hüseyin avni ulaş

madbrother madbrother
hüseyin avni....
ilk olarak küçükken karıştırdığım tarih ve medeniyet dergilerinde görmüştüm adını.o sıralarda kafam "liberallik, muhafazakarlık,komünizm,sosyalizm,kemalizm" gibi meselelere basmadığı için anlamamıştım bu şahsın önemini.ta ki tarık buğra'ın firavun imanı adlı eserini okuyana dek.

1. büyük millet meclisi'nin muhalifler olarak bilinen 2. grubunun liderlerindendir.cumhuriyet döneminin ilk demokratlarından sayılan, ateşli kişiliği, düşünceleri ve hitabetiyle tanınan hüseyin avni ulaş erzurum'da 1887'de doğar. 1901'de erzurum mülkiye idadisi'ne kaydolur. ziraat mektebi'nde altı yıl okur. ilk gençlik yıllarında abdulhamit karşıtı "can veren teşkilatı"na mensuptur. kiğı rüştiyesi'nden sonra istanbul-vefa sultanisi'nde okur. 1912'de hukuk fakültesi'ni bitirir.(1)
1.dünya savaşının çıkması ile askere gidecek , kafkas cephesinde savaşacaktır.
nurettin topçu kendisinin gençken tanıma şansına eriştiği ve düşüncelerinden çok etkilendiği hüseyin avni bey'in kafkas cephesinde savaşmasının fikirleri üzerinde etkisini şöyle aktarır:

"birinci dünya harbi çıktı ve hüseyin avni kafkas cephesine yollandı. otuz sene sonra asıl çilesini dolduracak olan neşe ve emel dolu bir civanmert gencin kafkas dağlarında geçirdiği üç sene, ilk inziva devri oldu. turan yolculuğuna çıkarken ittihat ve terakki dostu olan genç ocaklı, o dağların baş döndüren zirvelerinde, ateşin yanında tipi, açlık ve soğuk mücadelesinde anadolumun çocuklarıyla üç yıl baş başa kaldı. dostoyevski, rus köylüsünü sibirya zindanlarında tanımıştı. hüseyin avni anadolu köylüsünü, kafkas dağlarında tanıdı. döndüğü zaman artık ne ocaklı idi ne de turancı... ta damarlarına, hayır hücrelerine sinen yarı ilahî bir ilhamla pek iyi anlamıştı ki milliyet davası, anadolu davasıdır.

ittihat ve terakki devrinde, bir çetenin bir milleti nasıl mahvedebileceğini yakından görmüştü. kafkaslarda geçirdiği üç sene, üç senenin faciaları yanında yaşadığı murakabe hayatı onu davanın alemdarı yapacaktı."(2)
mütarekeden sonra erzurum'a geri döner.doğu anadolu müdafaa-i hukuk cemiyeti'nin kurucuları arasında yer alır izmir işgalini protesto eden öncülerindendir.. ı. meclis'te iki defa meclis re'is vekili seçilir.(3)

hüseyin avni ulaş'ı değerli kılan bütün bu mücadeleleri değil , 2.grup'da yaptığı muhalefetten öte o dönem için demokratliği benimseyebilmiş ender kişilerden birisi olmasıdır.kendisi parlemanter cumhuriyet'ten bihaber olan , elitist anlayışla "halkı için , halka rağmen" söylemini şiar edenlere karşı mücadele vermiştir.

