sonra karşıdan gelen biri "bakın hele şu bencil oğlana, yaşlı babası yürürken kendisi rahat rahat eşekle gidiyor" der. bunu duyan adam bu kez de oğlunu indirip kendi biner eşeğe. yine kısa bir süre sonra bir kadına rastlarlar ve kadın tabi analığının da verdiği güçle "utanmıyor musun küçücük çocuğu yürütmeye, koskoca adam eşeğe binmiş, çocuk yürüyor şuna bak heleee" der. adam ne yapacağını bilemez halde kendi de eşeğe binip oğlunu önüne oturtur. üçü birlikte yol almaya devam ederlerken bir grup yaşlıyla karşılaşırlar. yaşlılardan biri "iki kişi zavallı bir eşeğe binmeye utan mıyorsunuz?" deyince adam artık dayanamaz ve bu böyle olmayacak deyip eşeği sırtına alır ve yürümeye başlarlar. eşek bir çifte savurur ve köprüden hop suya düşer. onları takip eden ve düştükleri durumdan zevk alan bir diğer yaşlı adam ise eli belinde pişkin pişkin "alın bu da size ders olsun, herkesi memnun etmek isterseniz kimseyi memnun edemezsiniz." der.

yani eşek de olsanız, eşeğin üstündeki de çalıştığınız şey önce kendi mutluluğunuz olmalı. çünkü birilerini memnun etmek isterken seçilen yolda sorunlar ve olası itirazları en aza indirgemek ya da sıfır maliyeti sağlamaya çalışmak imkansızdır.
6 /