iğne

1 /
ceket yok pantolon verelim ceket yok pantolon verelim
ilk iğne ve topluiğnelerin kemik ya da bitkilerin dikenlerinden yapıldığı sanılmaktadır. ilk iğneler ayakkabı yapımı ve onarımında kullanılan ve biz denilen iri, deliksiz iğneler gibydi. gözleri yok ve yalnız deriyi delmeğe yarardı. açılan delikten sırım denilen ince meşin şerit geçirilirdi. bugüne kadar edinilen bilgilere göre, gözleri olan ilk iğneleri kullananlar avrupa'da yaklaşık 50 bin yıl önce yasamış taş devri avcılarıydı. bu avcıların izlerine fransa ve ispanya'da rastlanmıstır. o zamanlar kullanılan iğneler kemiktendi, ama yuvarlak bir delikleri vardı ve cilalanmışlardı.

ilk metal iğneleri yapanlar tunç çağı insanlarıydı. hem tunç, hem de demir iğneler romalılar'ca biliniyordu. bugün kullanılmakta olanlara benzer çelik iğneleri ilk kez çinliler'in yaptığı ve mağgripler aracılıyla avrupa'ya geldiği sanılmaktadır.

ortaçağ avrupasında iğneler çogunlukla manastırlarda üretilirdi. hatta galler'de tintern manastırı'nda yaşayan keşişler demir işlerinde, özellikle de tel çekmedeki ustalıklarıyla ünlüydüler. gereçleri ise ise worcestershire'da redditch'ten sağlanırdı.

kral 8. henry 1530'larda manastırları kapattığı zaman, pek çok keşiş bu bölgede kalarak iğne yapımını sürdürdü.
redditch bugün de ingiliz iğne ticaretinin merkezidir.

iğneler çok çeşitlilik gösterir. örneğin döşemecilikte, dericilikte ya da yelken yapımında birbirinden değişik özellikleri olan iğneler kullanılır.

iğnelerin çoğu tel halinde çekilmiş sheffield çeliğinden yapılmaktadır. çelik tel, iki iğne uzunluğunda parçalara ayrılır. bu parçalar donuk kırmızı renk alıncaya kadar ısıtılır; merdaneler arasından geçirilerek doğrultulur ve düzgünleştirilir. parçanın her iki ucu bir zımpara taşında sivriltilir, tam ortasıysa düzleştirilir ya da yassılastılır. göz yerleri işaretlenir ve zımbayla delinir. her iki gözden birer tel geçirilir ve parça ortadan kesilerek iki iğneye ayrılır. iğne başları yuvarlatılır ve düzgünleştirilir. ipliği yıpratmamaları için gözlerinin iç yüzeyleri taşlanır. daha sonra iğnelerin yüzeyleri parlatılır ve büyüklüklerine göre sınıflandırılır.

yün örmekte kullanılan şişler plastik ya da alüminyumdan, pikap iğneleri safir ya da elmastan yapılmaktadır.
gamzee gamzee
hemşirenin, "rahat ol, kendini kasma, nefes al" dediği ve acımadan batırdığı şırınga. istisnasız gören herkesi ürküten bir tipe sahip iyileştirici olur kendileri. yanında bir pamuk ve de bir kolonya gerekir, öyle işlemler yapılır sırasıyla. ne kadar ağrımaz, acı vermez derseniz deyin; ağrıtıyor, acıtıyor ve yapılan yeri kıpkırmızı ediyor. mesela popoysa yapılan yer, keyifle oturmayı unutun bi kere. bazen öyle eli ağır bi hemşireye düşersiniz öyle sert yapar ki bu işlemi, kalçanızdan ayak bileğinize kadar uyuşursunuz, yürüyemeyecek şekilde bir ağrı yaşarsınız. geçmek bilmez. küfürler ede ede, söylene söylene toz olursunuz.
şimdi türkçe ile ilişkilendirelim bu kelimeyi:
dilbilgisinde, süreklileşme olayını yaşayan kelime. "iiine" olarak telaffuz edilmesinden anlaşılıyor ki i harfi yumuşak olan ğ harfini yok sayıyor.
ine)iğne
ilim ilim
dikiş iğnesinin tarihi ilk insanlara kadar uzansa da çengelli iğnenin ilk örnekleri i.ö 1.000 tarihlerinde orta avrupa'da görülür. iğnenin ucunun güvenli bir yere girmeyip yalnızca büküldüğü bu örneklerden sonra eski yunanlar ve romalıların elbiselerini omuzlarından tutturdukları fibulalar gelir.
kemer ve düğme işlevi gördükleri için iğne ihtiyacı artmıştır. 1347'de bir fransız prensesin 12.000 iğnesi bulunduğu kayıtlıdır. el yapımı ve estetik iğnelerin azlığı ve talebin çokluğu ortaçağın sonlarına doğru serflerden iğne vergisi alınmasına yol açmıştır. ilk çelik iğneyi yapanlar çinlilerdir. iğne sanayii almanya'da nürnberg'de 1370'te kurulmuştur. ingiltere'de iğnenin azlığı nedeniyle hükümetçe özel iğne satış günleri belirlenmişti. iğne günü için kadınların para biriktirdiği günlerden kalan "iğne parası" deyimi buradan gelir. ingiltere'de iğne üretimi 1560'ta başlamıştır. fransa'da 1590'da, 28 maddelik lonca tüzüklerinde iğne üretimi ve çıraklığıyla ilgili hükümler koyulmuştur. abd 1775'e kadar ingiltere'den iğne almıştır. kendi üretimlerine 1836'da başlamışlardır.
1 /