hiçbir yere ait olmamak

17 /
kahveci baba kahveci baba
bu yolu seçen insan bence kaçan insandır zorluklara karşı gelmeden hayatı basit yaşamanın yolu, bazen mantıklı geliyor fakat zorluklar olmaz ise hayatın heyecanı kalmazdı.
ila ila
sokaklar çok kalabalık..her yer insan dolu. ama bu eksiklik duygusu, bu bi türlü olamayış. bu ucu flu yol, çok yorucu oldu hayat çok.

ait olmaya değer bir yer olduğunu sanmıyorum hem de.
simone cecile simone cecile
"nerede değilsem orada iyi olacakmışım gibi gelir" diye anlatmıs charles baudelaire bu durumu.

hayatım boyunca yüreğimin en derininden hissettiğim şey bu hiçbir yere ait olamama hissi. belki de bu yüzden çok seviyorum uzun yolları.belki de bu yüzden en sevdiğim yerler otel odaları.belki de bu yüzden cok çabuk sıkılıyorum.belki de o yüzden bir valiz hep hazır.belki de bu yüzden terminaller ve havaalanları en sevdiğim yerler.

nerde ya da kimde biraz fazla kalsam hadi diyor icimden bir ses sen buraya ait değilsin.

gezgin ruhlarla lanetler bazen tanrı...

"yol bana fısıldadı çoktan duramam artık buralarda"

wendera wendera
serbest çağrışım olarak ıssız adamlar/ kadınlar vardır. sanırım ben de ıssız kadın oldum. kendimi ıssız adam daki ada ile değil alper ile bir tutuyorum..ve onu giderek daha iyi anlıyorum
ürkek ürkek
ali lidar bu hissi çok güzel tarif etmiş; "doğup büyüdüğü yere ait değil insan. acı çektiği ya da çok mutlu olduğu yere de ait değil. insan, olmak isteyip de olamadığı yere ait. şey gibi bir his işte bu. çok, çok susamak gibi."
meczub meczub
acı çektiği yere aittir insan; öfkelendiği yere, kırıldığı yere, düşündüğü yere, sevdiği yere.
bir toprak parçasının üzerinde zaten, bu hisleri beslemediği biri yoksa insanın zaten dilese de insan ait olamaz, var olamaz, devam edemez.

bu yüzden kendinizi bir yere ait hissetmiyorsanız muhtemelen herhangi bir yerde bu hisleri beslediğiniz bir kadın ve ya bir adam yaşamıyordur. dokunduğu yerde yaşayın, durduğu yerde ölün.
ftw one ftw one
genelde ilgi çekmeye programlı ikonik tayfanın mağduru oynadığı son kale. hiç bir yere ait olmamak teknik anlamda mümkün değilken bilimi de karşılarına almaktan çekinmez bu feryat figan tayfa.
uykusuzyolcu uykusuzyolcu
bir fotoğrafın bana düşündürdükleri;
şimdiye kadar bir kaç yer gördüm, bir kaç şehir gezdim, bir kaç harabede insanların hayatlarını tahayyül ettim ve bir kaç yerin hayalini kurdum...
henüz hiçbirine bir aidiyet hissetmedim.
çok yaklaştığım oldu tabi, "galiba burası!" dediğim oldu. ama sonra olmadığını anladım yine. şöyle bi kendimi uzaktan seyredince.
bu düşünce beni hayatıma dair düşünmeye itti. rutinim içinde aidiyet hissettiğim biri ya da bir şeyler olup olmadığını merak ettim. şöyle bir etraflıca izledim.
yine yok.
sahiplik hissim de yok. olduğunu zannettiklerimden de zaten kopup gitmişim, farkında bile olmadan bazen.
demem o ki; insanın burada ait olduğu biri ya da bir şey yok galiba ve sahip olduğu da.
biri aşağıdaki görseli huzur ve yalnızlık arayışı minvalinde bir şeyler homurdanarak paylaşmıştı.
halbuki bilmiyor; huzur ve yalnızlık burada herhangi bir şeyle olacak iş değil. aksine; buradan hiçbir şeyle olacak iş.
yani öyle zannediyorum.

tüm bunlara rağmen yine bir kaç yer daha görmek niyetindeyim nasipse. bir kaç insan daha tanımak niyetindeyim. bir kaç kişiyi daha sevmek ve hayatıma sokmak niyetindeyim. bir kaç şeyle uğraşmak ve her zamanki istikrarsızlığımdaki istikrarımla sıkılmak ya da vazgeçmek niyetindeyim.
çünkü;
1. hala insanoğlu ve gelişimine dair merakım sürmekte.
2. burada yapacak daha iyi bir işim yok. ya da ben onun ne olduğunu hala bulamadım.

7/24 böyle hissetsen de, üzerinde düşünmeyince ya da daha doğrusu saçma sapan bir melankoliye bağlamadıkça, çok da yük olan bir şey değil aslında. hatta aksine; müthiş bir psikolojik rahatlık getiriyor.
şimdi bunu gerçekten hissedenler ve tribine girenler arasındaki farkı görebilirisiniz.
17 /