hormon

cellman cellman
endokrin hücreler tarafından hücreler arası sıvıya salgılanarak kanla taşınımı sağlanan ve hedef hücreye sinyal taşıyan maddelerdir..
the acme the acme
insanları ruhsal olarak aşırı derecede etkileyebilen kimyasal madde.. örneğin yeni doğuran annenin bebeğine olan içgüdüsel sevgisi, ergenlik çağındaki bunalım ya da menopoz dönemindeki bunalım..
anosias anosias
aşkın tanımını yapmaya kasıp kasıp hiçbir şey elde edemeyenlerin ortaya attığı aşk tetikleyicisi. aşk diye bir şey yoktur. sadece hormonların etkisiyle birşeyler hissediliyor der bu teze inananlar.
unknown unknown
cinsiyetlere göre farklı salgılanan çeşitleri olan
, söz konusu testosteronsa özellikle erkeklerin bu salgılanmaya karşı koyamayıp türlü saçmalıklar yapmasına yol açan kimyevi vücut sıvısı...
anosias anosias
insanların kontrol edemedikleri etkileşimler yaratır dönem dönem. bunun en güzel örneği, hamilelik sırasında salgılanan hormonların etkisiyle anne adaylarının son derece duygusal bir moda girip her şeye ağlayabilme potansiyeli kazanmalarıdır.

bir diğer çok bilinen ve başa bela örneği için:

(bkz: pms)
utopia garden utopia garden
biyolojik işleyişle zihinsel işleyiş arasındaki bağı kuran en önemli etmen olduğundan duyguların ve düşüncelerin oluşumununda önemli bir rol oynayan salgı. düşüncenin sonucunda hormonun salgılanması örneğin eski bir dostunu gördüğünde mutlu olmak; hormonların sonucunda düşüncenin oluşması örnek vermek gerekirse bünyenin nedensiz bir mutsuzlukla dolması sonucu olumsuz düşünmek yada karşı cinsten çekici birini gördüğünde seksi düşünmek. biyolojik işleyiş - zihinsel işleyiş ilişkisinde beynin iki yönlü işleyen bu yapısı varoluş biçimimize doğrudan etki ediyor düşününce. mesela vücudumun doğal işleyişinde mutluluk hormonları biraz daha yüksek seviyede salgılansaydı şu an almoranın şarkıları yerine daha neşeli şarkılar dinliyor olacaktım. belki de almorayı ilk dinlediğimde hiç sevmeyecektim bile. o zaman hormonları tarafından yönetilen bazı erkekleri eleştirip “seks değil shakespeare ulan” demem yada kokain kullanıp mutluluk hormonlarına tavan yaptırırak kendini dengeleyen adama zavallı gözüyle bakmam yada homoseksüelliğin bazıları tarafından anormal karşılanması çok da doğru değil. çünkü insanların doğal yapısı bu; duygular büyük oranda düşünsel bir süreçten çok beynin biyokimyasal işleyiş biçimine bağlı salgılanan hormon seviyesine göre oluşurken herkes belli oranda hormonları tarafından yönetiliyor bir yerde. kimimiz depresyona daha yatkınız bu yüzden, kimimiz şiddete, kimimiz aşka... böyle düşününce mutluluk nerede duruyor dersiniz? kaçımız biyolojik olarak yaşamaya, mutluluğa yatkınız... işin anlamlı olan kısmı duygular düşüncelerin oluşumuna doğrudan etki edebilirken düşünceler de duyguların oluşumuna doğrudan etki edebiliyor tabi ikincisi çok daha zor bir süreç. biri kendiliğinden olurken diğeri düşünmeyi çabalamayı gerektiriyor. iyi şeyler düşünmek bu yüzden önemli. ee biraz büyük ve güzel şeyler düşüneyim o zaman sözlüğün varlığı gibi büyük ve güzel şeyler...
yırtık condom çocuğu yırtık condom çocuğu
lanet,pis,kaka bir şeydir bu.günlerce rejim yaparsınız,emeğinizin karşılığını da alırsınız,kilo verirsiniz derken ne olur adet dönemi yaklaşır.aha bu pis hormon yüzünden oturup önce bir güzel kadayıf,üzerine de 1 dilim nutellalı ekmek yenir,rejimin içine edilir.neden? ahanda bu pis hormonlar yüzünden! zor zor çok zor kadın olmak!
nyana nyana
hormonun geldiği son noktayı görebilme şansım olduğu için epey şaşkınım.
geçen gün manavdan alınan armut sonrasında daha doğrusu ayva görünümlü armut sonrasında pes dedirtecek cinsten şok yaşadım.
arkadaş armut almışsın, dışardan armut olduğunu anlaman imkansız ayva görüntüsü var, 1 kiloya 3 tane gelen cinsten, tadında da elma- armut aroması birşey çıktı.
tarlada nasıl bir sistem var ise adam 3ü 1 arada yapmış. demiş beni halkım hepsini alamaz tek üründe 3 lezzeti de sunayım demiş. hepsini sentezlemiş tek ürün altında sunmuş.

hayır gebermesek bari.
yürüyen adam yürüyen adam
aslında biz olan şey. bedenimize yön veren karar alırken de önemli etkisi olan salgı. o zaman o kararları biz vermiyorsak biz kimiz? elbette salgıyız. aslında hepimiz deniz anasıyız.