hürriyet kasidesi

fempusay fempusay
namık kemal'in üzerinde çokça durup düşünülmesi gereken, hem düne, hem bugüne ve hem de yarına ışık tutan; kafalara bazı olguları derinlemesine çakan muhteşem eseridir. en çok haz veren kısmı;
"felek her türlü esbab-ı cefasın toplasın gelsin
dönersem kahbeyim millet yolunda bir azimetten!" şeklinde dillendirilen millet sevgisine dair olan dışa vurumlarıdır.
eser ayniyle aşağıda sunulmuştur.


görüp ahkâm-ı asrı münharif sıdk u selametten
çekildik izzet ü ikbal ile bab-ı hükûmetten

usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten
mürüvvet-mend olan mazluma el çekmez ianetten

hakir olduysa millet şanına noksan gelir sanma
yere düşmekle cevher sakıt olmaz kadr ü kıymetten

vücudun kim hamir-i mâyesi hâk-i vatandandır
ne gam rah-ı vatanda hak olursa cevr ü mihnetten

muini zalimin dünyada erbab-ı denaettir
köpektir zevk alan sayyad-ı bi-insafa hizmetten

hemen bir feyz-i baki terk eder bir zevk-i faniye
hayatın kadrini âli bilenler hüsn-i şöhretten

nedendir halkta tul-i hayata bunca rağbetler
nedir insana bilmem menfaat hıfz-ı emanetten

cihanda kendini her ferdden alçak görür ol kim
utanmaz kendi nefsinden de ar eyler melametten

felekten intikam almak demektir ehl-i idrake
edip tezyid-i gayret müstefid olmak nedametten

durup ahkam-ı nusret ittihad-ı kalb-i millette
çıkar asar-ı rahmet ihtilaf-ı rey-i ümmetten

eder tedvir-i alem bir mekînin kuvve-i azmi
cihan titrer sebat-ı pay-ı erbab-ı metanetten

kaza her feyzini her lutfunu bir vakt için saklar
fütur etme sakın milletteki za'f u betaetten

değildir şîr-i der-zencire töhmet acz-i akdamı
felekte baht utansın bi-nasib- erbab-ı himmetten

ziya dûr ise evc-i rif'atinden iztırâridir
hicâb etsin tabiat yerde kalmış kabiliyetten

biz ol nesl-i kerîm-i dûde-i osmaniyânız kim
muhammerdir serâpâ mâyemiz hûn-ı hamiyetten

biz ol âl-i himem erbâb-ı cidd ü içtihâdız kim
cihangirâne bir devlet çıkardık bir aşiretten

biz ol ulvi-nihâdânız ki meydân-ı hamiyette
bize hâk-i mezar ehven gelir hâk-i mezelletten

ne gam pür âteş-i hevl olsa da gavgâ-yı hürriyet
kaçar mı merd olan bir can için meydân-ı gayretten

kemend-i can-güdâz-ı ejder-i kahr olsa cellâdın
müreccahtır yine bin kerre zencîr-i esâretten

felek her türlü esbâb-ı cefasın toplasın gelsin
dönersem kahbeyim millet yolunda bir azîmetten

anılsın mesleğimde çektiğim cevr ü meşakkatler
ki ednâ zevki aladır vezâretten sadâretten

vatan bir bî-vefâ nâzende-i tannâza dönmüş kim
ayırmaz sâdıkân-ı aşkını âlâm-ı gurbetten

müberrâyım recâ vü havfden indimde âlidir
vazifem menfaatten hakkım agrâz-ı hükümetten

civânmerdân-ı milletle hazer gavgâdan ye bidâd
erir şemşîr-i zulmün âteş-i hûn-i hamiyetten

ne mümkün zulm ile bidâd ile imhâ-yı hürriyet
çalış idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten

gönülde cevher-i elmâsa benzer cevher-i gayret
ezilmez şiddet-i tazyikten te'sir-i sıkletten

ne efsunkâr imişsin ah ey didâr-ı hürriyet
esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten

