hoşgeldin

1 /
sorunsal sorunsal
merak etme yıllarsonra kapımı ilk çaldıgında agzımdan ne bir sitem duyacaksın nede gecmişe dair kızgınlık cümleleri sadece hoşgeldin diyeceğim çünkü mutluluk getirmiş olacaksın bana hayatıma hoşluklar katacaksın aradan gecen yılları hiç olmamış gibi sayıp tekrar biz olacagız.. ve o ana kadar hiçkimse hoşgelmeyecek bana..
dreamfactory dreamfactory
bir kişi bir mekana yada bir ortama geldiğinde diğer kişi / kişiler ona hoşgeldin derler. gelen kişi de hoşbulduk diye cevap verir genelde. yada vermez, onun bileceği iştir.
alchera alchera
sözü sezen aksuya müziği ara dinkjiyan ait deliveren albümündeki en güzel şarkı

hoş geldin

hiç ummazdım
oldu
sonbaharda
hediye gibi geldin
hoş geldin

seyirlik değil, ömürlük olsun
dilerim bu defa bu son olsun
seyirlik değil, ömürlük olsun
bir yastıkta nasip olsun

gel, koynuma gel
oynuma gel
akşam gözlü esmer

safa geldin
son ihtimalim
bir sana kalmış halim
hoş geldin

seyirlik değil, ömürlük olsun
dilerim bu defa bu son olsun
seyirlik değil, ömürlük olsun
bir yastıkta nasip olsun

gel, koynuma gel
oynuma gel
akşam gözlü esmer

gel, koynuma gel
oynuma gel
akşam gözlü esmer
okunandeğilsadeceyazanbiryazar okunandeğilsadeceyazanbiryazar
bazı insanlara ne zaman "hoşgeldin" dense ve neşeyle karşılansa mutlaka bir şeyler olur. en azından kendim açısından bunun böyle olduğunu söyleyebilirim. evet. her "hoşgeldin" ile karşılanışımda mutlaka başıma bir şeyler gelmiştir. hoşgeldin diyen kişinin sinsi, ".mına koduğum yine geldi" bakışlarından mıdır, tesadüf müdür bilinmez.

bir yerde kahve içmek için sözleştiğim arkadaşlarımın yanına doğru yola çıkmıştım. o kadar heyecanlıydım ki, otobüsün içinde etrafıma gülücükler saçıyordum. ama aynı şeklide tepki alamıyordum. suratıma tuhaf tuhaf bakan sap gibi bir grup insan... mutlu ve heyecanlıyım be. anlasınıza.

bu etkenler yüzünden sıkıcı geçen yolcuğumdan sonra arkadaşlarımın olduğu mekana doğru ilerledim. kapıyı açtım. önce etrafımı süzdüm. gizemli bakışlar attım ama milletin skinde bile değildim. bunu farkettiğim an zaten psikolojik olarak çöküntü yaşadım. kendimi bir boşluk hissettim. sonra o halimle masada oturan arkadaşlarımın, dostlarımın yanına usulca yanaştım. ve o söz. "hoşgeldin" sözünü duydum.

tabii doğal olarak önce bunu normal karşıladım. gerekli bir davranış sonuçta. "naber lan g.tüne koduum" diyerek karşılasalar daha mı iyi olacaktı?

biraz zaman geçti. güzel güzel sohbet ediyor, gelinen durum hakkında uzun uzun yorumlar yapıyorduk. o anda ne olduysa işaret parmağımı havaya kaldırıp, tartışmaya nokta koyan adam olacakken; kahveyi döken ve masanın içine sıçan adam oldum. daha sonra elemanlar geldi masayı bir güzel temizledi. bu sırada da suçluluk duygusuna kapıldım ben. arkadaşlarımın o anki bakışlarını anlatamam. yadırgarcasına bakıyorlardı bana.

neyse. üç beş laf ettikten sonra acil bir işimin çıktığını söyledim ve özür dileyerek mekandan ayrıldım. tam kapıyı açmıştım ki, kapının önünde duran boka bastım. ne yapacağımı şaşırmıştım. ayağımı bir iki kere salladım ama gitmiyordu. daha sonra topuklarımı kaldırıma sürte süre yürümeye başladım. tabii bu esnada tuhaf bir görüntü oluşturmuştum. gelen geçen "nabıyor lan bu" diyerekten bana bakıyorlardı. o anı ne kadar anlatsam da yaşayan bilir. rezil bir durumdur. yine hüzünlendim şimdi.
syntaxerror syntaxerror
nazım hikmet'in bir şiiri.

hoş geldin!
kesilmiş bir kol gibi
omuz başımızdaydı boşluğun...
hoş geldin!
ayrılık uzun sürdü.
özledik.
gözledik...
hoş geldin!
biz
bıraktığın gibiyiz.
ustalaştık biraz daha
taşı kırmakta,
dostu düşmandan ayırmakta...
hoş geldin.
yerin hazır.
hoş geldin.
dinleyip diyecek çok.
fakat uzun söze vaktimiz yok.
yürüyelim.....
kurban kurban
msn dilindeki hali hb olan söz öbeği.

düzeltme: işte msn ne kadar etkiliyor insanı sayın dostlar hemen cevap vermişim.

hg dir efendim hg
1 /