hiçbir şeye ilgisi olmayan insan

bir rüyada yaşamaktayım bir rüyada yaşamaktayım
bu tip insanlarla hiçbir şey konuşamazsın. konuşmaya çalışırsın, bir şey söylersin karşılığında ya aval aval bakar ya da "aynen yaa" deyip geçiştirir. bir yorum yapmaz ya da karşı çıkıp kendi fikrini söylemez. hiçbir konu ilgisini çekmez; film, dizi, spor, kitap, resim, müzik vb. hiçbir konuda konuşamazsın. ellerinde telefon, ellerinde telefon olmazsa da karşılarında televizyon kendilerini dünyadan soyutlamışlar, bitki gibi yaşıyorlar. yaşadıkları hayata ot gelip ot gibi gidecekler. soru sorarsın bu konu hakkındaki fikirlerin ne diye ''ya bilmiyorum ya da ilgilenmiyorum'' yanıtını alırsın ve o yanıtı verirken gayet güzel bir işmiş gibi mağrur bir eda takınırlar, suratında cehaletin verdiği çaresiz bir gülümseme ile.

bu tip insanların tarih öncesi mağara insanlarından hiçbir farkı yok. mağara insanları, konuşma dili daha yeni yeni oluşturmuşlar, kelime daracıkları kısıtlı en fazla 15 tane farklı cümle kurup her gün tekrarlıyorlar ama en azından mağara insanları daha üretkenler.

muhtemelen mağara insanlarının yaşantıları bu şekildedir.

çember şekliden oturmuşlar buldukları yeni kelimelerde yeni cümleler kurup oyun oynuyorlar. bir kişi çemberden ayrı tek başına taşlarla oynuyor. çemberden birisi, tek başına taşlarla oynaya seslenir. "orada tek başına ne yapıyorsun gelsene ne güzel eğleniyoruz." o da "tamam, birazdan geliyorum." diye geçiştirir. sonrasında bir an da taşlardan çıkan kıvılcımın verdiği şaşkınlık ve korku dolu bir sesle çemkirir "ne yapıyorsun gel diyorum sana başımıza yeni yeni icatlar çıkarma." diye.

ama o umursamaz tavırlarla ilk defa gördüğü kıvılcımların verdiği şaşkınlıkla ve merakla tekrar kıvılcım çıkarmayı dener. birkaç denemeden sonra sürekli kıvılcım çıkarmaya başlar, sürekli kıvılcımların etkisiyle yerdeki kurumuş otlar ve yapraklar alevlenmeye başlar. (ateş bu şekilde bulunmuştur belki de kim bilebilir ki) böyle bir şeyle ilk defa karşılaştıkları için herkes panikle etrafa dağılır, bir süre sonra ne olduğunu anlamak için ateşin daha yakınına gelirler, bazıları ne olduğunu anlamak için ateşe dokunur ve verdiği tepkiyle etrafta yine panik yaratır. sonrasında ateşin ısı ve ışık verdiğini anlayıp soğuk gecelerde ısınmak ve aydınlanmak için kullanabileceklerini anlarlar. sonrada tek başına taşlarla oynayan kişiyi omuzlarına alıp sevinç gösterisi yaparlar ve yanan ateşin etrafında dans ederler.

bir mağarada da diyalog bu şekildedir muhtemelen.
kalk bir ava git her gün ot yemekten sıkıldık. hiçbir işe yaramıyorsun. elin adamı ateşi bulsun sen anca boş boş otur duvarlara resim çiz.( mağara resimleri de bu şekilde oluşmuş olabilir.)

not: mağara insanları bile bu insanlardan daha üretken daha yapıcıymış. artık çağın ne kadar gerisindeysek siz karar verin.

not2: birçoğumuzun bildiği gibi bütün insanlar cahildir. önemli olan bunun farkına varıp cehaletimizi gidermeye çalışmak. sözüm; hiçbir şey bilmediği halde her şeyi bildiğini zanneden, güdülmeye alışmış koyun sürüsüne.