hrant dink

1 /
theone theone
şu ana kadar gelen duruşu göz önünde bulundurulursa söyledikleri yanlış anlaşılmış gibi geliyor bana;

"ermeni kimliğinin bugünkü yapısını şekillendiren ve ermeni kimliğinde bir tür kanserojen tümör işlevi gören asıl etken ‘türk’ olgusudur." cümlesi ermenilerin ve ermenistan'ın bugün tarih üzerine tek dayanaklarının ermeni soykırımı olması, neredeyse tüm ermenilerin sürekli bunla uğraşması önümüzde duran ermeni kimliğini yaratmıştır, ermeniler bu noktada türk olgusunu, soykırımcı bir olgu olarak karşılarına alıp salt bu olguya karşıt hareket ettiklerinden şu an görünen ermeni kimliği ortaya çıkmıştır.

"türk'ten boşalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan, ermeni'nin ermenistan'la kuracağı asil damarında mevcuttur. yeter ki, bu mevcudiyetin farkında olunsun." cümlesinin ise türk kanı ile ilgili değil de türk olgusunun ermenilerin kanındaki bir zehir gibi olmasına ve bu türk olgusunun kötü taraf olması hususunun aşılmasıyla ermeni kimliğindeki bu zehrin boşalacağı ve bunun yerine ermenilerin ermenistanla bağ kurup sadece ermenistan'la uğraşacağı ve onun için çabalayacağı, başkalarıyla sürekli bir karşıtlık halinden bir sonuç alamayacağı mesajı verilmek istenmiş olabilir.

ben bu tespitlerimde yanılıyor da olabilirim, hrant dink bunları benim yorumladığım şekilde söylememiş ve art niyetle dile getirmiş olabilir ama yine de düşünce özgürlüğünün kapılarını biraz aralasak, saldırmasak her karşıt sese hoş olmaz mı?

bugün kalkıp güçlü ülkelere imreniyoruz, yeri geliyor bir de bok atıyoruz (örnek: herkesin amerika gibi olmak isteyip sürekli amerika'ya bok atması, sanki türkiye amerika'nın konumunda olsa aynı politikaları izlemeyecekmiş gibi) ama imrenirken görmemiz gereken bir şey var southpark en basit örnek, dinleriyle, devletiyle, insanıyla, tarihiyle, hükümetiyle, politikacılarıyla her şeyiyle uğraşıyor ülkenin ama kimse kalkıp da adamları linç etmiyor ya da hapse atmıyor.

düşünelim ve düşündürelim, düşünebilenin düşüncesine saygı duymayı, karşılıklı düşüncelerin paylaşımı ve sonuçlarıyla yeni daha güzel düşüncelere varmayı düşünelim.

not: eliniz o eksi butonuna giderken düşünce özgürlüğüne bir balta da siz vurmuş olacaksınız ama biliyorum ki umrunuzda olmayacak bu pek, kolay gelsin, buyrun.
lazarushadow lazarushadow
hrant dink bu ülkenin statükoları tarafından ısrarla "azınlık" mertebsine sokulmak istenen, ama tüm önyargılara, yuhalanmalara karşın "azınlık değilim, ben bir türk yurttaşıyım." açıklamasında bulunan, kaybedilmemesi gereken bir aydındır. zira hakkında açılan dava sonrasında bir röportajına rastlamıştım; "ben yıllardır türk-ermeni barışı için uğraşıyorum. ben bu ülkenin vatandaşıyım. ceza alırsam bir gün daha duramam buralarda" demişti. gözleri dolmuştu adamın.
bu akşam ntv nin studyosunda olsam ayakta alkışlayacağım bir ırkçılık tanımı yaptı: "... bakın, ermeni-türk milliyetçiliğine indirgemeyin durumu. yapılan tüm ayrımcılıklar ırkçılıktır. homoseksüellere, kadınlara öteki demek de ırkçılıktır..." adam inatla "ben ermeni kökenli bir türk yurttaşıyım" diyor, biz de ona inatla "hayır, sen ötekisin!" diyoruz. etnik kökeni farklı olsa da kendini türk yurttaşı kabul eden insanlara "hayır, azınlıksınız siz. hatta mal mülk edinmeniz lozanımız açısından tehdit unsuru. vakıf da kurmayın. hatta varolan mallarınızı da devredin." diyoruz..afferin bize..