senindir şimdi cezb-i kalbe kudret setr-i hüsn etme
cemâlin ta ebed dûr olmasın enzâr-ı ümmetten

ne yâr-ı cân imişsin ah ey ümmid-i istikbâl
cihanı sensin azad eyleyen bin ye's ü mihnetten

senindir devr-i devlet hükmünü dünyaya infâz et
hüdâ ikbâlini hıfzeylesin hür türlü âfetten

kilâb-ı zulme kaldı gezdiğin nâzende sahrâlar
uyan ey yâreli şîr-i jeyân bu hâb-ı gafletten
kaynak kişi kaynak kişi
yere düşen mücevher değerini kaybetmez anlamında söz. aynı düzlemde ama tam karşıtı durumu anlatmak için de eşeğe altın semer vursan eşek yine eşektir denir. her ikisini birlikte değerlendirirsek, her varlığın öz değeri, bu varlığın bulunduğu konum değişse bile değiişmez. neyseniz osunuzdur, ne bir mevikye gelmek sizi yükseltir ne mevkinizi kaybetmek sizi düşürür.


düzeltme: yok vallahi benim bir kusurum. başka başlıktan buraya yönlendirildim. başlığı değişmekle sakıt olmaz elbette giririnin değeri.

(bkz: kaynak kişi böyle dedi)
yorkshire yorkshire
namık kemal'in en ünlü şiiri.

şiir, sanatsal açıdan bakıldığında pek parlak değildir. özellikle de dili oldukça ağır ve konuşma dilinden uzaktır. kullanılan kelime ve tamlamalar, kullanılan dilden değil, sözlükten bakılarak seçilmiştir. bu nedenle sıradan bir kişinin ilk bakışta şiirin ne demek istediğini anlaması zordur. ayrıca şiirde teknik kusurlar da vardır. kompozisyon yönünden de zayıf olduğu söylenebilir.

peki o zaman bu şiirin bu kadar tanınmasının, bu kadar sevilmesinin sebebi nedir? elbette ki şiiri yazan kişidir. aynı konuda, aynı düşünceleri dile getiren ve çok daha güzel, sanatsal açıdan çok daha değerli bir çok şiir bulunmasına rağmen hürriyet, özgürlük denildiğinde akla hürriyet kasidesi gelir, çünkü bu şiiri yazan adam yazdıklarını gerçekten yaşamış, bunlara gerçekten inanmış ve hayatını gerçekten de buna adamıştır.

(bkz: namık kemal)

şimdi yukarıda aslı bulunan şiiri bir de günümüz türkçesine çevirelim elimizden geldiğince:

1. asrın hükümlerinin doğruluk ve samimiyetten sapmış olduğunu görerek, saygınlığımızı koruyarak devlet kapısından çekildik.

2. kendini insan olarak görenler halka hizmetten bıkmazlar. insanlıktan nasibini almış kimseler ezilenlere iyilik yapmaktan vazgeçmezler.

3. millet bu güne kadar hor görüldüyse, bu ona şanından bir şeyler kaybettirir sanma. zira cevher yere düşmekle değerinden bir şey kaybetmez.

4. vücudunun mayasının hamuru, vatan toprağındandır. bu yüzden o vücut zulüm ve eziyetten toprak olursa üzülmemek gerekir.

5. zalimlerin dünyadaki yardımcıları alçak kimselerdir. insafsız avcıya hizmetten ancak köpekler zevk alır.

6. hayatın değerini şöhretin güzelliklerinden yüksek görenler, kalıcı bilgiyi geçici zevklere tercih ederler.

7. halktaki bu uzun hayat arzusu nedendir? insan emaneti korumaktan nasıl bir çıkar bekler bilmem.

8. kendi kendisinden utanmayıp da başkaları tarafından ayıplanmaktan korkanlar, kendini dünyadaki herkesten daha alçak görürler.

9. anlayışlı, bilgili kimseler için pişmanlıktan ders almak ve daha çok çalışmak, kaderden intikam almak demektir.

