human after all

noscho noscho
daft punk'ın 2005 çıkışlı üçüncü stüdyo albümü. tracklist'i şuymuş:

01 "human after all" – 5:19
02 "the prime time of your life" – 4:23
03 "robot rock" – 4:47
04 "steam machine" – 5:22
05 "make love" – 4:48
06 "the brainwasher" – 4:08
07 "on/off"* – 0:19
08 "television rules the nation" – 4:47
09 "technologic" – 4:44
10 "emotion" – 6:57

spoiler uyarısı gibi şu uyarıyı yapmak zorunda hissediyorum kendimi:

-- bolca siksik içerir --

sen git homework'ü yap, sonra hafif tarz değiştir discovery'yi yap, iki albüm de klasik olsun, milyonlarca hayran kazan, millet şarkılarına hayran olsun, her yaptığın iş "daft punk yapmış kesin iyidir" önyargısıyla beklensin, sonra git bu şaşgaloz albümü yap.

hayır işin garip tarafı, girinin sonlarına doğru bu siksik havasından hiç eser kalmayacak. adamlar en kötü albümlerinde bile bunu başarıyorlar. neyse.

human after all neye benziyor derseniz, house + rock + minimalizm derim. zaten şu minimalizm olmasa millet albüm yapamayacak, tanımlayamayacağız türleri. konudan sapmayayım. konsept albüm de denilebilir aslında. televizyondu, makineleşmeydi, bunları anlatıyor şarkı sözlerinde. albümün ismindeki ironiden bahsetmek dahi istemiyorum.

synthesizer yok albümde, sadece iki gitar ve bir bateri var.

aslında albüm çok iyi başlıyor. açılıştaki human after all hakikaten çok eğlenceli, hareketli bir parça. ilk dinlenildiğinde "hmm tarz değiştirmişler, discovery'de de değiştirmişlerdi, sorun yok" diyorsunuz. ama sen git en fazla 3 dakikalık malzeme çıkacak sample'dan 5 dakikalık parça yap, uzat da uzat. sonra "neden house'a tekrarcı diyorlar yeeaa" diye sor.

sonra the prime time of your life geliyor ki tamamen ayrı bir olay zaten. aphex twin'e mi özenmişler ne, şarkı düzgün başlayıp yarısında cozutuyor. ama en azından değişik bir şeyler var parçada. ondan sonraki robot rock'ta o yok mesela, 5 dakika aynı şeyi dinliyorsunuz. cep telefonu melodisi gibi.

4.parça steam machine nispeten bu tekrarcılık dalgasından nasibini almayan bir şarkı, karanlık bir havası var. dinlerken korkuyor insan. neyse ki sonra make love geliyor da rahatlıyorsunuz biraz. ama make love da sıkıyor bir dakikadan sonra. tek bir gitar melodisi ve "make loooove make loooove" sözünün üstüne 5 dakikalık şarkıyı yapmak marifet istiyor hakikaten. haklarını yemeyelim.

make love'dan sonra the brainwasher geliyor ki o da steam machine gibi gergin bir parça, albümün en beğendiğim 2-3 parçasından biri diyebilirim. 7.parça bir interlude, kendisinden sonra gelen television rules the nation'la alakalı olarak zapping seslerini içeriyor. tv rules the nation 70'lerin rock parçaları gibi başlıyor, öyle devam ediyor, öyle bitiyor. yine 5 dakikayı sıkıla sıkıla dinliyorsunuz.

neyse ki sonrasında albümün en hareketli ve en az can sıkan parçası technologic geliyor. gariptir aslında bu şarkıda da aynı dalga var: tek bir melodi ve üstüne yazılmış sözler. ama sözleri tekerleme gibi, dinlerken insan hiç sıkılmıyor.

ama sağolsun dp albümün genel havasını kapanışta da bozmak istememiş; emotion 7 dakikalık bir parça ve son 5 dakikasında ne oluyor hiç bilmiyorum. tamamını hiç dinleyemedim.

"bunu senin iyiliğin için yapıyorum" deyip sözlüden 0 veren öğretmen klişesi gibi, hakikaten daft punk'a olan sevgi saygı için dinlenmemesi lazım bu albümün. ya da ilk bu albümü dinleyip sonraki albümlerde "vay be adamlar neler yapmışlar!" denilmeli.

yukarılarda bir yerlerde "siksik havasından eser kalmayacak" yazıyor. doğrudur. bu kadar sövmeden sonra benim bu şarkıları hiç dinlemediğimi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. neden? şu yüzden, adamlar alive 2007 turunda bu şarkıları öyle şekillere soktu ki, iğrençliklerinden hiç bir eser kalmadı. abartmıyorum, en gudik parçalarından bile yeni hitler çıkardılar. doğal olarak bir dakikadan sonra "aslında o kadar da kötü değiller sanırım" demeye başladım.

bir de bu albümdeki şarkıların remix'lerini toplayan bir albüm var, human after all remixes adında (yaratıcılığa geeeel!). mutlaka dinlenilmeli. justice, digitalism, erol alkan, para one, sebastian, soulwax gibi isimler şarkıları hakikaten değiştirmiş, düzene sokmuş, bir canlılık getirmiş.

daft punk diskografisi için bir kara leke bu albüm. iyi bir albüm olabilirmiş, ama olmamış. çok kötü olmuş, anlı şanlı tarihlerine yakışmamış. ama bir yandan da iyi olmuş, alive turunda ortalığı dağıtmalarına sebep oldu sonuçta albüm. kısacası, dinlememek çok şey kaybettirmez ama alive 2007'yi ve remix albümünü kaçırmayın.

-- bolca siksik içerdi --