i love you

1 /
gorky gorky
finlandiyalı grubumuz him'in 1999 tarihli razorblade romance albümünün açılış parçası,oldukça hoş.sözleri;

i see it in your eyes
i feel it in your touch
i taste it from your kiss
and baby more i love you

can't you see my darling
that the harder i try
the more we grow apart
please believe me
the sweeter the kiss
the colder turn your arms
and the colder turns your heart
and baby more i love you

i see it in your eyes
i feel it in your touch
i taste it from your kiss
and baby more i love you

can't you see my darling
the closer i get
the more you're out of love
don't you feel it
the colder your touch
the more it turns me on
and the faster beats my heart
and baby more i love you

i see it in your eyes
i feel it in your touch
i taste it from your kiss
and baby more i love you...
rafael rafael
her dinlendiğinde biraz da içe işleyen, biraz daha derine inen mükemmel sözlere sahip him şarkısı..

"and baby more i love you.." kısmı bitirir..
van den budenmayer van den budenmayer
bir de ümit besen söyler ki bu isimde bir şarkıyı, unutulmaz*...

o güzel gözlerini gördükten sonra
aşık oldum birden tutuldum sana
seviyorum seni sanki deli gibi
öldürecek beni bu kara sevda

i love you i love you
do you love me? yes, i do.

if you want me tell me tell me
if you love me kiss me kiss me

senden başkasını düşünmez oldum
eridim mum gibi sararıp soldum
ümitsiz aşkının esiri oldum
öldürecek beni bu kara sevda

günlerce bir ümit bekledim senden
kararsızım dedin hep kaçtın benden
gülmedin yüzüme bir kere olsun
öldürecek beni bu kara sevda
venom venom
sarah mclachlah'un şarkısı. message in a bottle (1999) adlı filmde kullanılmıştır.
kadının kısık, derinden gelen tizli sesiyle gayet etkileyici bir şarkı olduğu kanısındayım.

sözleri:
i have a smile
stretched from ear to ear
to see you walking down the road

we meet at the lights
i stare for a while
the world around disappears

just you and me
on this island of hope
a breath between us could be miles

let me surround you
my sea to your shore
let me be the calm you seek

oh and every time i'm close to you
theres too much , can't say
and you just walk away

and i forgot
to tell you
i love you
and the nights
too long
and cold here
without you
i grieve in my condition
for i cannot find the strength to say i need you so

oh and every time im close to you
theres too much i cant say
and you just walk away

and i forgot
to tell you
i love you
and the nights
too long
and cold here
without you
vandal mimar vandal mimar
çok önemli bir laf. altruist yamalardan uzak, gayet de mantıklı bir bakış açısıyla incelenecek olunursa "i love you" diyebilmek için önce "i" denme zorunluluğunun harry potter dahi farkında. bu bağlamda çıkarmamız gereken sonuç şudur; kendisini sevmeyen insan bir başkasını sevemez. itirazı olan? boru değil bu değil, ortada. fakat gelelim görelim ki; bu cümle ingiliz ve amerikan filolojisi kapsamında bu felsefik alt yapıyı bize sunmakta. biz şimdi kalkıp bu cümlenin türkçe mealini ele alırsak, acı gerçekle karşılaşırız.

"seni seviyorum"

görüldüğü üzere, bizim ülkemizde birini sevdiğini ifade etme yolu ilk etapta karşı tarafla ilintili bir sendrom haline gelmiştir zira ağızdan çıkan ilk kelime "sen" dir. bunu ister ataerkil kökenlere bağlayın ister kolektivizme fakat ne acıdır ki bu dili konuştuğunuz sürece kendinizi gizli özne yerine koyup geniş gönüllü taklidi yapan bir sevgi arsızı olmaya mahkumsunuzdur. ağız tadıyla "ben seni seviyorum" diyene lafım yok, ben de onu seviyorum zaten ama "ben de seni" diyene "kestirip attı" diye hallenmeyin bundan gayrı. habire sen, seni, sen böyle yaptın, seni anlamıyorum edebiyatı. bıkın artık.
jassmine jassmine
ingilizce öğrenme başlangıç cümlesidir. ilkokula gitmeyen hatta ingilizce diye bir dilin varlığından bile haberdar olmayan ufaklıklar bile bilir seni seviyorum demenin farklı dilde öğrenilen ilk versiyonunu.
deadsoul deadsoul
"i don't love you as if you were the salt-rose, topaz
or arrow of carnations that propagate fire:
i love you as certain dark things are loved,
secretly, between the shadow and the soul.

i love you as the plant that doesn't bloom and carries
hidden within itself the light of those flowers,
and thanks to your love, darkly in my body
lives the dense fragrance that rises from the earth.

i love you without knowing how, or when, or from where,
i love you simply, without problems or pride:
i love you in this way because i don't know any other way of loving

but this, in which there is no i or you,
so intimate that your hand upon my chest is my hand,
so intimate that when i fall asleep it is your eyes that close."

pablo neruda
1 /