hırsızlık

1 /
despinaa despinaa
çok şerefsiz insanların yaptığı eylemdir..
ama hak ettiği yerlere geleceklerdir..
bugün babamın işyerindeki bilgisayarlar gitti yarın başkasınınki gider.. bu şerefsiz insanlar bitse tükense artık...yer olmasa burda onlara
battal boy cekirge battal boy cekirge
yıllar geçtikçe kalitesizleşen çalma eylemidir. çok değil 10 yıl kadar önce hırsızlar evlere geceleri ya da ev sahipleri tatile gidince girerlerdi. üstelik girerken kapıyı pencereyi kanırtmazlar,maymuncuk ve türevi şeylerle kapıyı kanırtmadan ve ses çıkartmadan bu işi yaparlardı. lakin yıllar geçti,hırsızlık bile yozlaştı ve hırsızlık mağdurları sanatıyla işini yapan hırsızlara saygı duyacak hale geldi. günümüzde hırsızlar hiç korkmadan gündüz vakti evlerin kapısını levyeyle kanırta kanırta kırmakta,ev sahipleri uyanıkken bile mesleklerini ifşa etmekten korkmamaktadırlar.
burada tabi ki suç işsizliğin hızla artmasına sebep olup hırsızlara yeterli cezalar uygulamayan,bir de üzerine af çıkartarak hapistekileri de sokağa salan hükümetlerdedir. eskiden bir eve hırsız girmesi çok olağanüstü bir durumken günümüzde neredeyse hırsızlıktan nasibini almamış biri kalmamıştır. hırsızlık bile ucuzlamış,ayağa düşmüştür. hırsızlığı sanatıyla yapanlar ise (çok kalmadığı için) yanaklarından öpülüp buyur edilecek kişiler halini almıştır ki bir devlet büyüğü de çıkıp bu konuda adam gibi bir önlem önermez. yıllardır söylenen tek şey "evet biliyoruz suç oranı arttı,düşürmek istiyoruz bakalım ne yapacağız"dır.
dibap dibap
insanları tüketime yönlendiren etkenlerin biri.

" şuyum-buyum çalındı hemen yenisini ve bir üst modelin almalıyım"..
noomeckriel noomeckriel
insanların eşyalarını çalan hatta bunun uğruna insan bile öldüren insanlardır. bir adamın evine hırsız girerse ve ev sahibi hırsızı yatak odası dışında evin başka bir bölümünde öldürürse veya yaralarsa ev sahibi suçlu sayılıyor. yatak odasında öldürürse suçsuz sayılıyor.
bir adamın evine hırsız giriyor. yatak odasına giriyor. ev sahibi uyanıyor. ''bana bir şey yapmasın!'' diye uyuma taklidi yapıyor.hırsız alacaklarını alıyor. tam odadan çıkarken ev sahibinin kulağına eğilip ''uyumadığını biliyorum!!'' diyor ve çekiyor gidiyor. *
rahip rahip
en büyüğü devlete karşı yapılandır. yetimin, tüyü bitmemişin hakkı derler. ancak çalınan tüm ülke vatandaşlarının hakkıdır.
retrospect retrospect
insanların malını, mülkünü veya parasını çalmak. bazıları olayı çok büyütmüş.

şöyle ki efenim;

olay ankara'da yaşanmış. emekli bir subayın arabası çalınmış. 1 hafta geçtikten sonra adam arabayı eski yerinde tekrardan bulmuş. zarar ziyan var mı diye içine bakarken cama iliştirilmiş bir post-it bulmuş. kağıtta "beyfendi kusura bakmayın cok acil bir işimiz oldu ve arabanızı çalmak zorunda kaldık. sizden binlerce kez özür dileriz. biz işimizi hallettik ve arabanızı yerine geri koyduk. fakat içimiz rahat etmedi falanca beşyıldızlı otelde size 1 haftalık tatil ayarladık. lütfen bu özürümüzü kabul edin." adamcağız önce şüphelenmiş durumdan. fakat sonra oteli aramış. oteldekiler "evet beyfendi yeriniz ayrıldı ve ücreti karşılandı. sizi bekliyoruz." demişler. emekli amcada demek ki insaflı hırsızlar da var demiş ve 1 haftalık tatile gitmiş. geldiğinde bir bakmış ki ev bomboş duruyor. sonradan anlaşılmış ki eve kamyon yanaştırıp ne var ne yoksa çalıp götürmüşler.

