igrok

1 /
narenciye narenciye
dostoyevski'nin 25 günde yazdığı eseridir.bu kısa sürede, bu yoğunluğa sahip bir romanı ondan başkası yazamazdı. edebiyatı sevdiren bir romandır.kumarbazları da..
zurnanın son deligi zurnanın son deligi
sadece milyoner babaannenin çılgınca kazanma hırsına büründüğü ve rulet masasına saldırdığı bölümleri için bile olsa okunması gereken kitap. başlangıçta onlarca farklı ve uzun karakter isimlerinin konsantrasyonu güçleştirdiği ama sonuna gelince tadının daha iyi anlaşıldığı, tüm bahis severlerin okuması gereken kitap.
depp depp
dostoyevski' nin bu kitabını bir yayınevine olan borcu yüzünden alelacele( yaklaşık 25 günde) yazdığı söylenir...bu yüzden kitabı istediği gibi bir sonla bitirememiştir... ama yine de anlatımı ve konusuyla en iyi dostoyevski eserleri arasındadır...kahramanın hem kumara hem de esas kıza olan aşkı, bu iki aşkın kahraman üzereindeki pskolojik etkileri okunmaya değerdir...
pixie pixie
dostoyeski' nin zekasına ve kalemine bi kere daha hayran olup kısa sürede okuduğum ama uzun sürelı etkisinden kurtulamadığım kitap. herzaman kullandığı gibi bu kitapda da olan psikolojik çözümlemelerine hayran kalmamak elde değil. bununla beraber karakterler de bir okadar gerçek ve çarpıcı. kumar tutkusunu, insanın aşka olan tutkusunu ve gün içinde milyon tanesini farkında olmadan yaşadığımız duygunun tek tek üstüne basarak, vurgulayarak tüm bunları ayrıntı olarak gören bizlere nispet yaparcasına yazılmış olup, bunlara dair okadar kısa süre içinde bir sürü muhteşem cümle kurduğununu düşününce daha da dehşete kapılmama sebep olan eserlerinden sadece bir tanesi.
mycep mycep
okurken beni gülmekten kopartmış aynı zamanda çok duygulandırmış kitap gerçekte müthiş bir komedi - romantizm ve tabi ki dostoyevski'den beklenen acı son. alexey ıvanoviç polina ya aşıktır fakat kendince umutsuz bir aşktır bu. polina'nın romandaki diğer karakterler fransız veya ingilizle para için kırıştırdığını fakat kendisine tepeden baktığını ve kendisini kullandığını düşünürken aslında çok kötü yanılmıştır. polina'da onu sevmektedir, herşeyden vazgeçip alexey nin odasına geldiğinde alexey herşeyi yanlış anlayıp salak gibi kumar masasına koşar (polina'yı borçtan kurtarma düşüncesiyle). halbuki kız gelmiş işte aşkını anlatıp evlenmekten, iyi bir işe girip yuva kurmaktan bahsedeceğine kumarhaneye koşuyor, bu düşüncesizlik kızın kafayı üşütmesine neden oluyor. bu adamdan bir şey çıkmayacağını anlıyor tabi. fakat alexey bunu kitabın sonunda bile anlayamıyor.

her ne kadar roman piyasa için ve 25 günde yazılmış olsa da normal bir yazar ordaki bazı cümleleri 25 gün uğraşsa da yazamaz herhalde.
şair eşref çıkmazı şair eşref çıkmazı
dostoyevski romanı.

aleksi ivanoviç adlı karakterin rulet masalarıyla sentetik ilişkisi konulu, sürükleyici olmasa da bu yönden başarısız da sayılmayacak bir eser. karakterlerin ağzından çıkan bazı cümleler; yazarın ingilizlere -olumlu-, fransız ve almanlara karşı -olumsuz- bakış açısını ortaya koyuyor.
redingot redingot
diğer dostoyevski eserleriyle karşılaştırılınca edebi kalitesi düşük kalmaktadır. tabi 25 günde yazılmış bi roman için yine de süperdir. kumarbaz psikolojisini anlamak için birebirdir.
mar adentro mar adentro
çare başkalarındaymış, başka insanlarda ,başkalarının sözlerindeymiş gibi bazen de içimizi dökmek isteriz...günahlarımızı, sırlarımızı ya da bir anda ıskartaya çıkarılmamıza neden olabilecek kirli yanlarımızı gizlemek için kendimize mübah gördüğümüz ketumluğumuzdan vazgeçmek, kendimizi bir yerlere, birilerine döküp saçmak ve bu sırada kaçınılmaz bir biçimde benliğimizden uzaklaşıp onu bir başkası seyretmek için...
bazı yazarların bazı eserleri de bu çaresiz kaçışın, kendini bir başkasına fırlatarak kısa süreceği baştan bilinen bir kurtuluşun yolu olurlar. dostoyevski gibi işte, onun kumarbazı gibi...
yayımlandığında pek de beğenilmeyen kumarbaz, aceleyle kaleme alınmakta suçlanmıştı.bu suçlamalar çok da haksız sayılmazdı aslında;çünkü ölen ağabeyin ailesine de bakmakla yükümlü olan ve kumar borçları içinde uzun kulaçlar atan dostoyevski, diğer birkaç kitabında olduğu gibi, bu kitabında da telif ücretini önceden almış ve çoktan bitirmişti bile .önünde oldukça az bir zaman kalmıştı ve acilen bir şeyler yazmalıydı,'en azından büyük boy basılmış on yapraklık bir roman...

