hollanda

2 /
yoköylebirseykandırmıslarseni yoköylebirseykandırmıslarseni
garip bir dile sahip yemyeşil harika bir ülke.televizyondaki hemen hemen herşey altyazılıdır.her tarafında su kanallar vardır,bunlar kışın donar ve insanlar üstünde buz pateni vb. şeyler yapar.şehir dışındaki evler müstakildir.ucu bucağı gözükmeyen lale tarlaları vardır.kısa süre kalmış da olsam bayıldığım bi adet ülkedir.
eskici eskici
ingilizce bilmeyen insan bulmak samanlıkta iğne aramak gibi bi şeydir.
bu ülkede erkekler beğendikleri kızlara "hi!" diyerek laf atarlar. bu durumu bilmeyenler "vay be! herkes selam veriyor ne memleket" diye düşünüp "hi!" diye cevap verirler.
hamsili ekmek hamsili ekmek
dünyanın en alçak ülkelerinden birisidir. buzul erimeleri sonucu yükselecek deniz ve okyanus sularından ilk etkilenecek ülkelerden biri olacaktır. zaten deniz seviyesinin altında bulunan alanları yarı bataklık durumundadır.

yaşadığı sel felaketlerinden sonra denizin üzerine inanılmaz büyüklükte setler yapmışlardır. ayrıca bu setleri yol olarak da kullanmaktadırlar.

http://www.deyoungmatson.com/DeYoung/Pictures/Netherlands%20trip/Dike.JPG
anosias anosias
türk nüfusu son derece yüksek olduğu için televoting sistemine geçildiğinden beri türkiyeye eurovisionda tam oy veren ülkelerin başında gelir. duyduğum kadarıyla burda yaşayan insanlar son derece düzenli çalışır, çoğu zaman öğle yemeği yiyecek bile vakit bulamazlarmış. en iyi üniversitelerinden biri delft teknik üniversitesidir. kısaca tu delft olakar bilinir ve birçok türk öğrenciyi bünyesinde barındırır. türklerin en çok olduğu yerleşim birimlerinde biri ise rotterdamdır.
burakk burakk
"the big donor show" adlı programla televizyon tarihinde çığır açan ülkedir.

