ihtiyacı olmadığı halde bir şey alan insan

patron fink patron fink
fazla bağnazca düşünülen bir şey bu gibi geliyor bana. o eşyaya ihtiyacı olmayabilir insanın kullanmayacaktır hediye etmeyecektir bir anlamı yoktur ancak bazen insanın bir şey almaya ya da onu almaya ihtiyacı oluyor.

yani kimin evinde bibloya ihtiyacı var ki? ya da bir aksiyon figürüne? ama yine de belki bir yarım saat mutlu ediyor seni o. eve geliyorsun ehe ehe deyip bir yere koyuyorsun falan.

mutluluk bazen satın alınır.
2
steph steph
benim bu insan. özellikle böyle minimal şeyler. ne bileyim lipstick mesela. bin tane vardır heralde evde, arabada, ofiste ve ceplerimde.

ya da böyle minimal ıvır zıvır şeyler bulursam alırım.

canım sıkkınken de alışverişe çıkarsam alırım bişeler ki mutlu olayım gerçi burda bebegim voltaire ile çelişiyoruz ama onun zamanında jimmy choo falan yoktu ondan. kendisi gerçek ihtiyaç olmadan gerçek hazzı yaşayamazsınız der oysa ki nerden bilsin louis vuittonun minik minik deri aksesuarlarını ya da takılarını falan.

lkör marketlerinde ise şişesini sevdiğim içecekleri alırım ki o an içmeyeceksem bile. evin bir köşesinde durur, gözüme çarpar ara ara hoşuma gider. biri geldiğinde de içecekse içer.

öernekler çoğaltılabilir de ilk başta aklıma bunlar geldi.

yalnız bunun ikamesi fakirlere yardım et değil. uçurum var bu ikisinin arasında.