haraket dergisinde yazılan bir makalede hakkında "milletin istiklal savaşında nasıl ön safta yer aldıysa
istiklalini kazanan milletin hürriyetini tehdit eden her hareket karşısında da gürledi. birinci meclisin
demokrasi kahramanı oldu. millete, fikri inkılabı uyandıralım aksi takdirde yarın gene müstebit bir
sultanın esiri olursunuz diyordu." şeklinde bir ifade yeralmaktadır.(4)
hüseyin avni ulaş ‘ittihatçı bir özellik olarak gördüğü kişi ve dar çevre egemenliğine, merkeziyetçiliğe karşı’ çıkmaktadır..(5)
hüseyin avni bey saltanata karşıydı, meclis'in üzerinde herhangi bir irade ve makam da tanımıyordu. ona göre yasama, yürütme ve yargı gücüne sahip olan birinci meclis'in "gücünün sınır ve sonu" yoktu. gerçektende teşkilat-ı esasiye'nin meclis içinde hazırlanma ve meclisten çıkarılma aşamalarında hüseyin avni ulaş pek çok yerde bu görüşle hareket etmiş , gerçekçi eleştiriler getirmiştir:
"17 ocak 1920'de, esasa ait maddelerin son şekliyle görüşülmesine yeniden başlanmıştır. meslekî temsil esasını içeren 4. madde değişiklik önergeleri dikkate alınmadan komisyon tarafından aynen sunulmuştur.bu sırada izinli olarak erzurum'a gitmiş olan ve izinden yeni dönen, ilk görüşmelerde de bulunamayan erzurum mebusu hüseyin avni (ulaş) bey meslekî temsil esasına şiddetle karşı çıkarak tek dereceli seçimi savunmuştur: "millet oyunu hakkıyla kullanamıyor. ikinci seçmenler etki yapıyor, ya da ikinci seçmenlere etki yapılıyor. buraya gelen mebusların bütün oylara haiz olması için bir dereceli seçim uygulanmalıdır."(6)
gerçektende hüseyin avni ulaş'ın bu konudaki hasassiyetinin önemi 2. meclis seçimlerinde 2.gruba mensup kimselerin neredeyse tamamının seçilememesi ile kendini göstermiştir.iki dereceli seçim yapıldığı için , halk önce temsilcileri seçmiş , bu temsilceilerde 1.grub'un etkisi ile meclis milletvekillerini seçmiştir.

aynı zamanda samimi bir saltanat karşıtı olan hüseyin avni ulaş daha teşkilat-ı esasiye'nin kabul görüşmelerinde saltanatın ortadan kaldırılması ve yetkilerinin meclise devri ile ilgili sözler ediyordu.ki o zaman, mustafa kemal atatürk bile bu konuda konuşmaya yanaşmıyordu.çünkü yüzyıllardır süren bir geleneği bu kadar ani ve baskın bir şekilde ortadan kaldırmanın yanlış olacağı hassasiyetini taşıyordu.
hüseyin avni muhalefetini, milli iradenin meclis eliyle işletilmesi, yönetimin tarafsızlığı, istiklâl mahkemeleri adıyla özel yetkilerle donatılmış mahkemelerin demokrasi ilkesiyle çeliştiği hususu ve
temel hak ve özgürlüklerin sağlanması konularında yoğunlaştırmıştır.istiklal mahkemeleri hakkında söyledikleri bugün bile okumaya değerdir.
eğer bir mahkeme teşkil edilecekse bunun da hukuk kuralları içinde işletilmesi gerektiğini
belirtmiştir. her ne kadar olağanüstü bir durum içinde bulunulsa bile “inkılabın da hukuku vardır”
düşüncesiyle o hukukla hareket edilmesi gerektiği üzerinde durmuş, ve devamında: “memleketimiz üç istiklâl mahkemesiyle mi idare ediliyor? efendiler her kazada bidayet mahkemeleriniz vardır. cinayet mahkemeleriniz vardır. gelişigüzel üç kişiye ‘kendi görüşünüze göre hüküm verin’ deyip yetki vermek, milletin hukukunu tepelemek demektir.hüner, isyan ettirmemektir. kanun hakim olmalı. şahısları hakimiyeti payidar olamaz."efendiler, siz memleketi kurtarmak istiyorsanız siz mahkemeleri yaşatmak istiyorsanız işte burada üçyüzelli mahkememiz var. onun kudretini artırın, onun kudreti olmazsa dört mahkeme beş mahkeme adaletin bütün teşkilatını yürütemez. bütün suistimalin önüne geçemez. binaenaleyh tecziye edemez. ben zannediyorum ki adli mahkemelerimizin oldukça muntazamdır." (7)
temel hak ve özgürlüklerle beraber basın özgürlüğünün sağlanması çabaları sırasında; "cepheler kan ağlarken bunlar da ne oluyor?" sorusuna verdiği cevap onun bu konuda da sergilediği hassasiyeti özetler. "cepheleri tutacak olan kanunudur adalettir"(8)

onun demokratlığı inkılabın da hukuku vardır anlayışına uygun olarak "devrimler" için bile "kandan çok fikri önemsemek , önemsetmek" yolunda idi.yunus nadi'nin 2.grup muhalefeti aleyhine kaleme aldığı bir yazıdan sonra meclis kürsüsünden şu sözleri sarfedecekti:

"biz inkılabı fikirle yapacağız ki, payidar olabilsin. eğer kabadayı usulünü takip edersek, korkarım ki o
zaman inkılaptan mahrum kalırız. kanla değil fikirle inkılap yapacağız. yine makalesinde 'bunu arzu edenler isterse büyük millet meclisi azası olsun' diyor. efendi, büyük millet meclisi hiçbir baskı altında
değildir. (...) inkılaplar fikir teşkilatıyla, mektebiyle gelişir. yoksa 31 mart hadisesi gibi bu memlekette inkılap yapılamaz. bizim inkılabımızı bu gibi fikirler çürütmektedir. inkılap fikrinin münevver öncüsü olan türkiye büyük millet meclisi halka hakkı hükümranisinin fazilet ve meziyetini öğretmelidir.
onun tercüman-ı efkarı olan gazeteler, onun alemdarlığını ilan eden arkadaşlarımız, ilmi münakaşa
ile bu vazifeyi yapmalıdır, ölüm tehdidiyle değil efendiler. bu yetki kimsede yoktur."(9)

o , ayşe hür'in şu sıralar radikalde yayınlanmakta olan "mustafa kemal ve muhalifleri" dizisinin 3. bölümünde belirttiği gibi " sırf 'muhalefet yapmak için muhalefet yapıyor' değildi.(10)

bir gün gazeteciler kendisine sordu; size muhalif diyorlar, ne diyorsunuz?
“evet ben muhalifim, ama neye muhalifim? kanunsuzluğa, hukuksuzluğa, diktatörlüğe muhalifim.” diyordu.
milet iradesinin devlet yönetimine yansımasına büyük önem veriyordu. millet meclisine “milletin kabesi” diyordu. meclisin bu denli kutsiyeti vardı onun nezdinde. yakın arkadaşı, gazeteci ve trabzon milletvekili ali şükrü bey fikirleri nedeniyle öldürüldüğünde çılgına döndü ve meclis kürsüsüne çıkarak şöyle haykırdı; “sana da mı tecavüz ey milletin kabesi, sana da mı saldırı, ey milletin kutsalı. sana uzanan eller, sırmalı paşa kolları olsa da, kırılacaktır.”

tarık buğra firavun imanı adlı kitabında , sakarya meydan muharebesinden hemen önce mustafa kemal'e yapılmak istenen fakat hazırlık halinde iken ortaya çıkartılan bir suikasttan hüseyin avni'ninde gözaltına alındığını yazar.ve hüseyin avni bu dvaadan beraat eder.çünkü hatırlayabildiğim kadarı ile günlüğünde;" bu harekete kesinlikle karşı olduğunu ve suikast planını kendisine teklif edenleri red ettiği" mealinde notlar yeralır. dikkate şayan nokta ise yine o notlarda geçen "ben mustafa kemal'in pek düşüncelerine muhalifim fakat mücadele verdiğimiz bugünlerde bana sırf bu mücadeleyi kazanmak için "eşşek" olmamı söylese , eğilir eşşek olur hatta onu taşırım" sözleridir.

