herkesin bilmediği bir gerçek

güse güse
şimdi okuyunca çoğunuzun "yok artık" diyeceği bir gerçek.

hz muhammed peygamber olduğunda putperest olduğu iddia edilen insanlar aslında allah'a inanıyorlardı.

bu bilgi insanlardan köşe bucak saklanır.

bir yaratıcı var biliyorlardı ama lat, uzza, menat gibi kendi elleriyle yaptıkları putlara adaklar adıyor, dualar ediyor, onlardan iyilik ve kötülük gelebileceğine inanıyorlardı. peygamberimiz ve onun gibi insanlar ise islam öncesi hanifti. yani sadece allah'a inanıyor putlara tapmıyorlardı. müslümandılar yine aslında. adı haniflikti daha son din inmemişti.

bu, hiç anlatılmaz. neden mi? çünkü şu anda onlardan bir farkınız olmadığını anlamayın diye. kendinizi müslüman sanın diye.

bunu size nasıl mı ispat edeceğim?

bakın peygamberimiz ve ona peygamberlik gelince müslüman olan insanlar 2.5 yıl kadar mekke'de karantinaya alındı. kimse onlara yiyecek içecek vermeyecek, görüşmeyecek gibi maddelerden oluşan bir anlaşma kabenin iç duvarına asıldı.
bu karantina öyle sıkıntılı oldu ki aristokrat, tüccar ve zengin hz hatice fakir bir kadın oldu. peygamber ve karısı varlarını yoklarını aç müslümanlar için harcadı.
bir gece peygamberimize insanlar gelip, karınlarını açıp gösterdiler. taş bağlamışlardı. peygamberimiz kendi karnını açtı, onun karnına iki taş bağlanmıştı.

böylesine korkunç bir boykot bir sabah peygamberimize yüce allah'ın kabede asılı olan anlaşmanın iptal olduğunu, karantinanın bittiğini haber vermesiyle son buldu.

kendisine ilahi bilgi verilen peygamber kendi karantina bölgelerinin dışına çıkıp, düşmanı olan kureyş liderlerine anlaşmanın iptal olduğunu söyledi.

hemen kabeye girip bir baktılar ki anlaşmayı kemirgenler kemirmişti. geride sadece "bismillah" kalmıştı.

yani size putperestti diye anlatılan o cahiliye dönemi insanları yazdıkları anlaşmaya allah'ın adıyla başlamış, sonra lat, menat, uzza'yı yazmışlardı.

sevgili, kendini müslüman sanan, paraya tapan, çoluk çocuğuna, soyuna sopuna, zenginliğine güvenen, makam, ihale, terfi, akademik kadro, ün…vb. için güç sahibi insanların karşısında eğilip bükülen, sırf birilerine yakın diye kendilerine sağlanan kolaylıklarla alenen haram yiyen, yani karnını ateşle dolduran insanlar!
sizlere benziyorlar mı? benzemiyorlar mı?

islam sizin anladığınız gibi değil. bir şeycik bilmiyorsunuz.

o yüzden bir ayeti okuyunca o dönemin insanlarının anladıklarını anlıyorsunuz. değişen bir şey yok ki. as, kes, sana yapılanı yap. anlayışınız bununla sınırlı çünkü allah'ı anlamıyorsunuz, allah'tan başka her şeye tapmışsınız. oturduğunuz eve, giydiniz kıyafetin markasına, kendi elinizle seçtiğiniz insanlara, arabanıza tapıyorsunuz. adı lat değil de bmw mesela. sizde var diye allah'ın yarattığı başka bir insandan üstün olduğunuzu düşünüyorsunuz. bmw'nin sizi üstün insan yapabilme gücü olduğunu düşünmek putperestlik değil de ne?
allahın peygamberi üstünlük takva ile demiş halbuki. o arabayı git benzinlikte çalışan bir emekçiye hediye et desem, edemezsiniz. tanrınız o sizin çünkü. sizi onun var ettiğini düşünüyorsunuz.

namazı da anlamıyorsunuz, orucu da, zekatı da, haccı da, kurban kesmeyi de. sizin namazdan anladığınız günde beş kere içsel olarak zorlanarak bazı hareketler yapmak, oruçtan anladığınız aç kalmak, zekattan anladığınız da elleriniz titreye titreye fakir kalmaktan korkarak bizzat sizin gibiler tarafından uydurulmuş kırkta biri vermek hatta onu bile vermemek için ikinci üçüncü evi krediyle alıp "borcum var" demek. hacca gidiyorum diyerek kabenin etrafına dikilmiş, kabeden yüksek lüks otellerde kalıp kabe manzaralı odalarda insani ihtiyaç giderip saygısızlık ediyor olduğunuzu bir an bile düşünmemek. o otellerin sahipleri kazandıkları paraları seks partilerinde, islam aleyhinde harcıyor. kurban kesmek hayvan boğazlamak değil, nefsinize en zor gelen şeyi allah için yapmak ve bunu yapabilmenin şükrü için allah'ın beslenelim diye yarattığı bir hayvanı ulvi duygularla feda etmek ve etiyle fakir fukarayı doyurmak. siz kurbanı kesti desinler diye kesiyor, azgınlığından yere göğe sığmayan nefsinizle ona buna kurban kestim diye ilan ediyorsunuz. elalem denen şey de sizin tanrınız olmuş. elalemden korktuğunuz kadar allah'tan korkmuyorsunuz. peygamberimiz aç geziyordu, arpa ekmeği, buğday çorbası yiyor, et yemiyordu. bir de sorsak ehli sünnetiz dersiniz. ne demek ehli sünnet? hz. ibrahim en değerli varlığını allah'a verdiği söz için kesmeye götürdüğünde allah indirdi koçu. acaba siz hakikaten nefsinize en zor gelen şeyi allah için feda ederseniz, allah size bir mükafat veriyor ve bununla insanlara yardım etmeniz bekleniyor olabilir mi? acaba kurban kesmek yanlış anlaşılıyor olabilir mi? hayvan boğazlamak ancak geri kalmış bir devirde yaşayan, kız çocuğunu diri diri gömmeyi yeni bırakmışların anladığı sığ anlam olabilir mi?

siz gerçekten müslüman olduğunuzu mu sanıyorsunuz? size mi kaldı allah'ın dini? siz kimsiniz? sizin gibiler yüzünden insanlar allah'a inanmıyor, dine inanmıyor. allah böyleyse din buysa ben inanmıyorum diyor. bunların tüm müsebbibi sizsiniz. bir de onlara kafir dersiniz. değiller.

kendinizi kandırın kendinizi! allah'ı kandıramazsınız çünkü.

ne dindarım diyerek diğerlerini dindar değil diye aşağılayanlar, ne de allaha inanmıyorum diyerek dindarlara burun bükenler…

hiç bir şey bilmiyorsunuz.

iyi günler.
bu başlıktaki 1 giriyi daha gör