hüzün

18 /
masteraltair masteraltair
hüznüm, yuvarlanıyor kaf dağının tepesinden aşağıya doğru, çarpıpta beraberinde sürüklediği küçük taşlarla birlikte
o küçük taşlar birleşipte büyüyecekler sandım
büyüyeceklerdi, büyüyeceklerdi ve kaf dağının en azından yarısını kendimle birlikte alaşağı edecektim
bir çığ gibi sandım kendimi, hüznümü
hiçte öyle olmadı oysa
bir çığ gibi bütün toprağı, taşı ve önüme çıkan bütün ağaçları kendime katıp devasa bir yıkım yapacaktım
hüznümün çığı kardan olamazdı. kar yumuşaktı, narindi acıtmazdı. sonra kardan hüznü var mı dedirtecektim kendime zaten
ve saklardı hüznümü, güzel görünürdü. taştan hüznüm vardı benim
taşların ve kayaların arasında acı çekmeliydi hüznüm
acı çekerkende devasa ve göz alıcı görünmeliydi
hiçte öyle olmadı oysa
beraberimde götürdüklerim küçük taşlardan öteye geçemedi
o koca dağdan ta ki yerin dibine kadar sert kayalara çarptım
çekmesi gerekenden fazla acı çekiyordu
ama devasa değildi, göz alıcı da değildi
diğer şeylerin yanında o kadar küçüktü ki zaten
o dağın tepesinden en aşağıya kadar bütün kayalara çarpa çarpa iğrenç, vasıfsız ve anlamsız bir görünüşle en aşağıya kadar düştüm
yanımda sürüklediğim küçük taşlarla birlikte
moroccansipahi moroccansipahi
"hüzün ki en çok yakışandır bize."

ya da

"zannederdim aşkımı bir şûha bağlarsam geçer
yâr eliyle yâremi bir kerre dağlarsam geçer
bitmiyor âh-ü figanım bülbül-i şeydâ gibi
geçmiyor gülmekle hüznüm belki ağlarsam geçer."

yıllardır kalbimde bir atriyum gibi bir ventrikül gibi taşıdığım his. geçmiyor. ölünce geçecek. geçince rahatlayacak mıyım onu da bilmiyorum. yaşamaya devam çünkü show must go on. ya da sevgilim hayat.
kurdeki serfırazi kurdeki serfırazi
bazı geceler tam şu saatlerde üzerime çöken hissiyattır.nedendir bilinmez birden ansızın gelir, kimi zaman geçmişi düşündürür kimi zaman ise şimdilerde olanları.üzülmeyi benden önce hakeden sürüyle insan varken neden ben.
(bkz: ergen tripleri)
akrepburcudişisi akrepburcudişisi
her sayfası kederle kararan
bir hüzün defterine döner günler
ve her sabah "merhaba hüzün"
"merhaba yalnızlık"
diyerek başlarsın hayata
ama hayat bağışlamayacaktır seni
unutma

üstelik günlüğü yoktur hüznün
hiçbir zaman da tutulmayacaktır
serüvenlerin yorgun yeniği
elleri titreyen yaşlı bir kadındır hüzün
ya da hasta bir tanıdıktır ancak
hepsi o kadar
unutma

(bkz: ahmet telli )
mevlüt şekeri hüznü mevlüt şekeri hüznü
ben bu sözlüğe yazmaya başladığımda senelerden 2009 idi. besbekardım, delikanlıydım, uçarıydım, salaktım ve buradan o kadar o kadar çok insanla sohbet muhabbet ediyordum ki canım sıkıldığında online olan sevdiğim, tanıdığım birileri muhakkak ki oluyordu. şimdi ben ara sıra gelip online yazarlara bakıyorum ve tanıdığım kimsenin online olmadığını görüyorum. içimi bi hüzün kaplıyor, kaplamıyor değil. nasılsınız acep neler yapıyosunuz? bazılarınızla haağla inatla görüşüyoruz ama artık buradan değil. derinlik kattığımız ilişkilerimizde whatsapp uzaklığındayız en çok en çok. ama ucundan değip gittiklerimiz...iyisiniz inşallah be. iyi olun.
1
18 /