2.meclis'e oy sistemi yüzünden seçilemeyen hüseyin avni daha sonra prens sabahattin'nin "adem-i merkeziyetçilik" alayışını temsil eden , liberal ve özgürlükçü terakkiperver cumhuriyet fırkası'nın kuruluşunda yeralacaktır.önce şeyh said isyanı, ardından gelen takrir-i sükun kanunu ile tpcf ve muhalefet tasfiye edilirken, hüseyin avni de idamlıklar arasında, aliler mahkemesinin önüne çıkarılır. ama onu mahkûm edecek uydurma da olsa bir delil ortaya koyamazlar. hüseyin avni ulaş, kendine beraat ettiğini bildiren kel ali’nin yüzüne karşı “bugüne kadar namusumdan emindim, fakat şimdi şüphe ediyorum” diyor. kel ali’nin “niçin” sualine karşı verdiği “hepsi de benden bîgünah ve namuslu arkadaşları astınız. bende ne gibi namussuzluk gördünüz ki, bu şerefli ölümden esirgediniz” olacaktır.(11)

milletinin kalbinde hala yaşamakta olan;
özgürlük savunucusu , türkiye'nin ilk demokratı , hukukçu büyük insan hüseyin avni ulaş 23 şubat 1948 yılında vefat etti.onu bize hatırlatacak en önemli şey , düşünceleri ve benim açımdan çok önemli olan şu sözü olacaktır:
`
millete istinad etmeyen cumhuriyet, iğfalkarlıktır`. (12)

kaynaklar:
(1) i̇kinci cumhuriyet ikinci cumhuriyet ıkincicumhuriyet
(2) http://www.yenimesaj.com.tr/index.php?haberno=2002863&tarih=2002-02-19
(3) biyografi
(4)cahit okurer, "karakter kahramanı hüseyin avni", hareket dergisi, sayı 24, (ocak, 1949).aktaran:liberal düşünce cilt: 2sayı: 7 (1997) , hüseyin avni ulaş ve birinci mecliste demokrasi mücadelesi, ihsan çolak
(5) milli gazete - hak geldi, batıl zail oldu türkiye ve dünyadaki tüm son dakika gelişmelerini ve bilgi servislerini milli gazete farkıyla izlemenin ayrıcalığını yaşayın. milligazete
(6)türkiye büyük millet meclisi hükümeti rejiminin ilk anayasası : teşkilât-ı esasiye kanunu
yrd.doç.dr. zeki çevik,istanbul üniversitesi siyasal bilgiler fakültesi dergisi: no: 26 (mart 2002 sayfa. 27-38)
http://w3.balikesir.edu.tr/~zcevik/teskilati_esasiye.php
(7) tbmm gizli zabıt cerideleri, cilt 11. (istanbul:iş bankası kültür yayınları, 1985) 614-615.aktaran:liberal düşünce cilt: 2sayı: 7 (1997) , hüseyin avni ulaş ve birinci mecliste demokrasi mücadelesi, ihsan çolak
(8)ahmet demirel, birinci meclis'te muhalefet, 1995, 2. baski, s. 375
(9)tbmm. z. c. cilt: 27. 47-48. aktaran:liberal düşünce cilt: 2sayı: 7 (1997) , hüseyin avni ulaş ve birinci mecliste demokrasi mücadelesi, ihsan çolak
(10) radikal
(11) i̇şte ertuğrul özkök ün ağzını bozan o görüntü! dün fatih çekirge arayıp uyardı: ertuğrul özkök ün fotoğrafındaki dilini gördün mü? dili kaymış. dilinin altındaki baklanın bir bölümü görünüyor. fo yenisafak
(12) sabah - mehmet altan küçüksu mezarlığı'nda... bugün... saat 13.00'da... türkiye o kadar genç bir nüfusa sahip ki... dünya o kadar hızlı yaşıyor ki... türkiye'nin o genç... sabah
ofansif sol bek ofansif sol bek



1887-1948 yılları arasında yaşayan hukukçu ve siyasetçi.