bu yarışmanın konusu ise şöyle:3 adet böbrek hastası ölüm döşeğindeki kişiyi böbreğini vermesi için ikna etmeye çalışacak.hollandalılar da sms ile kimin yaşaması gerektiğine karar verecek.
inti illimani inti illimani
başkenti tüm kitaplarda amsterdam olarak geçmesine rağmen parlementosunun ve tüm bakanlıklarının , bakanlar kurulunun den haag(lahey)' da bulunduğu ülke.
ayrıca, dünya da bina işgalciliğinin yasal konumda olduğu tek ülke. bir seneden fazla süreyle boş tutulan veya çeşitli sebeplerle boş durmak zorunda kalan binaların(konut, işyeri,ofis,fabrika, okul,vb.) ihtiyacı olan kişilerce işgal edilebildiği yaşanılası ülke.şahsen , ben kendim, bir seneden fazla bu şekilde işgal ettiğimiz bir okul binasında yaşadım.hollanda da bu kişilere işgalci manasına gelen "krakers" denmektedir.toplumun ve medyanın " bir kısmı" hollanda da bu olaya karşılar, ne de olsa "anti kapitalist" bir eylem olmakta bu eylem ve birilerinin canı bu duruma oldukça sıkılmakta çözüm olarakta bu yasa maddesini iptal etmek ve " kraker" olma durumunu illegal pozisyona getirmek istiyorlar.
dünya da yaşayan her milletten ve her ırktan insanın bulunduğu kozmopolit ülke. yalnız, yakın gelecekte hollandalı bulma ihtimalimizin oldukça zayıflayacağı da ayrı bir gerçek.
emeklisandığı emeklisandığı
vize vermek için süründüren , gitmediğiniz otele ödeme yaptığınıza dair bir belge veya faturayı illa büyük bir ısrarla isteyen inek memeli hatunların diyarı.
spaindustrial spaindustrial
schengen üyesi olmasına rağmen ülkesinden geçişlerde ayrıca vize isteyen ab ülkesi. ayrıca ufak bir ülke olmasına rağmen, toraklarında uyguladığı intansif tarım ile avrupayı besler.
drummy drummy
osmanlı imparatorluğu zamanında, osmanlı'nın değerlerine yeterince sahip çıkamamasından mütevellit, lale tohumlarımızı çalmış ve geliştirerek laleler ülkesi namını almıştır. (benim bildiğim hollanda inekleri daha meşhurdur aslında ama neyse) fransa deyince akla eiffel kulesi, italya deyince pizza (ve erkekleri) geldiği gibi, bu adamlar çalıntı laleleriyle ünlenmiştir.
bir de o kadar pis adamlar ki, sen tut taa güney afrikaya git, orayı sömür.
üstelik göt kadar ülke. yaklaşık konya kadar. zamanında deniz olan bölgenin üstüne toprak atmışlar, adına da ülke demişler. türkiyenin 21 kat ufağı.nüfusu ise istanbul kadar, 16 milyon civarında.
fakat gelin görün ki dünyanın en medeni ve en geniş insan hakları'na sahip ülkesidir.. gibi görünse de! aslında bir çok durumda daha alt sınıf ülkelerden farklılıları yoktur.
çakaldırlar mesela.
5 yıl boyunca *50 euro'luk bir borcunuz olduğunu saklar (avukatınız dahil), 5 yıl sonra faiziyle birlikte elinize verirler.
çok ırkçıdırlar aynı zamanda. 10 yaşındaki veletleri bile öyledir. ten rengi olarak aynı fabrikasyondan olmayagörün, anında dışlanırsınız. caaanım amerikan filmlerinde izlediğiniz şeyler gerçektir aslında. okul çıkışı sırtında çantasıyla eve giderken, 4 erkeğin bir kız evladına saldırıp hırpaladığını görebilirsiniz. kızın yardım için vurduğu sınıf camından içeri biraz dikkatli bakarsanız, hollandalı öğretmenin olayı görmemiş gibi davrandığını ve odadan dışarı çıktığını da görebilirsiniz.
hele ki seçim zamanı olmaya görsün. aman aman. hayal güçleri çok geniştir vesselam. zamanında bir parti, seçimlere bir faraş, bir süpürge resminin yanında "pislikleri temizleyelim!" sloganı ile katılmıştır. 93-94 yıllarında yamulmuyorsam. "fazlalık", "pislik" kelimeleri "yabancı", "oraya ait olmayan" ile aynı kelimede toplanıyor felemenkçe de.
çok da güvensiz adamlardır hakikaten. kendinden olmayan herkes hırsızdır. değilse bile onlar yaparlar. 12 yaşında, makyaj nedir bilmeyen bir veletken fark ettirmeden cebinize bi rimel atabilirler örneğin. sonra da gider kasaya ispikler, polis molis çağırttırırlar. gel de inandır "o oraya nasıl geldi bilmiyorum" diye. siz siz olun, böyle bir durumda yakalandığınız zaman, nerelisin sorusuna türküm demeyin. arap'ım deyin geçsin canım. türkler kadar araplar da çok yaşar orada nasılsa.
taşınmak mı istiyorsunuz? belediye'ye yazılmanız lazım, "ben taşınmak istiyorum kardeşim" diye. size uygun bir ev çıkmasını beklersiniz. bu "uyugunluk" maaşınıza ve evde kaç kişi yaşayacağınıza bağlıdır. bu sistem güzel gibi görünse de (yer yer yararlı oluyor evet) çok beğendiğiniz bir eve, maaş ve kalacak insan hesaplamaları yapıldığında 5-10 euro fazla maaş alıyor olmanız durumunda taşınamazsınız. ya da üç kuruş maaşınızla muhteşem bir evde yaşamanıza izin verilmez. (sana ne lan?) bir de o eve sadece siz gösterilmezsiniz. başka talipleri de vardır. sırayla gider, 1. beğenmediyse 2. ye, 2. beğenmediyse 3.geçer. bu birincinin belirlenme durumu kayıt olduğu tarihe bağlıdır. 3-4 yıl önce yazılmış kişiler olur genelde. bir de bu bekleme, bu işlem zaten aylarca sürer, genelde yıllarca. bu sebepten ötürü, taşınma ihtimaline karşın, insanlar belediye'ye taşınmak için 1 hatta 2 yıl öncesinden yazılır.
haa, hiç mi güzel bir şey yaşatmaz bu memleket? yaşatır elbet. polisin gözünün içine baka baka cıgarandan bi nefes çekmek hoştur, iyidir (ne eziklikse artık) hastanelerinde çok güzel bakım verirler. özel hastane gibidir devlet hastaneleri. trafik sistemi güzeldir bir de. herkes kuralla uyar.
ama yaşattığı en güzel şey, memlekete dönüş yolculuğudur. eve dönmenin ve evde olmanın huzuru ve mutluluğu. başka hiç bir yerde kendi evinde bulduğun rahatlığı bulamayacağın kanıtı.
(bkz: home sweet home)
2 /