10. başarının yolu, milletin gönül birliğinde durur. gönül birliği olan kimselerin farklı düşünceleri savunmasındansa en güzel eserler ortaya çıkar.

11. bir liderin azminin kuvveti dünyayı yönetebilir. kararlı insanların ayak diremesinden dünya titrer.

12. kader her bolluğunu her iyiliğini belli bir zaman için saklar. milletin zayıflığından ve tembelliğinden sakın korkma.

13. zincire vurulmuş aslanın ayaklarının zayıflığı, aslanın suçu değildir. insanlıktan, yardımseverlikten nasibini almamış kader utansın.

14. ışık rütbe sahibi kişilerden uzakta ise çaresizliktendir. yerde kalmış yetenklerden talih utansın.

15. biz osmanlı ailesinin şerefli soyundanız. mayamız baştan ayağa hamiyet (şeref, gayret) kanıyla yoğrulmuştur.

16. biz öyle gayret ve ciddiyet sahibi insanlarız ki, bir aşiretten dünyaya hükmeden bir devlet çıkardık.

17. biz gayret meydanında öyle yüce yaradılışlıyız ki, mezar toprağı bize alçaklık toprağından daha iyi gelir.

18. hürriyet kavgası, korku ateşiyle dolu olsa da ne gam! mert olan bir can için gayret meydanından kaçar mı?

19. kahır ejderinin can yakan kemendi celladın olsa da, esaret zincirinden bin kere iyidir.

20. felek her türlü cefa sebeplerini toplasın gelsin. eğer millet yolunda çalışmaktan dönersem kahpeyim.

21. mesleğimde çektiğim zorluklar ve sıkıntılar anılsın. ki bana göre her biri vezirlikten de sadrazamlıktan da iyidir.

22. vatan vefasız, alay eden, nazlı bir yare dönüşmüştür. sadık aşıklarını gurbet kederlerinden ayırmaz.

23. korkudan ve yalvarmalardan uzağım. bana göre görevim çıkarlardan, hakkım da hükümetin amaçlarından üstündür.

24. ey zulüm, kahraman milletle kavgadan sakın. çünkü zulmün kılıcı şeref kanının ateşinden erir.

25. zalimlikle işkenceyle hürriyeti yok etmek mümkün değildir. eğer başarabilirsen çalış ve insanlığın anlayış gücünü ilerilere taşı.

26. gayret cevheri gönülde, elmas cevherine benzer. baskının şiddetinden ağırlığın etkisinden ezilmez.

27. ey hürriyetin yüzü! ne büyülüymüşsün. esirlikten kurtulduk gerçi, ama bu seferde aşkının esiri olduk.

28. senin kalbi cezbedecek gücün vardır. güzelliğini saklama. yüzün ebediyete kadar ümmetin (milletin) bakışlarından uzak olmasın.

29. ah geleceğin ümidi! sen nasıl bir sevgiliymişsin. dünyayı binlerce eziyetten ve ümitsizlikten kurtaran sensin.

30. yönetim zamanı senindir. kararlarını dünyaya uygula. tanrı seni her türlü afetten korusun.

31. ey kükreyen aslan! bu gaflet uykusundan uyan! senin gezdiğin nazlı çöller, zulüm köpeklerine kaldı!


herkesin, hele de bu günlerde, okuması ve iyice sindirmesi gereken bir şiir olduğunu düşünüyorum. boş bir zamanımda da beyitlerin açıklamalarını yaparım.
mustafa tr mustafa tr
ne efsunkâr imişsin ah ey didâr-ı hürriyet
esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten

beyitini lise yıllarımdan beri ezbere bildiğim kaside. ikinci dizeysiyle hep dalga geçer gülerdik. ama beyit bahaneydi tabii, içeriğini pek de düşünmezdik. biçim komikti:

"esir-i aşkın olduk, gerçi kurtulduk esaretten ama yine de insanın aklında şüphe kalıyor, engel olamıyorsun"

ek: komik değil biliyorum, ama lise yıllarında insan ne bulsa gülüyor.