1887 yılında elazığ'ın karakoçan ilçesine bağlı kümbet köyünde dünyaya geldi. çocuk denecek yaşta erzurum'a gelerek 1901'de erzurum ziraat mektebi'ni bitirdi. aynı yıl i̇stanbul'a geldi ve vefa lisesi'ne kaydoldu. 1906'da vefa lisesi'nden mezun oldu. vefa'yı bitirdikten sonra i̇stanbul hukuk mektebi'ne (i̇stanbul üniversitesi hukuk fakültesi) girdi. 1912'de de i̇stanbul hukuk mektebi'ni bitirdi. i̇stanbul hukuk mektebi'ni bitirdikten sonra askerliğini yaptı. askerliği müteakip kars'a yerleşti. kars'ın 13 nisan 1919'da i̇ngilizler tarafından işgal edilmesinden sonra erzurum'a döndü. erzurum'da hukuk müşavirliği yaptı. hukuk müşavirliği yaparken bir yandan da siyasetle uğraştı. i̇stanbul'da kurulan vilayet-i şarkiye müdafaa-i hukuk cemiyeti'nin erzurum şubesini kurdu. erzurum kongresi'ne bayazıt delegesi olarak katıldı. 8 ocak 1920 seçimlerinde erzurum mebusu seçilerek meclis-i mebusan'a girdi. i̇stanbul'un işgalinden sonra ankara'ya geçti. 1. tbmm'de de erzurum mebusu olarak yer aldı. ilk tbmm'de mustafa kemal paşa'ya muhalif 2. grup içinde yer aldı. mustafa kemal paşa'ya en sert eleştirileri ve en ağır ithamları yönelttiği konuşmalarıyla dikkat çekti. ikinci grup'un desteğiyle 9 kasım 1922'de tbmm 2. başkanı seçildi. 1923 seçimleri öncesinde 2. grup'un diğer üyelerinden canik mebusu emin ve mersin mebusu selahattin beyler ile birlikte "mebus seçilebilmek için türkiye'nin şu anki sınırları içinde doğmak ve en az beş ay boyunca orada ikamet etmek gerekir" şeklinde bir kanun teklifi hazırladı. bu teklifin amacı, selanik doğumlu (selanik 1912'den beri yunan toprağı) olan mustafa kemal paşa'yı meclis dışı bırakmaktı. ancak, bu kanun teklifi meclisten geçmedi. teklifi hazırlayanlar başta olmak üzere, 2. grup üyesi mebuslar 1923 seçimlerinde meclis dışı kaldı. meclis dışı kaldıktan sonra 1924'te kazım karabekir, ali fuat paşa, refet paşa gibi kurtuluş savaşı'nın önde gelen kumandanları ile birlikte türkiye'nin ilk muhalefet partisi olan terakkiperver cumhuriyet fırkası'nı kurdu. bu parti, 1925'te dini siyasete alet ettiği gerekçesiyle kapatıldı. hüseyin avni bey de partinin diğer kurucu kadrolarıyla birlikte 1926'da mustafa kemal paşa'ya suikast girişimi suçlaması ile yargılandı. izmir suikasti davasından beraat eden hüseyin avni bey, siyasetten uzaklaştı. hukukçuluk mesleğine dönen hüseyin avni bey, daima devletin göz hapsinde kaldı. 1945 yılında siyasete dönüş yaptı. 1945'te milli kalkınma partisi'nin kuruluşuna katıldı. nuri demirağ'ın genel başkanlığını yaptığı partinin genel sekreteri oldu. partinin kuruluşunda yaptığı ve iktidardaki chp'yi ağır sözlerle eleştiren bir konuşması yüzünden nuri demirağ ile arası açılınca partiden ayrılmak zorunda kaldı. mkp'nin kapanmasından sonra demokrat parti'ye geçti. 1946 seçimlerinde dp'den erzurum milletvekilliğine aday oldu, ama seçilemedi. 1946 seçimlerinden sonra mesuliyet isimli bir gazete çıkardı. mesuliyet'teki yazılarında tek parti iktidarına ağır eleştiriler ve suçlamalar yöneltti. bu gazetenin ömrü uzun olmadı. mustafa kemal paşa'nın ve chp iktidarının sıkı bir muhalifi, liberal ekonominin katı bir savunucusu olarak bilinen hüseyin avni ulaş, 23 şubat 1948'de hayatını kaybetti.

hüseyin avni ulaş, ünlü yazar ve fikir adamı nurettin topçu'nun kayınpederidir.

(bkz: 1920 osmanlı meclis i mebusanı)