dostoyevski , bir türlü üstesinden gelemediği kumar bağımlılığını; "alınyazısına meydan okuma ,onunla alay etme, ona dil çıkarma isteği" diye açıklıyordu....
holzlöffel holzlöffel
ingilizlere, ruslara ve özellikle fransızlara baya bir giydirilmiş roman. kısa sürede okunuyor, kısa olduğu için baş karakteri benimseyemiyorsunuz. tam anlayabilmek dostoyevskinin diğer kitapları gibi daha sonra tekrar okunması lazım.
peline peline peline peline
dostoyevski ile arkadaşı miliukov ortak bir kanıya varmışlar, bu düşüncelerini hayata geçirmek maksadı ile romanı bir stenografa yazdırmaları gerektiği üzerinde karar kılmışlardı.
üzerinde karar kılınan stenograf, anna grigoriveyna isimli genç bir kızdı.

zaman kaybetmeden, miliukov stenografın annesiyle konuşuyor.

stenografın annesi düşünceli. düşünceli olduğu kadar da heyecanlı. nedeni, meşhur adamı çok duydu, yazılarını okudu ama şimdiye kadar onu hiç görmedi. yıllarca dostoyeviskiyi hayelledi ama hiç görmedi. acaba nasıl biri?

babanın sağlık sorunu var, çalışamıyor.bari kızım çalışsın diyor anne.

annesi heyacanlı.

stenograf anna grigoriveyna, ünlü bir yazarla çalışmak düşüncesiyle heyecanlı.

kız 20 yaşlarında. okulu altın madalya ile bitirmiş. iyi bir aileden.

kumarbazın yazılmasına 4 ekim 1866 da başlarlar.

stenograf anna grigoriveyna, anılarında, dostoyevski için orta boylu diye yazıyor. açık kestane rengindeki saçları iyice biryantinlenmiş, iyice taranmıştı. ama bu yüzde beni ençok şaşırtan gözlerdi. dostoyevski, oldukça yıpranmış bir kumaştan ceket giymişti. ama gömleğinin yakası ve kolları kar gibi aktı.”

genç kızın,ama bu yüzde beni ençok şaşırtan gözlerdi. demesi, yazarın bir gün önce sara nöbeti geçirmiş olmasındandı.

yorgun ve neşesiz.

anna grigoriveynanın oturmasını ve hızlıca okuduğu bir parçayı yazmasını rica ediyor.

ama yazarın çok çabuk okumasını genç kız protesto ediyor.

böyle konuşulmaz." diyor. haklı. hem de çok haklı. bırak ünlü bir yazarı, kimseyle böyle konuşulmamalı.

genç kıza bu işin sonu yokmuş gibi, sanki olmayacakmış gibi, sanki imkansızmış gibi geliyor.

ne, dostoyevski bu yeni yönteme ayak uydurabilecekmiş gibi, ne de genç anna, yazarın kaprislerine dayanabilecekmiş gibi.

günün sonunda annanın düşüncesi olumsuzdur. neredeyse vazgeçecekti, ama dayanması gerektiğini bildi dostoyevskinin kaprislerine.

öte yandan dostoyevskide oluşan düşünce karmakarış. bu stenograf ta neymiş.

sanıldığı gibi olmadı.

çalışma, ilerleyen günlerde ne de güzel gidiyor. iki taraf ta mutlu. birbirini anladılar artık.
25 günlük bir çalışma. belli ki, arada dolaşan şeytanlar vardı. şeytanlar, yularlarından salıverilmişti. sevgi mi var diyelim arada? (hayır ama, en azından emaresi olamaz mı? herkes değil ama, bu cümle aralarını dikkatli okuyan anlayacaktır.) görünen o ki, yazarla stenograf birbirine alışmışlardır. (artık bunu da yadsıyacak birileri çıkmaz sanırım.)

yazar şöyle de düşünür bu temiz yüzü bir daha nereden bulabilirim. günlerim bu zeki varlığın yanında daha renkli olmuş, aklıma tarifi güç olan düşünceler gelmiştir.

kumarbaz romanında, uzaklarda bıraktığı eski sevgilisi polini anlatırken bu arı yüze baktığında cümleler peşipeşine sökün ediyor.

sekreter anna grigoriveyna heyecanlı olsa da açık yürekli. romanın kahramanlarını bile yazarla tartışmaya açıyor. düşündüklerini söylemeden geçecek değil. kısacası birlikte çalışmak hem verimli, hem de eğlenceli oluyor.

25 günlük çalışma neticesinde, 30 ekim 1866 da ünlü kumarbaz baskıya hazır.

yazar roman formaları koltuğunda, 1 kasımda stelloviskinin evine gidiyor.

nafile. kurnaz yayımcı daha önce davranmış, yaşadığı şehri terk etmiştir.

taşrada diyorlar onun için.

belli ki, şehri terk ederken olacakları öngörüyordu da, böyle demelerini emretmiştir adamlarına.

dostoyevski, elimdekileri imza karşılığı vermem gerekiyor diye düşünüyor. ama kime vermeli?

yayınevine uğruyor. elindekileri almıyorlar.

aklına yönetim merkezi geliyor.

buradaki nöbetçiye formaları imza karşılığı teslim ediyor.

*

ısmarlama iş tamamdı ya, dostoyevski neticeden çok memnun değildi. değildi, çünkü 25 gün gibi kısa bir zamanda kumarbaz gibi bir roman nasıl olurda, göz açıp kapama gibi kısa bir zaman diliminde biter?

evet kısa bir sürede yazılmış olsa da sanki dostoyevski`nin kendi kumar tutkusunun ürünüdür.

davranışıyla, stellovski, dostoyevski`nin yaşamında yıllar sürecek kabusu önlemesinin yanında daha sonra evleneceği anna`yla buluşmalarını sağlar, diğer yandan edebiyat tarihine ölümsüz bir eser kazandırmış olur.


ali kemal nacaroğlu
1 /