hoşlanılan kişinin trabzonlu çıkması

wendera wendera
gün geçmiyor ki olmaz dediğim bir şey daha olmasın...

ben ki trabzonlulardan dili yanmış bi kimse olarak yine gittim trabzonlu buldum. o kadar da esmer dedik hokka ve düz burun dedik bi sorduk ortamda trabzonlu var mi diye, trabzonlu'yum ben dedi. ama dedi batısındanim onlar daha modern diye de ekledi.. akpye oy vermediğinden bahsederek biraz gözümde toplasa da trabzonluymus işte :(

zaten ortamlarda ne zaman tipiyle, alfaligiyla dikkatimi çeken biri olsa bu trabzon'dan çıkıyor. yeter daa.

hoşlanılan kişiye sen izmirli ya da adanalı gibi duruyorsun deyince adanalı dememe birazcik bozuldu. eee o kadar ego da yapmayacaksın napalim trabzon iyi memleket de adana değil mi.

bakalım önümüzdeki günler neler getirecek..
clitor eastwood clitor eastwood
bazen işe ailelerin de girmesi gibi vahim sonuçları doğurabilen rastlantı.

3 yıl kadar önceydi, internet kafedeydim.
bir çıktı almak derdine düştüğüm sıralarda kapı açıldı, içeri bir koku girdi, o badem kokusunu unutamam. üniversite kantininde işe başlayacağını, sabıka kaydı çıkarmaya geldiğini anlattı, bir şekilde kendimizi rize çayı içerken bulduk. orada anlamalıydım...

en sevdiğimiz sanatçının hakkı bulut olması beni umutlandırıyordu ki, "memleket neresi?" diye sordum. o billur gibi ince sesi, karanfilvari saçlarını savurup "of" dedi. tam bunalttığımı düşünürken "yani tirabizon, of" dedi.
başımdan kaynar sular döküldü.
"ben de bayburt'luyum" diyemedim, yapamadım.
ezeli iki düşman vilayetin aşıkları bir araya gelemezdi.

kalktım, topuklarım götüme vurmaya başlayıncaya kadar hızla koştum, bir daha görmedim sevdalımı.
yapamazdım, olmazdı, beni o of'lu dilbere vermezlerdi.
başlamadan bitti o sevda.
bitti.