hugug

buldur buldur
uzun yıllar hukuk okuyan / okumuş kişiler arasında yaşadığım zamanlarda gözlemlemeye başladığım hukuk telafuzudur.

önceleri pek dikkatimi çekmedi, akdeniz'le doğunun buluştuğu bu şehirde trt telafuzu beklemiyordum tabii ki. hatta yoldan birini çevirip "g harfiyle başlayan 3 hayvan söyle" desem, çoğunlukla alacağım cevap: "ondan goley ne var? goyun, guzu, geçi" olurdu bu kadim şehrimde.

sonraları yavaştan dank etti, bu insanlar hukuk fakültesini kazandıktan sonra yerel şivelerini zamanla düzeltmişler; ama tersine, başlarda "hukuk" dedikleri bu kelimeye artık "hugug" diyorlardı.

sonra durumu fark edip etmediklerini sordum ve ettiklerini anladım.
biri dedi ki, "günde bin kere hukuk diyoruz. ard arda söylemesi nerdeyse imkansız kelimelerden biri. dene istersen"

hakkaten on kere bile peş peşe "hukuk" diyemedim.

velhasıl yazılışı "hukuk" olan kelime, dillere pelesenk olmaya görsün; yumuşayıp aslını kaybediyormuş. söyleyenler para kazanmaya başladıkça, özlerinden kurtulup hukuk'u bozuyorlarmış.

ondan beri dikkat ederim:
adalet'le ilgili çoğu terimin yazılışı, okunuşu, uygulanışı hep farklı.

not (yılmaz özdil'e): hacı, sanırım senin stili çözmüş olabilirim.
istersen şarkı sözü satabilirim sana da.