hissedilen en iğrenç koku

1 /
platonun ütopyası platonun ütopyası
formaldehit kokusu. üstüne tanımam.
bulunduğu ortamı 24 saat havalandırmalarına rağmen içeriye girer girmez geniz yakıyor, göz yaşartıyor mide bulandırıyor. ööğğğyk. iğrenç ötesi.
a sami bayraklı a sami bayraklı
lise döneminde mahalledeki marketin manav kısmında işe başlamıştım, patatesleri çuvaldan çıkartıp yerine dizerdik. bir parti gelen patates ve soğanın hepsi çürüktü. öğüre öğüre iyisini ayıklamaya çalışmıştım. ölü fare gibiydi. daha iğrenç koku hatırlamıyorum.
kendinibulamayankız kendinibulamayankız
bok kokusu. ama başkasının. ve ben boşaltıyorum onu. sormayın nedenini. kiminin hayatı daha zor işte. geçenlerde kıyakçılık diye bir meslek olduğunu, çiftleşmesi zor olan deve, eşek ve at gibi hayvanların çiftleşmesini sağladıklarını yazmıştım. üstüne de ne meslekler var diyip üzülmüştüm. itiraf ediyorum, benimki daha boktan.
rene rene
leş kokusu. bazen ormanlık, şehirleşmenin olmadığı yerlerden geçerken burnuma gelirdi, kaskın içinden bile dolardı genizlerime, dakikalarca geçmezdi. yakınında olsam nasıl bir şiddetle vurur kokusu bilemiyorum.
arap sen içme bokunu çıkarıyorsun arap sen içme bokunu çıkarıyorsun
üniversite stajında bir salam, sosis fabrikasına bozulan bir makinayı tamir için gitmiştik. pişirme kazanlarının olduğu bölüme geçtik ve içeride daha önce hiç benzerine rastlamadığım bir koku vardı. insan dik duramaz içeride öyle bir koku. 30 saniye durduktan sonra dışarı koşup, kusmaya başladım. kıdemli mühendis yanıma gelip, sigara uzattı. lakin sigarayı içemedim. sonrasında bu vesileyle sigarayı bıraktım. beynimde sigara ve o koku birbirine işlendi sanki. o günden beri sosis, salam ı-ıh, yiyemiyorum fakat sigaraya 4 ay sonra tekrar başladım. bu da öyle bir anımdır.
clitor eastwood clitor eastwood
bazı gündelik kokuları iğrenç buluyorsanız, bir kere dahi olsa tabakhâne'ye uğrayın derim. bu tabakhâne, deri işlenen yer.
öyle büyük emek, öyle ağır iş ve öyle iğrenç bir kokusu vardır ki; her insanın bir kere tecrübe etmesi gerekiyor o ortamı. eskiden hacca gidecek olanlar, yanlarına alacakları paraları, tabakhâne'de çalışan işçilerin paralarıyla değiştirirlermiş, daha temiz, en büyük emek ve fedakârlıkla kazanılmış helâl para olduğuna inandıklarıçün.

bu fakir gitti, öyle her benim diyenin dayanabileceği bir koku ve ortam değil.
siz de gidiniz. belki vişne çürüğü kokusu bir nebze daha çekilir gelir hassas bünyelerinize efendim.
1 /