idam cezasının kaldırılması

orcinus orca orcinus orca
yirmiş beş kişiyi öldüren bir seri katile,teroristlere,şeriat isteriz diye bağıran meczuplara,küçük çocuklara tecavüz edenlere,kapkaç yaptıkları kadınları yerde sürükleyerek öldürene insan hakkı maskesi altında verilebilecek en iyi ödül.devlet bu tip insanlara ömür boyu yemek,barınak,yaşama hakkı,sağlık hizmeti vermekle yükümlüdür.30 bin kişinin katili olarak hüküm giyen birinin türkiye'deki milyonlarca kişiden daha iyi şartlarda yaşatmak avrupa birliği ve amerika'ya karşı görevimizi ne kadar güzel yaptığımızı ve yapabileceğimizi göstermek adına bülent ecevit'in tabiriyle çok iyi bir aşamadır.
okulluserseri okulluserseri
balıkesir'de cesetleri bulunan iki kız çocuğunun katilleri dilerim ki en kısa sürede bulunsun. haklarında söyleyebileceğim tek bir kelime dahi yok ki nefretimi kinimi kusabileyim.
tek bişey istiyorum bu adamlar bulunduktan sonra bizlerin vergileriyle beslenmesinler, bakılmasınlar. böyle suçlular için idam cezası tekrar yürürlüğe girsin. ben istemiyorum kardeşim bu adamları beslemek asıcaklar mı, sikicekler mi ne yapıcaklarsa yapsınlar. hatta mümkünse önce sikip sonra assınlar. böyle adamların yaşayıp, bize lazım olan oksijeni yakmalarının ne onlara ne bize faydası var. ki ben bunların zaten normal, huzurlu yaşayan sağlıklı insanlar olduklarını da düşünmüyorum. idam edilmeleri onların da hayrınadır.
idam cezası da bir insanlık suçudur diyenlere bu iki kızdan biri kuzeni, yeğeni, kardeşi ya da kızı olsaydı ne düşünür, hissederdi (ki dile getirmesi bile korkunç. affınıza sığınıyorum.) diye sormak istiyorum.
chrystal chrystal
kesinlikle yapılması gereken şey. idam düzgün bir ceza değildir. caydırıcılığı yoktur, üstelik hiçbir hakim öyle kolayca idam kararı veremez. elbetteki suçlular cezalandırılmalıdır. hem de hakettikleri kadar ağır cezalarla. ama idam bir ceza değildir. ceza insana yaptığının ne kadar kötü bir şey olduğunu anlatmalı, ve bir daha benzer bir suçu asla işlememesi gerektiğini öğretmelidir. elbetteki insan suçluların yaptıklarını görünce onların azap çekmelerini istiyor. ama o zaman o suçlulardan ne farkımız kalır. onlar adam öldürdüğü için bizim de onları öldürmemiz kulağa pek mantıklı gelmiyor. daha yaratıcı ama caydırıcı cezalar bulunması gerekir.
tuygun tuygun
doğru bir hamledir. insanları öldürmek adamakıllı bir ceza değildir. kendileri hayatlarının sonuna kadar hapishane denilen çukurda yaşamaya mahkum bırakılmalıdırlar bu kadar ağır suç işleyen köpekler.

şimdi bazıları ben bu adamlara verdiğim vergilerle bakılsın istemiyorum diyebilir. haklıdır. ancak bunun çözümü hapishane sisteminin düzeltilmesidir. mahpus kişinin özellikle ağırlaştırılmış hapse çarptırılmış kişinin çalıştırılması, hatta amiyane tabirle köpek gibi çalıştırılması bence daha uygun bir ceza olacaktır. tarih bunun örnekleriyle doludur zaten. ancak zaten işsizlikle sürünen bir ülkede ne kadar faydalı olacaktır bu? bu da ayrı bir sorunsaldır.

tarihte en güzelini ingilizler yapmış gibime geliyor. ingiltereye dönmemek üzere sürgüne gönderiliyorlar. örneğin amerika veya avustralyaya. orada cezaları bitinceye kadar köle statüsünde çalışıyorlar. arından da ingiltereye dönmemek koşuluyla serbest bırakılıyor suçlular. (bkz: great expectations) türkiye'nin bir avustralyası olmadığından bu da uygulanılabilir bir çözüm değildir tabi ki.

benim uygun bir çözüm üretemiyor olmam, idam cezasını haklı çıkarmaz. hiç bir şey idam cezasını haklı çıkarmaz. gandalf'ın da dediği gibi kimin ölüp kimin yaşayacağına karar verecek olanlar insanlar değildirler.
billie jean billie jean
suç oranının artmasında çok büyük payı olan yanlış uygulamadır idam cezasının kalkması. suça yatkın insanların tek korkuları olan idamın kaldırılmasıyla hapishaneler dolmuş taşmış, kafası bozulan yanındakinin kafasında şişe kırmış, beyni ısınan yolda gördüğü kadına kıza saldırmış, canı sıkılan sırf gezmek için araba çalmış vs... insanların bence yanlışa saptıkları nokta burası. "ulen sen araba çalana idam mı verceksin? oha!" gibi laflar duymuşluğum oldu. idam cezasının varlığının en önemli etkisi suçun suç olduğunu belirtmek açısından psikolojik bir kült olma özelliğidir. durduğu yerde bir rehabilitedir, eğitimdir. ayrıca bi insanın yaşama hakkı başka bi insan tarafından alınamaz demek kadar saçma bi şey daha yoktur zannımca. adamı bıraktın mı öldürüyo kardeşim! o ölenlerin hakkını nasıl savunalım? hapse atalım. ne etkisi olur bu adama bunun? en güzelini hammurabi yaparmış kardeşim eskiden. radikalsen, kural koyuyosan bi de üstüne uyguluyosan kimse bi suç işleyemez o yerde. ama iyi muhakeme edeceksin. "adam mı öldürdün geber o zaman" değil. yani sistemin kökünden bi rehabiliteye ihtiyacı var. gerçi idam cezasının kaldırılamasının ötesinde bir af sorunu yaşamaktayız ki akıllara zarar. af çıkararak halkı idam etmek, insanları sokakta aslandan korkan ceylanlar gibi ürkek hale sokmak hangi akıllının,kolpa vicdanlının fikriyse gerçekten çok zekiymişsin diyorum kendisine!
azureel azureel
yerine daha iyi bir şey getirilecekse tabi ki kaldırılsın. suçlunun organları (işe yarayanlar tabi; kalbi, ciğerleri, böbrekleri, dalağı, gözü, eli, ayağı vb. ama götünü sakatata çıkarmak lazım, kıllarını da atmak gerek.) ne bileyim sanayide parçalar gibi bölünsün ve birçok kişiye yaşam şansı versin. organ bekleyen bir sürü masum var, diyalizlerde ömrü geçen bir sürü körpe dimağ var. yazık günah onlara. faydacı kuram açısından idam cezasının kaldırılması bu şekilde incelenebilir.
çatlak filozof çatlak filozof
zamanın lider partisi dsp nin peşinde dolanan devlet bahçelinin gözü kırpmadan onay vermiştir şu günlerde ise başka bir iktidar partisinin peşinde dolanarak ona yaranmak için başkanlığının önünü açmak için idam cezasını geri getirmeye çalışmaktadır...