19 ocak 2007 hrant dink suikasti sonrasında gelen edit: itham altında bıraktığımız, mimlediğimiz, psikolojik baskı yaptığımız, yurdundan kovduğumuz yetmiyor hayatlarını çalma cürretini de görüyoruz kendimizde. bir daha afferin bize. 1 milyon ermeni öldürüldü cümlesine hiddetlenmiştiniz değil mi? alın size, 1 milyon 1 oldu..katliam yapmadığımızı halaskar gazi caddesinden başlayarak ispatlayabilirz pekala.
ben de ataları rum giritten göçmüş, "gavur" bir izmirliyim. hadi gelin beni de vurun, zira kıbrısta barışı savunuyorum.
capital capital
kendisini burdan tebrik etmek istiyorum.kendisindeki cesaret benim diyen adamda yok.tek başına kendine göre doğru olanı,kimseden korkmadan söyleme cesaretini gösterdiği için.fikirleri tartışılır.o ayrı.ama adamda mangal gibi yürek var.
ksanikse ksanikse
dün geceki can dündar / neden adlı,301 maddenin tartışıldığı programa konuktu.soykırım iddiasıyla doğan savaşın gururlu askeri gibiydi,uygar bir insana yakışacak tavırlar içerisinde ve de gayet soğukkanlıydı...(ancak bu ermeni sorununun ısıtılıp ısıtılıp ortaya koyulmasında artniyetli bir amaç olup olmadığı merak konusu.işin içinde avrupa birliği de olunca,artniyet arayışları da hız kazanıyor doğal olarak.)
böyle bir soykırım var ya da yok,elbette herkes düşüncelerini gönül rahatlığıyla haykırabilmeli.ayrıca bu tartışmada yalnızca tarih,gerçekler ve sözler rol almalı.saçma sapan yargılarla insanların yaşamları alt üst edilmeden gerçekler üzerinden konuşulmalı ve hrant dink'in de dediği gibi,konu "beraberce" araştırılmalı...
sanırım sorun tahammül kapasitemiz ve doğrudan gelişmişliğimizle ilgili...merak ediyorum;micheal moore,amerikalı yazar,"beyaz adamlar" isimli kitabında kendi ülkesinin insanlarını yerden yere vururken herhangi bir engel,yargı gücü ya da yuhalamayla karşılaştı mı?
talen talen
sadece ermeni olduğu için ermeni sorunu üzerine yapıtğı sağduyulu açıklamalar görmezden gelinirdi,düşmanca sayılırdı...
artık rahmetten başka dilenecek şey yok kendisi hakkında...
peng peng
şöyle bir şey:

kardeşiniz odadayken sizden gözünüz gibi baktığınız, kimseye elletmediğiniz, hatta sayfalarını açmaya kıyamadığınız çizgi roman koleksiyonlarınızı sizden ister." hayır" dersiniz. bir daha ister. siz "git başımdan lan" dersiniz. gitmez. istiyordur koleksiyonu. kaçarı yoktur.
kardeş şımartılmıştır. tabi burada. çirkeftir. bel altına vurur. istediği olmayınca ağlamaya, tepinmeye başlar. sonunda da mutfakta yemek yapan anneye sizi şikayet eder.


-böeee!..abim ( tercihen ablam) bana vurduaaaa!!

bu durumda kardeşinizi susturmaya çalışırsınız. ona çikolata teklif edersiniz. ona başka bir oyuncak teklif edersiniz. ama susmaz. şikayete kaldığı yerden devam eder. bu arada o ağlak ve iğrenç ses tonuyla olayı annenize ayrıntılandırmaya başlamıştır bile. annenize dönersiniz. zaten kaybedecek gibisinizdir. kazanma umudunuzu yitirmemek için sakin olmanız gerekir. fakat gözünüzün önünde yalan yanlış anlatılan olay örgüsü salyalara sümüklere karışırken sinirlerinize hakim olamayıp kardeşinize bir tokat aşkedersiniz.

sonra ne olur? suçlu olursunuz. annenin karışmış kafası birden berraklaşır. siz de beyaz bir sayfa kadar temiz ve masumken birden tüm suç üzerinize kalıverir. anne de size bir tokat aşkeder. sonra da koleksiyonu sizin odanızdan çıkartıp kardeşinizin odasına koyar. kardeşiniz mutlu mutlu sayfaları yıpratırken siz eliniz yanağınızda bir köşeye çekilir ve burnunuzu çekersiniz.

hrant dink in öldürülmesi olayının muhtemel sonuçları yukarıdaki yazıyla benzerlik gösterecektir.

ek:allah rahmet eylesin.
big bang big bang
görüşleri ne olursa olsun, insan hayatı kutsalsa bir insanın öldürülmesinin haklı bir tarafı olamaz. bu cinayeti işleyen kişi türkiye'ye yapabileceği en büyük kötülüğü yapmıştır. türkiye, karşıt düşüncede olanların öldürüldüğü bir ülke imajı çizecek ve günlerce yabancı basında türkiye masaya yatırılıp kıyasıya eleştirilecek. ermeniler de tabiki bunu sonuna kadar kullanarak propogandalarını artıracak. bunu yapan ve yaptıranlar ermenilerin elini güçlendirmekten başka bir şey yapmadılar.
helena helena
hani tanımasanız da içinizin ısındığı insanlar vardır ya, benim için öyleydi hrant dink. aydınlık yüzünü tane tane ve sakin konuşmalarını her gördüğümde içim ısınırdı neden bilmem... yaşamını okurken ağlamıştım kahretsin ki şimdi ölümüne ağlıyorum... hala daha bir insanı öldürmekle düşünceleri yok edeceklerine inanlar olduğu için ağlıyorum... eşi rakel hanım ve çocukları için ağlıyorum... ve de evet bu coğrafya için ağlıyorum! zira, bu coğrafya kanla revanla acıyla yıkanmasın istiyorum. özgürlükle aydınlansın istiyorum. hrant dink bence aynamızdı bizim dönüp birkez daha kendimize bakmamızı gerektiren. o gitti! içim yanıyor.
1 /