hissizleşmek

14 /
badem gözlü kör
yalnızlığın dibini gördüğüm zamanlar oldu, bu evrende gerçekten yalnız doğduğum ve yalnız öleceğim bilincine kavuştum, bakın tek demiyorum yalnızlık ve teklik aynı şeyler değil, yanınızda size eşlik eden, sizi koruyan, esirgeyen birisi olsa da yalnızsınızdır her daim. işte insanoğlu geçmişte de bu hissiyatı tatmıştır ki her yeri kuşatan, kendisini esirgeyen, her daim şah damarından yakın olan bir yaratıcının varlığına sığınmıştır.

yalnızlık bilincine eşlik eden ve o günlerden kalma tat alma duygusu ve birçok duygunun yoksunluğu bir kaç kere bünyeye uğrarsa unutulmayacak derecede hafızaya yerleşir, halihazırda 21 günde herhangi bir veriye programlanabilen beyin, hissizlik alışkanlığı edinir ve ömür boyu başka türlü etkili bir programlamaya maruz kalmadığı takdirde bu ayarı korur.

kalpleri acıtan bir vurdumduymazlık, bir olgunluk, bir umursamazlık var içimde. bu nedenledir hayatıma girenleri uzun süre misafir edemeyişlerim. aşkla bağlandıklarım dışında pek çok olmuştur terkedişlerim ve terkedilmişliklerim. işte bu anlarda bir daha hatırlarım yalnızlığımı, o dindirilemez sevgi ve yoldaşlık açlığımı. işte bu anlarda ağlarım tek başımayken hüzünlü, ayrılığımı anlatan bir şarkı çaldığında. sersefil hislerimi bir sigara dumanına gömer unuturum bir saat içinde en gecinden ama en gücünden. çünkü, gücüme gider; çünkü fikrimi deler kalbimdeki karanlık, bir nefes daha çekerim sigaramdan ve külleriyle gönderirim hasretimi yollara.

hissizleşmek güçlenmek midir? acılara dayanıklılık mıdır bu diye sorduğumda kendime; sadece zihnimin bulanmasını önleyen bir sigorta geliştirdiğimi anlıyorum. bedeli epeyce pahalı, her hasarda primleri daha da artan basit bir hayat sigortası...
14 /