aman diyeyim. dikkat böyle tiplere.
kadın giyinmiş zaman kadın giyinmiş zaman
başkasının kapısını kırıp içeri ilk girenle mi yoksa kapısını ilk kilitleyenle mi başlamıştır?

paylaşmakla uğraşmayıp, toprakla gökyüzü arasındaki bu uçsuz dünya'da, kendimize ait küçük dünyalar yaratarak ve dahi onlara sahip olarak bir hayat kurmayı; bu hayatı, en doğru ve gelişmiş hayat olarak önümüze koyanları; itirazsız itaatimizi ve küçük dünyalarımızın tapularını kırmızı kurdelelerle bağlamalarımızı bilmem nasıl açıklasak? açıklamak için nerelere gitsek, hangi zamana, hangi sosyal hayvana baksak? herkese yetecek kadar ev varken, herkese yetecek kadar su varken, bazılarımızın evsiz, bazılarımızın susuz; en nihayetinde kalpsiz ve vicdansız kalışımızı neye yorsak? kafamızı neye vursak? ait mi bize bu apartman, bu otomobil kaskosu, bu evladiyelik ömür, bu dört başı mamur gök kubbe, su faturası?

dünya bize bir şey vermiyor oysa biz ondan hep alıyoruz. ormanını paylaşıyor, ağacını söküyoruz bağrından; çileğini sunuyor, reçelini satıyoruz; dağını ortak ediyor, kayak tesisi kurup bilet kesiyoruz. dünyalar içre başka bir dünya kurmuşuz, gelişmişiz kimimiz, kimimiz gelişmemişiz o "gelişen" nazarında. normalimiz var, anormalimiz var. deliyiz ve akıllıyız. landlord, sevgili, abone ve kullanıcıyız. iyi insanlar ediyoruz, kötü insanlar yaratıyoruz. mallarımız var, ticaretimiz olmuş, dünya bir seyirlik sahneyken, ağız salyalarımıza pazar olmuş. mal olmuş, sınırdan sınıra. bize havasını açmış, alanı olmaz diye boşvermişiz. suç ve suçlular olmuş, kurallar varmış, hapishaneler türemiş.

hâlâ kafamız almamış:

hırsızlık, bir mal söylemidir. mal sahibinin belagatı ve dolayısıyla yanlı bir etiketidir. delinin, anormalin, gelişmemişin türevi, dünya'nın sözde iblisidir. almak-vermekten başka sözlüğü olmayanların, sınırlı düşünce gücüdür hırsızlık. maldan doğar, sahiplenmeden doğar. kaba bir paylaşım, dünya'nın çileğinden kaybedilen hakkın talep edilmesidir.

o çiti toprağın etrafına ilk kim çektiyse, tarih onu bulup getirsin, çıkarsın karşımıza. ilk hırsızlık, zira, ilk mülkle başlamıştır.

ursula k le guin, the dispossessed* kitabında şöyle buyurur: "bir hırsız yaratmak için bir sahip yaratın; suç yaratmak istiyorsanız yasalar koyun."
jungle jungle
günümüzde artık be insaf, bu kadarı da olmaz diyerek gülerek bile karşıladığımız ve her geçen gün değişik bir örneği ile karşılaştığımız başka birine ait herhangi bir eşyayı geri getirmemek üzere izinsiz almak.

en yeni ve ilginç örneğini geçen hafta yaşadım.

geçen perşembe sabahı bilgisayarımı açtım internet çalışmıyor. adsl teknik servisi aramak üzere telefonu kaldırdığımda telefon hattında problem olduğunu görerek cep telefonumdan telekomu aradım. karşıma çıkan beyfendiye durumu izah ettiğimde duyduğum probleme gerçekten "be insaf artık" dedim. çarşamba gecesi kablo hırsızlığı olmuş ve bölgedeki telekoma ait telefon kabloları çalınmış. tabii ki telekom 2 gün süren çalışma ile bölgedeki çalınan kabloların yerine yeni hat döşemek zorunda kaldı.
yahu insafsız hırsızlar ne istediniz telefon hatlarımızdan ve internetimizden? sizin yüzünüzden günümüzde artık elimiz ayağımız olan internetten ve dolayısı ile itü sözlükten de uzak kaldık.
1 /